Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SON GÖREV BÖYLE Mİ OLMALI?

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 4 Yorum | Okunma 2214 Okunma | Yazar Yazan: tatar | 17 Şubat 2008 16:09:14

Hulusi Ağabeye Teşekkürler...

      SON GÖREV BÖYLE Mİ OLMALI?

 

     Hepimizin malumu sudur ki: Bu dünya hayatı geçicidir. Her canlı mutlaka ölecek ve öldükten sonrada ahiret hayatı başlayacak.

     Yer bir caminin avlusu. Avlunun baş tarafında bir musalla taşı üzerinde bu dünyadaki hayatını tamamlamış, ahiret hayatına başlamak için cenaze namazının kılınmasını bekleyen bir cenaze.      

                                                                                                                            

     Bir tarafta sessiz sessiz biri birlerine sarılıp ağlaşan cenaze sahipleri, bu tarafta camii çıkışı cemaat cenaze namazını kılmak için sesiz ve vakur bir şekilde cenazenin bulunduğu yere doğru ilerliyor. Acının, hüznün, çok değişik düşüncelerin iç içe geçmiş olduğu hüzün dolu bir ortam.                               

                                                                                                  

      Öbür tarafta ise, belli ki cenazeyi veya yakınlarını tanıyanlar gelmiş küçük topluluklar, halinde aralarında konuşuyorlar. İşte bu topluluklar içerisinde yaşları 40 çoktan aşmış adamlar kendi aralarında şakalaşıp gülüşüyorlar. Gülümsemiyorlar geçekten yüksek sesle konuşup gülüşüyorlar. İçlerinden birisi çıkıp da arkadaşlar burası bir cenaze töreni buranın havasına uygun davranalım demiyor.

                                                                             

      Kendimizi bir an için lütfen, cenaze sahiplerinin yerine koyalım. Bize karşı böyle bir şey yapılsa o münasebetsiz davranışta bulunanlar hakkında ne düşünür, kendimizi nasıl hissederiz? Acaba bu olumsuz davranışlarda bizde de biraz suç yok mu? Belli bir yaşa gelmiş çocuklarımızı yanımıza alıp bu gibi törenlere götürerek buralarda nasıl davranılacağını yaşatarak öğrettik mi?

 

        Diğer dinlere mensup insanların cenaze törenlerinde nasıl sessiz ve belli bir düzen içerisinde görevlerini yerine getirdiklerini televizyonlardan izliyoruz.

 

      Ebediyete intikal etmiş olan zata gösterilmesi gereken saygıyı bir tarafa koyalım. Biri birine sarılıp ağlaşan insanların, acılarına ortak olarak onları teselli etmeye çalışıp üzerimize düşen insanlık görevini de bir tarafa koyalım.

 

      Ya kendimize olan saygımız ona ne oldu? Onu da mı kaybediyoruz?

               

HULUSİ TATAR                           

 | Puan: 9,5 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

fahrettin { 22 Şubat 2008 19:22:27 }
ölüm hemen yanıbaşımızda ama bizler sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi sarılıyoruz dünyaya.ölmüş diyoruz nekadar basit, ölmüş.Ölenle ölünmüyor ama ölümdeki ibreti ve hakikatı anlayamıyoruz anlayamadığımızdanda malesef gerekli hürmeti gösteremiyoruz.saygılar hulisi abi
Ayşegül ERGİN { 18 Şubat 2008 13:56:58 }
Hulusi Bey, yazınızı okuyup da etkilenmemek mümkün değil. Bahsettiğiniz olayı ben iki yıl önce rahmetli babamın cenazesinde bizzat yaşadım. Bununla karşılaşan insanların neler hissedebileceğini çok iyi biliyorum. Aslında kimin ne olduğunu görüyorsunuz bir yerde ama yine de üzücü. Bazı özelliklere sahip olduğumuz için insanız. Bunları kaybedersek yaşamanın ne anlamı kalır ki. Allah(cc) büyüktür... İnşallah bu tip insanlar da yaptıkları yanlışı anlarlar...
Bu güzel yazı için teşekkürler...
Ebubekir GÜR { 18 Şubat 2008 00:08:54 }
Değerli Hulusi kardeşim yıllardır bizleride hep düşündüren ve hayretler içerisinde bırakan bir hakikati ifade etmişsin.Allah razı olsun. Bu aslında bu asırda hepimizin hastalığı.Bu kalplerimizin ne kadar gaflet ve dünya sevgisi ile harap hale geldiğinin en bariz göstergesi. Ölüm gibi bir hakikat ve insanda ağız tadı bırakmayacak bir olay karşısında bile ibret alamayan ve titremeyen kalpler..Halbuki herkes kendisini o ölünün yerine koyarak mezarlığa gitmeli ve günahlarımızdan tövbe edip istikametimizi dzeltmemize vesile olmalı. Ama kalpler temizlenmeden ibret alması ve etkilenmesi ne mümkün. Allah cümlemize ölümü çok hatırlayan ve masivadan temizlenmiş bir kalp nasip eylesin.Allah(cc) ölü kalplerimizi diriltsin ve ölmeden evvel ölenlerden eylesin.
yunus emre { 17 Şubat 2008 20:59:13 }
hulusi ağabeyim, ne yazık ki şu görsel medya dedikleri, ölümleri de "şey"leştirdi. ülkemizden, dünyanın dört bir yanından gün geçmiyor ki ölüm haberleriyle buluşmayalım. yani ölüm medyatikleşti, biraz da ticarileşti sanki! dolayısıyla insani duygular ikinci plana itiliyor. kar,kazanma hırsı her şeyin önüne geçti sanki. oysa dünya yaşanamayacak bir mekana dönüşmekteyken kar etmenin çok çok tüketmenin ne anlamı olacak, bilemiyorum.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1040 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI