Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

ŞÜKRETMELİ İNSAN

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 2184 Okunma | 23 Ekim 2007 10:05:57

Gurbet hasret birazda kırık kalmış ümitlerden ve hayallerden bahsetmek istiyordum aslında...

Gurbet hasret birazda kırık kalmış ümitlerden ve hayallerden bahsetmek istiyordum aslında ama vazgeçtim yeni tanıdığım ve beni etkileyen bir insandan bahsedeceğim sizlere hani her daim insan ŞÜKRETMELİ  haline. Mehmet diye Afganistanlı bir abiyle tanıştım daha doğrusu iş yerimizde çalışıyor. Hayat hikayesi onun için gayet normal fakat bizim içinse gayet acıklı bir hikaye. Mehmet abi 3,5 yıldır Türkiye'de yaşıyor ve bu süre içerisinde Afganistan'a hiç gitmemiş.bazı hemşerilerim  şimdi olabilir diyecek belki deniz aşırı gurbette yaşayan hemşerilerim daha fazla zamandır Türkiye'yi görmüyoruz diyeceklerdir. Ama  Mehmet abinin bir farkı var evli ve 3 evlat sahibi bir abi, Afganistan'ın hasreti, sılasının özlemi anne baba hasreti bir tarafa çocuklarını anlattıkça gözleriyle yağmurları, simasındaki soluklukla yaprakları anımsatan bir adam o farklı ama farklı olmasının yanı sıra tatlı ses tonu ve ilginç Türkçesiyle insanın sempatisini toplayan bir saf ALLAH dostu. Amacı hani bizlerinde gurbete çıkmamızın vesilesi kimileri için inançlarından daha sadık olan bazılarına cenneti bile satın alan KAĞIT SULTAN.

O olmasaydı gurbete ne gerek vardı ayrılığın en bariz adı fani dünyadan göç olurdu. Hasret ve özlem sadece göçüp gidene ve YAR'e beslenen duygular olurdu sanırım. Mehmet abi de saydığım bu duyguların hepsini belki bir çoğumuzdan çok daha fazla benimsemiş bizden çok daha bu yangınlarda kavrulan bir kul. Kimimiz o SULTAN'ın hırsından yüce Mevlayı bile unutmuşuz öyle bir hırs kaplamış ki kimilerinin yüreğini tek sevdalı tek yar o, yada tek aşk veya da kimilerinin gözlerine dikkatli bakılsa belki rakamlara bile rastlamak mümkün. ''unutmadan AŞK dedim de belki başka zaman AŞK hakkında da bir iki kelamda bulunurum dilimin döndüğünce''. Mehmet abi anlatıyor yurduna savaşın hakim olduğunu istila edildiğini anlatıyor. Mağrur sultana sahip olma bir tarafa kendileri sahipliklerini kaybetmiş. Özgürlükse hafifçe yanağına düşen acı bir tebessümden ziyade bir şey değil. Ailesini soruyorum Afganlı ağabeyime  büyük oğlan sokakta bizim işporta diye tabir ettiğimiz işi yapıyormuş. Ortanca oğlan ne halde bilmiyor, en küçüğü kızını anlatamıyor bile yine yağmurlara teslim oluyor gözleri hiç ilk baharı yaşamamış yüzü yine sonbaharı yaşıyor içten içe ama bu günümüze ŞÜKÜR diyor. Sonbaharın bir sureti de bu olsa gerek diye geçiriyorum içimden. Görüşebiliyor musun diyorum onlarla - evet diyor ALLAH telefonu icat edenden razı olsun diye de bir kelime sıkıştırıyor muhabbetin ortasına. Kendi kendime soruyorum bu teknoloji değimlidir ki insanları böyle acılara sürükleyen ama yine de ona bile şükrediyoruz neyse gideceğim diyor kurban bayramında ve bu cümle dökülürken dudaklarından yüzünde bütün acılarına rağmen acıları utandıracak biraz buruk da olsa bir tebessüm düşüyor yanaklarına ve belki bir daha hiç gelemeyeceğinden bahsediyor bu hasretlerinin acılarının sebebi gurbete bu kadar acıya ayrılığa hasrete sebep gurbete dönebilmenin arzusu var içinde  eee sonuçta geçim derdi omuzlarına çökmüş büsbütün. Mehmet ağabeyinin hayat hikayesini anlatmak sayfalar tutar belki roman bile olur ama bu kadarını anlatmam yeterli sanırım.

Şimdi soruyorum kim yaşamıştır Mehmet ağabeyin yaşadıklarını, gurbet kimin içini acıtmıştır bu kadar ve beş vakit namazını hiç aksatmayan bu adam kadar kim yaşamıştır en derinlerde acıları hüznü kim kucaklamıştır Mehmet abi kadar, bu kadar olumsuzluklara rağmen kim sadık kalmıştır inançlarına ve kim aksatmamıştır itikadını. Sonuç olarak şunu diyeceğim daima şükretmeyi bilmeli insan yüce dinimizde şükretmeye çok önem vermiştir Nisa suresi
123.ayet '' Allahtan sakınınki şükredebilesiniz ''veya fatır suresi  30.ayet ''Allahü Teala şükredene bol bol nimet verir'' veya  Peygamber efendimiz (S.A.V) bir hadisinde ''güzel ahlak gibi soy sop şükür gibi ibadet yoktur '' demiştir. Veyahut da Peygamber efendimizin (S.A.V) Hz Ali efendimize vasiyetinden bir tanesi de şudur ''Ya Ali dört şeye sahip olanın Müslümanlığı kamil olur Doğruluk,şükür,haya ve güzel ahlak'' Daha yazılabilecek bir çok ayet ve hadisi bulmak ve neşretmek mümkün şimdilik bu kadarını yazayım .Kısacası daima halimize şükretmeli ve bizden çok daha muhtaç insanların olabileceğini aklımızdan çıkartmamalıyız.

BÜTÜN HEMŞERİLERİME SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM.


UĞUR TAKÇI
 | Puan: 7 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1218 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI