Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Değişimi Farketmek

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 2394 Okunma | 14 Ocak 2008 10:01:06

Tacettin Kara Beye Teşekkürler...

Köyümüzün en çok özlediğim yılları, teknolojinin köyümüze girmediği çocukluğumuzun erken dönemleriydi. 60 lı yılların son demi ile 70 li yılların ilk yarısı çocukluğuma tekabül eden dönem. Bu sitede yazan arkadaşların çoğunun doğum yıllarına veya öncesine denk düşüyor.
Elektriğin, televizyonun olmadığı dönemdeki komşuluk ilişkileri aile ve akraba ilişkileri yaşadığımız coğrafyayla olan ilişkilerimiz daha sade ve gerçekçiydi. Uzun kış gecelerinde veya kısa yaz gecelerinde komşu ziyaretleri, akşam oturmaları eksik olmazdı. Bu ziyaretlerde paylaşılacak nede çok şey bulurduk. Ya kitap okunurdu, ya büyüklerden kıssalar dinlenilirdi veya geçmişin yaşanmış acı izleri dillendirilir. Geçmiş gelecek arasında bağ kurulurdu. Mahalledeki büyükler herkes için büyüktü, dargınların barıştırılması, sokakta uygunsuz davrananların ikaz edilmesi ve bunlara sessiz itaat yaşamın vazgeçilmeziydi. Sevgi ve saygı vardı kimse kimseyi bu uyarıcı davranış ve sözlerinden dolayı yargılamazdı. Büyükler bütün küçükleri evladı, küçüklerde bütün büyükleri ağabeyi amcası dayısı olarak görür sayardı. İyiliğe ahlaklılığa bir özendirme bir teşvik vardı. Bazılarına hayalî gelebilir veya o döneme tanıklık edenlerde ilk planda abarttığımı düşleyebilir ama biraz hafızalar zorlandığında hak vereceklerine kainiyim. Kavgalar dargınlıklar da olurdu tabiî ki ilk bayramda barışılır kin tutulmaz geçmişin acı hatıraları unutulurdu. Büyükler kavga etse de buna küçükler fazlaca taraf olmazdı çünkü herkes nihayetinde akrabaydı.
Yine memleketimin mevsimleri güzeldir yaşanıyordur ama zannetmiyorum ki bizim çocukluğumuzun mevsimleri yaşansın. Her şeyle beraber iklimlerde değişti. Teknoloji tabiatla aramıza mesafeler koydu. Hayatı kolaylaştırdığı gibi. Ama zorlaştırdı çünkü insanları birbirinden kopardı. Muhabbet edilmez oldu. Fikirler hayata bakışlar insana bakışlar değişti. Daha bir rekabet hâkim oldu ilişkilerde. Zamanı döndürmek imkânsız tabiî ki.
Bazı şeyler yaşanmadan anlaşılmıyor, bu günün gençleri yazdıklarımı okuduğunda çok eski zamandan bahsettiğim zehabına kapılabilirler. Kimseye anlatamazsın ki şimdilerde, tarım ilaçları sarmadan etrafımızı meyvelerin ve sebzelerin tadı nasıldı, televizyon girmeden köyümüze zaman nasıl geçerdi. Oyunlarımız hikâyelerimiz masal kahramanlarımız kimlerdi.
Zamanı geri sarmak imkânsız. Çocukluğumuzun büyüklerinin her birinin hafızamızda güzel izleri mevcut bunun sebebi sağlıklı ilişkilerin neticesi tabiî ki ya şimdi büyükler büyüklük yapabiliyor da küçükler küçüklüğünün bilincinde mi? Toplumu ayakta tutan veya insanları bir arada tutan şeylerimiz elimizden kayıp gidiyor. Her şey edebiyata malzeme olmuş ama ruh kaybolmuş.
Bir zamanlar köyümüzün büyükleriyle söyleşiler yayınlanıyordu. Halen köyümüzde yaşayan büyüklerimizle veya gurbetteki büyüklerimizle söyleşiler yapılır sitemizde yayınlanırsa söylediklerim daha iyi anlaşılacaktır. Bir Ali Hoca ile, bir Duran Hoca ile bir Halil İbrahim Şimşekle daha aklıma gelmeyen büyüklerimizle yapılacak söyleşilerin köyümüz insanına dünüyle bu günü arasında bağ kurma açısından faydası olacağı kanaatindeyim. Birde köyümüzü kalkındırmak için yapılmış çalışmaların içinde bulunmuş insanlarla yapılacak söyleşilerinde köyümüzle ilgili üreteceğimiz projelere katkı sağlayacağına inanıyorum. Sağlıcakla kalın

TACETTİN KARA
 

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

mihriban { 14 Ocak 2008 17:31:40 }
Yazınızı beğeni ile okudum, elinize sağlık.Yazınızı okurken kendi çocukluğumun Suçatı'da geçen kısacık zamanlarını hatırladım, sizin çocukluğunuzun 15-20 yıl kadar sonrasına tekabül ediyor. İnsanların birbirinin gözüne sevgiyle baktıkları samimi ev oturmalarını , soğuk kış gecelerinde çevirilen pişmaniyeleri, sobanın üzerinde babannemin kavurduğu haşlanmış nohutları ve kayısı çekirdeklerini, sobanın başında oynadığımız isim şehir oyunlarını, büyüklerimizi atlatıp yan odada çoğu zaman ağıtla sonlanan körebe oyunlarımızı, dedemin hiç duraklamadan ve sekmeden yukarıköyden itibaren seceremizi anlattığı çay sohbetlerini, babannemin Kızılören hikayelerini, anneannemin Karasardaki bahçelerini anlatışını, toplu aile pikniklerimizi, mahallecek birada yapılan tandır ekmeklerinin kokusunu özlemle anıyorum ve bunların tadını şu anki hiçbirşeyde bulamıyorum açıkçası. Şu an insanlık çoğu şeye sahip ama ne yazıkki bu samimiyetten uzaklaşıyor, herkes bir şekilde başka dünyalara savruluyor. İnşallah bu halimizi de özlediğimiz günler hiç gelmez.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1052 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI