Emine Hanıma Teşekkürler...
İSTANBUL'DAN TELGRAF VAR
Ailece hafızamızda yer eden en önemli anılardan biri de abimin İstanbul'da okuduğu yıllardı. Gitmesi gelmesi bizim için en büyük olaydı. Daha o yıllarda hasret kahvesinin acı acı yudumlamışdık. Abimin tatil dönüşü bayram olurdu, belki bayramlarda o kadar sevinmezdik .
İlkokuldaydık, öğle teneffüsü için dışarı çıkmıştık, su içmek için okulun bahçesindeki çeşmenin başına vardım. Nerden geldi anlamadım, (Dalpala)Zeynep bibiyi yanıbaşımda gördüm. Hasbihalden sonra; “eyi abin de gelmiş, gözün aydın” dedi. Ben daha dururmuyum, soluğu evde aldım. Eve varınca, haberin yanlış anlamadan kaynaklandığını öğrenmek benim için büyük bir hayal, kırıklığı oldu. Yorgun üzgün tekrar okula döndüğümde, tabi öğretmenden nerde kaldın azarı işittim.
Abim yaz tatillerine döneceği zaman, şimdiki gibi cep telefonu olmadığı için telgraf gönderirdi. Ben şu gün geliyorum diye. Biz de tabi o günü tam bilemezdik. Telgrafın geldiği gün gelecek zannederdik. Şimdi kaldırdılar, Güley gilin Kezban Yurtseven'in kapısındaki su deposunun üstünde beklerdik. Umudumuz bitip öğlen olup güneş tepemize dikilip, birazda acıkınca, üç kardeş üzgünce evin yolunu tutardık. Evden de bu sefer karnımızı doyurduktan sonra, kamışlok da inek yaymaya gönderilirdik .
Kısıtlı imkanlara rağmen az bir şeyle mutlu olmasını bilirdik. Tabi o zamanlar İstanbul'a gitmek bizim için hayal olduğu için gözümüzde çok büyütürdük. İnsan ulaşamadığı bazı şeyleri çocuklukta gözümüzde çok büyütürdük .Bizim yaşadığımız çocukluk daha güzelmiş, en azından hayat kaygısı yoktu.
Bir anımı daha yazmadan edemeyeceğim. Yaz aylarında herkes gibi bizde yoğun olurduk. Ev yapmak ve bahçedeki kaysılarımızı toparlamak bayağı meşgul ederdi. Sabahleyin anam erkenden kaldırır; “kız olan yatmaz git çayı hazırla” diye emir verirdi. Bende erken kalkmanın siniri ile islim ocağının duvarına kömürle benden sonraya kalanlara lakap yazardım . Tabi bu alışkanlık oldu .
Herkes yazmaya başladı. Tabi herkesten önce kalktığım için çoğu zaman ben yazardım, sofranın başında o yazıyı kim yazdı? tartışması yapılırdı. Ben sesimi çıkarmazdım. Mesaj panosu bana bu hatırayı hatırlattı…
EMİNE TOPRAK
Halacığım duyguların yine coşmuş.O zamanlar her anımız anıydı,olaydı.Belki tv yoktu vakit bereketliydi ,daha özgürdük,bağlıydık birbirimize...Şimdilerde you tube yi takip etmiyorsan sohbet bile edemiyorsun .Samimi dulguların hepimizi hoşnut etti.Mesaj panosu benzetmen de güzeldi.selamlar