Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

AŞIK VEYSEL

Kategori Kategori: Portreler | Yorumlar 3 Yorum | Okunma 2913 Okunma | Yazar Yazan: osman | 31 Ekim 2007 20:41:50

Ben giderim adım kalır,


AŞIK VEYSEL       

“Ben giderim adım kalır,
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur, bayram gelir,
Dostlar beni hatırlasın

 

Gün ikindi akşam olur,
Gör ki başa neler gelir,
Veysel gider, adı kalır
Dostlar beni hatırlasın”
    

Bozkırın servileri,  insanoğluna baharın gizemini fısıldarlar. Toprakla çamurla kavrulan yürekler, imbik imbik süzülürler ariflerin gözyaşı ülkesine. Sonra Güneş selama durur, küçücük bir çocuğun yumuk yumuk ellerine.

Teller kâinatın sonsuzluğuna eşlik eder; gürler, coşar. Ve sonra  saz olur, yâr olur, can olur , Veysel olur... Vurdukça yüreğine acı, duman sarar dağları, duman iner dağlara...

 

Güneş kıskanır Veysel’in gönül ummanını. Çiçeklerin şiirini bir bir nakşeder ruhuna. Bilemez, çözemez içinin gizem bulmacasını. Işığı sürgün eder göz saraylarından. Ve Veysel olur, Âşık olur. Kırık bir sazdır artık dayanağı. Kırık bir gönüldür artık tutunduğu. Usulcacık sitemlenir gök kubbenin merhamet saraylarına:

“Genç yaşımda felek vurdu başıma

Aldırdım elimden iki gözümü

Yeni değmiş idim yedi yaşıma

Kayıp ettim baharımı yazımı”

      

Tabiat da burkulur Veysel’in iç kırıklığına. Hepsi sözleşmişçesine konuk olurlar Aşığın gönül sofrasına.

Güneş, tüm ışıklarını cömertçe bağışlar gözlerinin yerine. Ay Dede, gece inende dağların eteğine, Veysel’e şiirlerinin en güzelini verir.

 

Yağmur, onun gözleri olur şakır Şarkışla semalarında. Bir türlü durmaz Veysel’in iç çekişmeleri.

Bazen deli ırmaklar gibi bulanır coşar, bazen de küçücük bir göl gibi turnaları ağırlar koynunda:

“Göklerden süzüldüm tertemiz indim

Yere indim yerli renge boyandım

Boz bulanık bir sel oldum yürüdüm

Çeşit çeşit türlü renge boyandım””            

      

Bazen kadir kıymet bilinmez de hani. Ve ayrılıklarla olgunlaşır insanoğlu. Hiç ayrılıklar olmasa, katmerlenir mi sıla kervanları. Her dem Anadolu’nun kavruk delikanlılarının, sılaya söyleyecekleri sözler vardır.

Sılaya söylenecek sözler, bir bir iner gönlün bam telinden. Veysel’de yükler yüreğini mektuplara:

“Gider bu hasretlik yıla yetmez mi

İsmin tesbih ettim dile yetmez mi

Bülbülün feryadı güle yetmez mi 

Mektup yâre selamımı ulaştır”

  

Irmaklar sukuta erer,  ozan daha da coşar. İçinde ki küheylanlar, onu bilinmez keşiflere götürür. Dolanır durur, anlar ki toprak ana, hep kutlu bir sevgili gibi onun yolunu gözlüyor. Adem’den bu yana en vefalı sadık yârdır o. Bağırsan da çağırsan da o hep sessizce sana bakar. Ağalığa, beyliğe, zenginliğe aldırmaz. Kollarını şefkatle Veysel’e de açar:

 

“Bütün kusurumuz toprak gizliyor

  Merhem çalıp yaralarım düzlüyor

 Kolun açmış yollarımı gözlüyor

Benim sâdık yârim kara topraktır”

          

Toprağın nazlı şairidir o. Sözler, onunla menziline ulaştı yıllarca. Yüreğin de gözü olurumuymuş diyenlere inat, o yüreğiyle gördü koca âlemi. İçindeki ışıkla, bocalayan yığınların önünü aydınlattı. Yalnızlıkta aşkı, buruklukta kendini, vefada ise toprağı anlattı. Söylediği her söz ev ev tüm Anadolu’yu yeşertti. Kimi zaman bizimle birlikte tarhana çorbası kaşıkladı. Kimi zaman ocak başlarında saman alevlerine karışan düşlerimize eşlik etti. Kimi zaman da o söyledi biz dinledik. Velhasıl o bizim Veysel oldu. Şarkışla’dan akan bu ırmak, geçtiği yerlerde boy boy sevgi fidanları büyüttü.

    

Onu anlamaya, ne kadar da ihtiyacımız var bu günlerde. Onun gönlünden akan ırmaklarla, kurumuş gönüllerimizi yeşertmeye ne kadar da çok ihtiyacımız var. Kara toprağın Âşık Veysel’i, bizi yeniden birlik ve beraberliğe çağırıyor. Haydin kulak verelim bozkırın saz ustasına...

 

Osman ÇELİK

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

burak { 03 Mayıs 2008 21:52:27 }
çok güzel şeyler
Hulusi Tatar { 05 Kasım 2007 21:32:57 }
Müsadenle Aşık Veyselden iki dörtlükte ben yazayım.

''Dileğin var ise iste Allah'tan,
Almak için uzak gitme topraktan,
Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan,
Benim sadık yarim kara topraktır...

Hakikat ararsan açık bir nokta,
Allah kula yakın kulda Allah'a,
Hakk'ın hazinesi gizli toprakta,
Benim sadık yarim kara topraktır.''

Gönlünüzde yolunuzda açık olsun sağlıcakla kalın.
yuvalı hıdır { 01 Kasım 2007 10:48:28 }
yüreğine sağlık güzel kardeşim,


Üçyüz onda kadem bastı dünyaya
Başka bir alemde yaşardı Veysel
Yedi yaşta gözü sustu dünyaya
İç gözüyle hakka koşardı Veysel

Şikayet etmedi murada yetti
Rüzgar ile esti, çiçekle bitti
Ne haldir koyunu kurt ile güttü
Böyle bir barışı başardı Veysel

Nice mor dağlarda sümbül düşledi
Bir bostana bin toprağı işledi
Ömür boyu ikiliği taşladı
Özünde fitneyi aşardı Veysel

Bereketti gök yüzünden döküldü
Bulut gibi çok dağlara çekildi
Kara toprak dedi, ona ekildi
Mahzuni Şerif'ten yeşerdi Veysel.


yolu sevgiden geçen tüm gönül dostlarına selam olsun
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun766 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI