Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Sivas'ın Kutup Yıldızı Ali Şahin Canozan

Kategori Kategori: Portreler | Yorumlar 10 Yorum | Okunma 5436 Okunma | Yazar Yazan: osman | 24 Ocak 2008 23:13:43

Osman Beye Teşekkürler...

Sivas’ın Kutup Yıldızı Ali Şahin Canozan

 “Dostlar kınamayın aşık olanı

İnsanı şaşıran sevda değil mi?

Söyleyin, sözümün var mı yalanı

Dağlardan aşıran sevda değil mi?

**

Kaç aşık, bu yolda böyle ağladı

Hepsinin kavuşmak yâre maksadı

Mecnun’u Leyla’yı masum Ferhad’ı

Yollara düşüren sevda değil mi?

**

Ben de giydim bu ateşten gömleği,

Namertlik sayarım bundan dönmeyi

Kabullendim yâr yolunda ölmeyi

Ali’yi pişiren sevda değil mi?”

                     

Kimileri kutup yıldızı gibidir. İnsanlar onlara bakarak yönlerini tain ederler. Milletlerin karanlık zamanlarda halk kahramanları olduğu gibi, aydınlık zamanlarında da kahramanları vardır. O insanlar her zaman hayatın çetrefilli şiirini yüreklerinin en nadide yerlerinde saklamışlardır. Onca yığınları aşk ateşiyle pişirdikten sonra, kendileri de o ateşle pişmişlerdir. Çoğu zaman, gönüllerde ki karanlığa mum yakmışlar, bazen de kendileri eridikçe etraflarında binlerce fidan boy vermiştir...

**

Ne bir alkış, ne de şâşâlı salonlarda iltifat beklerler. Yalnızlığın en erdemli düşlerini, şehrin kalabalıklarından ansızın çalarlar. Bakmasını bilenlere, puslu havada yol gösterirler. Kesinlikle önden gitmezler. Sadece ışığı öne tutarlar. Heybelerinin, yalanla, dolanla, gösterişle dolduğu günümüz insanlarını, gül bahçesinde bülbülle söyleşmeye davet ederler...

**

  ...Lise yıllarımda tanıdım Ali Şahin hocamı. Bin bir çelişkinin beynimde otağ kurduğu, buhranlı bir zamanımda, acemi kaptanlara yol veren deniz feneri gibi önümü aydınlattı. İçimde gizliden gizliye yön arayan ırmakların coşkusunu, dizginlemişti birden bire. Otuz kırk kişinin bulunduğu bir sohbet ortamıydı onu ilk gördüğüm.

Bir yeniçeri gibi hayata karşı asi, yanlışlara serdengeçti gibi gözü karaydı. Damarlarının her zerresine, memleket sevdası hükmediyordu. Dakikalarca birlik ve beraberliğin ne denli kutsal olduğundan bahsetti. Onca kalabalık sus pus olmuş, birden bire sözü alan bu heyecanlı adamı dinliyordu. Konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor... Sözlerine şiirle devam ettikçe içimdeki ummanlar sanki menzilini bulmuşçasına sukuta eriyordu...

**

Onun ağzından çıkan her söz, kalabalığın yüreğine nakış nakış işleniyordu. İçime, incecik bir huzur dolmuştu o gece. Aradığım kutup yıldızının, O olduğuna karar verdim. Ne zaman başım sıkıştıysa, ne zaman bıktıysam hayat denen tiyatrodan, hep onun yanına koştum. Bazen beni bir roman kahramanıyla tanıştırdı. Bazen gizemli bir padişahın sarayına konuk etti. Çoğu zaman da Sivas’ın yitik kahramanlarının, iç burkan hikâyeleriyle gözlerimi yaşarttı...

 **

 Sivas aşkının, bir insan da bu denli belirgin olduğuna ancak onda rastlayabilirsiniz. Yavuz Bülent’te Sivas’ın şiirini soluklayabilirsiniz. Ahmet Turan Alkan’ın Altıncı Şehir’inde geçmişin gizeminde dolanabilirsiniz. Ali Şahin de ise nüktenin, heyecanın, aşkın, deliliğin ve vefanın kaynağına varırsınız. İçtikçe avuç avuç, bambaşka bir insan olup karışırsınız kalabalıklara...

**

Nerede bir kültürel etkinlik varsa muhakkak onun parmağı ordadır. Ya sunucudur, ya yönetmendir, ya da bir kenarda coşkulu dinleyicidir. Mutlaka ama mutlaka o hep vardır. Perdenin önü veya arkası hiç fark etmez, O ordadır. Bazen Baybutlu Zihni, bazen Kadı Burhanettin, bazen A. Kutsi Tecer, bazen de Ahmet Süheyl Ünver olur...

**

Köylerden Sivas’a okumaya gelenlere yol gösterir, kalacak yer temin eder. Nerde birkaç kişi oturmuş konuşuyor, muhakkak sohbete dalar, ülkemizin güzelliklerini edebi bir dille sunuverir gönüllere.

Akademik çalışma yapan herkes mutlaka ona uğrar. Hiç kimsede bulunmayan kitaplara onda rastlanır. Onca yığınların umarsızlığına inat, O bir deryadır. Hem de bütün balıklara bağrını açan bir derya...

** 

Nedense anlayamadı Sivas onu. Zaten o da hep kaçtı anlaşılmaktan. Kalabalıklarda, yalnızlığın en erdemli şiirlerine eşlik etti yıllarca... 

Kapımızın önünden şelâle akıyorken, kovalarımızı niçin doldurmuyoruz?.. Ya, ah vah demeden kayıp giderse yıldızlar avuçlarımızdan. Ya şehrin ayazında, kalenin en tenha yerinde şiir okuyanımız kalmazsa? İşte o zaman öksüz kalmaz mı bu Sultan Şehir? Oysa yıldızlar kaymadan güzeldir. Haydin, kaymadan yıldızlar,  dileklerin en güzelini salalım. Cılız gözeler gibi bitip kaybolmadan, bu şehrin deryasına varalım...

   

                                                                                                       Osman ÇELİK

 | Puan: 10 / 20 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

İsmail GÜÇTAŞ { 28 Ekim 2011 15:43:33 }
Osman Bey, yazınız harikulade olmuş. Ali Şahin Ağabey''''i ne de güzel anlatmışsınız. Beni yıllar öncesine götürdünüz. 1989 yılında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü''''nde okumak üzere Sivas''''a geldiğimde ben de tedirginlikler içerisindeydim. Evimden ilk kez uzaklaşıyordum çünkü. Ali Şahin Ağabey''''in hoş sohbetine epeyce katılmıştım ben de. Sivas şehrinin gönlü zengin insanlarının en zengini O''''dur herhalde. Onun gibi bir deryadan faydalanmak, onu tanımış olmak kalan ömrümde en büyük bahtiyarlık kaynaklarımdan biri oldu benim de. O, kitaba aşık bir insandır. Hatta kara sevdadır onun aşkı.
Yıllar sora Sivas Postası Gazetesi''''nin sayfaları arasında yazılarıyla karşılaşınca o günlere geri döndüm adeta. Ne mutlu bana ki üniversite öğrenimimi Sivas''''ta tamamladım. Çok değerli hocararımın zenginleştirdiği edebiyat sevgim ve birikimim Ali Şahin CANOZAN Abimin değerli sohbetleriyle taclandığı için ne kadar şanslıyım.
Ellerinden öpüyorum Ali Şahin CANOZAN Ağabey. Türk kültürürün kahraman sancaktarına Giresun''''dan kucak dolusu selamlar...
                                   İsmail GÜÇTAŞ
                         Bulancak A. İmam Hatip Lisesi
KEMAL ŞAHİN YILDIZ { 26 Nisan 2008 15:07:05 }
of ki of bu ne böyle harkulade bir yarzı bizi alıp götürdünüz yine başarılarınızı devamını dileriz
hatay dörtyol
Fatih KEPENEK { 29 Ocak 2008 14:32:49 }
Ali Şahin Canozan'ın hayatının anlatılmasına sevindim. Pek yakından tanımıyorum ama Sivas televizyonunda çok gördüm. Arkadaşlardan da hayatını öğrendim.Sivas tarihi açısından önemli bir anlatı olarak görüyorum...
Elif ÖKSÜZ { 28 Ocak 2008 11:25:07 }
Hep düşünürdüm Ali hocamı kim yazacak diye. Benim malesef yazı yeteneğim yok. Keşke TIP'a ayırdığım zamanının bir kısmını da yazı yazma yetisine ayırsaydım.
Ali Şahin CANOZAN gerçekten bir okul.Onun okulunda ben de okumaya çalıştım. Üniversite hayalini o soktu kafama. Memleket sevgisini de ondan öğrendim. İhtiyaç sahiplerinin yardımına koşmayı, insanları sevmeyi ve her an ve zamanda ne olursa olsun ülkemize hizmet etmeyi ondan öğrendim.
Arama motoruna onu tesadüfen sordum ve 'SUÇATI HABER SİTESİNDE'onla ilgili bir yazı gördüm. Mutluluğumu tarif edemen. Onu kaleme alan arkadaşa şükranlarımı sunarım.SUÇATI SİTESİNİ de böyle güzel insanların tanıtımına ön ayak olduğu için de kutluyorum.
Ali Şahin CANOZAN HOCAMI yıllardır göremiyorum. Şunu bilsin ki memleketimin en ücra köşeside olsa, insanların yardımına koşan bir hekim olacağım. Hocamın ellerinden öpüyorum...
İbrahim DUMAN { 27 Ocak 2008 20:33:01 }
Ali Şahin CANOZAN gibi binlerce insanın yetişmesine katkı sağlayan birini kaleme aldığınızdan dolayı sizi ve Suçatı sitesini kutlarım.
Benim de üniversiteyi kazanmamada gönül desteği oldu. Belki hocam olmasaydı, kitapların dünyasına giremeyecektim. Onun Ülkemiz kültürünün bir "Dede Korkutu" olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.
Sevgili Dostum Osman ÇELİK'i bu çalışmasından dolayı hasretle kucaklıyorum...
Zeynel TAKCI { 27 Ocak 2008 12:17:04 }
Değerli kardeşimiz Osman Çelik Bey, Sivasımızda yaşayan böyle muhterem bir insanı kaleme almamış olsaydı, ben dahil, çoğumuzun bu bilge kişiden haberemiz olmayacaktı.Sağolasın Osman bey,inan size gıpta ettim.Ali Şahin Canozan'ı tanımak isterdim.
mehmet toprak { 25 Ocak 2008 11:42:26 }
Emrullah hocamın tesbiti o kadar doğru ki , Ali ŞAHİN abimizi 1987 de tanıma imkanım olmuştu o günden sonra abi değil arkadaş gibi idik o herkesle arkadaştı gönülsüzdü insanları insan olduğu gibi sever kibirli insanlardan nefret ederdi ilk kulakları çınlasın İsmail Karakuzu bey Çiçek otelin yanındaki bir talebe yurdu vardı bizi orda tanıştırmıştı, ondan sonra Ali abi bizi herkesle tanıştırdı .onun sizi sevmesi için iki şart vardı birincisi tevazulu olacaksın ikincisi kitap larla haşir neşir olacaksın ,onun kütüphanesi dillere destandır, hanımıyla hep bu yüzden tatlı sert tartışmalarına şahit olduk ,çebindeki son kuruşu kitaba verecek kadar okuma aşığı bir insan bu günlerde eşininde kendisininde rahatsız olduğunu bu yazının sahibi Osman bey Kardeşimden duydum rabbim acil şifalar versin İnşallah evet Ali abi hakkında aslıda denemeler değil kitap yazılması lazım Ahmet Turan Alkan bey in Ali abi Hakkında yazacağı çok şey vardır Beşir Ayvazoğlu hatta Yavuz Bülent Bakiler beylerinde yazacakları söyleyecekleri çok şeyler olduğundan eminim . Ali ağabeyi Sivas ta herkes tanır O kızdığı zaman en ağır ifadesi Aynaroz dur onun dilinden başka bir ifade bulamazsınız,yazacak okadar çok şey varki Ali abi hakkında keşke herkes seni tanısa diyorum .
            Osman Bey bu yazınızdan dolayı sizleri tebrik ediyorum elleriniz dert görmesin .
H.Hüseyin ERCAN { 25 Ocak 2008 10:49:06 }
Merhabalar,
Ali Şahin gibi bir üstadı kaleme aldığınız için size müteşekkirim.
Benim de üniversiteyi kazanımamda gönül desteği oldu. Onun sayesinde milli ve manevi kültürümüzü tanıdım.
                        H.Hüseyin ERCAN
hakim { 25 Ocak 2008 10:23:32 }
Osman bey, ozanınımızı ne güzel anlatmışsın. Böyle değerleri insanlarımız olduğunu, ülkemezde güzel işlerinde yapıldığını, halkımız tanıması bilmesi için; bilenlerin bunları yazması önemli bir görev olsa gerek. Yazılı ve görsel medya genel olarak, ortak aklımızın onaylamadığı davaranışları, işleri. olayları, sürekli sergilemekte ve sanki bu ülkedeki yapının hep böyle olduğunu bizlere dikte etmeye çalışılmaktalar. Bunu yapanların birçoğu bilinçli ,bir kısmı ise bilinçsizce hareket etsede; sonuçta tüm bu yapılanlar bizleri karamsarlığa, umutsuzluğa, güvensizliğe sürükledikleri kesindir. Zaten bilinçli olanlarının amacıda kendimize, halkıkmıza güvenimizi yitirmemizi ve bu kesimin üretim aramıza saldığı "biz adam olmayız" sözüne inanmamızı, bu sözü inanarak sıkca söylemeye başlamamızı sağlamaktır. Bu kesim en küçük edepsizliği. en basit kavgayı abarta abarta verirken; toplumca yapılan güzel bir işi, hünerili insanlarımızın toplumu gurulandıracak,insanlarımıza güzel örnek olacak yaptıkları işlerden,davranışlarından hiçmi hiç bahsetmeyerek; bizlerin moralini bozacak olan olacak ortakaklımızan kabul edemeyeceği edebe uygun düşmeyecek insandavaranış örneklerinden olan kavga, gürültü, hırsızlık, yolsuzluk v.s şeyleri sürekli pompalamak ve toplumu bozmak istemlerine karşı senin bu yazın bir panzehir olmuş . Teşekkürler. Hakim
Emrullah TOPRAK { 25 Ocak 2008 10:10:44 }
Güzel bir portre denemesiyle güzel bir insanı anlatmışsınız. Kendisini yakından tanıma şerefine nail olamadım ama anlaşılıyor ki Canozan hoca da yatağına kırgın akan diğer ırmaklara, bilgelere benziyor. Bu ırmaktan kovasını doldurmuş biri olarak sizi kutluyorum. Selamlar
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1034 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI