EĞİTİM-EĞİLİM-EĞİLME
Kategori: Yazı - Makale |
2 Yorum |
2202 Okunma | 22 Ocak 2008 16:56:43
Tacettin Beye Teşekkürler...
EĞİTİM-EĞİLİM-EĞİLME
Yazımızın başındaki ifadelerin bir zorlama olduğu hissine kapılanlar yanılıyor.
Vahşi kapitalizmin tavan yaptığı 17 yy sonları ve 18 yy başlarına tekabül eden zaman kesitinde parayı bulan batılılar , kendilerine bir çeki düzen vermek ve egemenliklerini kalıcı kılmak için eğitim kurumlarında müesseseleşmeye gittiler. İcat ettikleri İzm ler ve bilimler bir arayış tan ziyade bir dayatışın ipuçlarını veriyor. Bilim denilen şeye hak ettiğinden fazla değer biçen arkadaşların amma da saçmalıyorsun dediklerini duyar gibiyim. Kültürel atmosferinde büyüdüğümüz batılı anlayış bizi böylesi önyargılara mahkûm etti tabiî ki. Kendi inanç havzamızı terk ettiğimizden beridir, batılı anlayışın kabullerine bel bağlar olduk. Batılı anlayışın insan tanımından tabiat tanımına kadar ürettiği bütün tanımların bizim dünyamızla fazla ilgisi olmamasına rağmen, batıdan ödünç aldığımız bilgi, yöntem ve müesseseler aracılığıyla eğitilerek eğilim gösterir olduk ve neticesinde batıyı kutsayan, rüzgârının önünde eğilen otlara döndük. Dünyayı batıdan ibaret sayıyoruz. İlmi, batıda üretilmiş ve üretilmekte olan bilim olarak algılıyoruz. Gönüllerimiz Kâbe dese de akıllarımız Londra Nevyork diyor. İlk fırsatta Amerika ya kapak atmaya yelteniyoruz. Bir zamanlar ‘Dünyanın Batılılaşması’ndan bahsediliyordu eserlerde, şimdi dünya Amerikalılaşıyor. Bahsetmeye gerek yok, an be an yaşıyoruz. 80'li yıllardı zamanın popüler dizisi “Dallas” Yunanistan’da yasaklanmıştı. Türkiye’de serbest ti buna üzülmüştük . Nerden bilebilirdik ki bu günleri. Müslümanların TV si olsun diye insanlar ne fedakârlıklara katlanmıştı. Güya üzerimize boca edilen pisliklere karşı duracaktı ve tebliğ yapacaktı TV. Neticede arka kapak güzellerine mekân oldu TV lerimiz. Neden anlatıyorum ki bunları derseniz. Hepimizin ne kadar batılılaştığımızın göstergesi yaşamlarımız ve toplumsal seçimlerimize vurgu için. Her şeyi kanıksıyoruz. Yani bize dayatılan yaşam tarzının önünde eğiliyoruz. Sunduğu tercihlere eğilim göstermişiz.
Halen bir takım meclislerde insanlar bol keseden umut dağıtıyordur. Her şerri hayra yoruyordur. Uyku ile uyanıklık arasın damıyız, yoksa her çırpınış uykusuzumu derinleştiriyor bilmiyorum. Belki bilen vardır. Eğitim şart denince ben başka bir şey anlıyorum, Eğitimsiz olmaz denince de. Bu günkü anlamında eğitimsiz nice insan var, eğitilmişlere nal toplatır.
Bu günkü eğitimle kültürel kodlarımız uyuşmuyor. İnsanlar alakasız malumat sahibi olarak hayata fırlatılıyor. Problemin adını sağlam koyup çözümüne bakalım zaman geçiyor. Bu günkü ekonomik bunalımda toplumda çatırdamalar olmuyorsa yeterince eğitilmediğimizdendir. Çelişki gibi gelmesin. Eğer eğitimle kazandırılan faydacılığa, benmerkezciliğe tam adapte olmuş olsaydık bu günkü çatlak daha büyük olurdu. Bazen durmak yürümek den evladır,durmak birde düşünmeyi tetikliyorsa. Durup düşünelim Çocuklarımıza, gençlerimize aşıladığımız değerler doğru değerler mi diye ..Adam olmamız değerlerimize sadakatte gizli…Selamlar
Tacettin KARA
Yorumlar
helal olsun
hayat devam ettiği sürece fertler yada toplumlar arası etkileşmeler kaçınılmazdır ve zorla etkilemeler yada dayatmalarda olacaktır. bir toplum düşünün, "dinleri" yaşayan ferleri tarafından yeniden dizayn edilmiş, güncel hayata karışmayacak bireysel ortamlarda ifa edilebilecek şekilde....yani batıdaki din anlayışı; "dine göre toplum değilde, topluma göre din" dizayn etme sevdası... bu sevda dinin tahribi vede güncel durumlara göre yapılan yamalarla, fıransız ihtilalini yaşayan zeki mucitlerin icatlarıyla muradına ermiştir. ancak sevda deyip geçmiyeceksiniz, öyle kolay kolay bitmez... hegomonyanızın istikrarı için herkesi "herşeyi" ile kendinize benzetmeniz lazım... bece batının herkesi etkileme sevdası burdan geliyor ancak oturduğu yerden batılılaşma sevdasına düşenleri anlamak hakikaten zor....
selamlar....
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın