Münevver Hanıma Teşekkürler...
HİZMETKÂRLARIMIZ VE ÜCRETLERİ
Bedel ödemeden kazandıklarımıza şükredeceğimize, bedelini ödeyemeyeceğimiz ticaretler yaparız bu hayatta…
Kumandanın düğmesine bastığımda kaç elektronun benim için koşuşturduğunu hissettim ve daha kaç tane hizmetkârım var diye düşündüm geçenlerde… Bildiğim yoldan gideyim dedim, etrafı tam seçemesem de. Zira bildiğim kimya, bilinmeyen devasa puzzlenin belki milyonda birini ancak aydınlatabiliyor. Liseden hatırlarsınız, kimya istisnalarla dolu bir bilimdir. Belki kimyadan soğumanıza neden bile olmuştur bu istisnalar. Aslında evrenin bilinen kısmını açıklarken genellemeler yapılmıştır ve bu genellemeler için muhteşem puzzleye uysun diye istisnalarla yama yapılmıştır. Beceriksizlik kimyada değil bunları açıklayamayan biz kimyacılarda yani…
Nükleer enerji, elektrik santralleri, yenilenebilir enerji, İran’ın kıstığı doğalgaz, maskeli beşlerin açtığı petrol boru hattı derken enerji üretimi ve idareli kullanımı popüler derdimiz olmuş, nitekim… Ev hanımlarından mucitlere, bilim adamlarından belediye başkanlarına varıncaya dek her nev’i şahsı muhterem maddeye hareket kazandıran, iş yaptıran güçle meşgul şu asırda.
Ya biz, vücudumuzda her an yakıp tükettiğimiz ATP lerin bir gün bitebileceğini düşünüp bunun için alternatifler, yenilenebilir enerji kaynakları aradık mı? Çok şükür dediğinizi duymak isterdim. Demediyseniz olayın vahametini düşünüp, vücudumuza monte edilebilecek güneş panelinin yerini düşünüyor olmalısınız. Bilgiçlik yapıp ihtiyacımız olan enerji kaynağımızın toplu iğnenin ucundan kat be kat küçük hücrelerimizin yanında ülke azametinde kaldığı mitokondrilerde üretildiğini söylemeyeceğim tabi ki… Üstelik paketçikler halinde üretiliyor ve ihtiyaç mahallinde ve zamanında ziyansız tüketiliyormuş biyologların sözlerine göre…
Düşünmeden, yemek yemeye, heyecanlanmadan, uyumaya, koşmaya, tv izlemeye kadar sınırsızca tükettiğimiz ATP'leri bilinçlice kullanmalı, bir gün bitebileceğini düşünmeli, yeni kaynaklar bulunmalı nev'inden pankartlar hazırlamaya gerek yok tabii. İçten bir "elhamdülillah" kelimesi için harcanan ATP ler bedelini ödeyecektir belki, hatta yeni ATP lerin üretilmesi için eşik enerjisi olacaktır, nitekim bilim pozitif enerjinin pozitif düşünceyle tetiklendiğini söylemiyor mu şimdilerde…
Münevver Bulut
insan bütün hayatı boyunca her nefes alıp verirken şükretse buna değer çünki özenilerek yaratılmısız.çok güzel anlatmıssın ellerine sağlık.bilim inancın kuvvetlenmesine yardımcı oluyor.bize sadece dilimizle ibadetlerimizle teşekkür etmek düşüyor.
kimya,biyoloji ve edebiyat ancak bu kadar guzel bir arada kullanılır abla eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş.