Buzluğun üstünden giderdik kise,
Buzluğun üstünden giderdik kise,
Aldırmazdık yağmura soğuğa sise,
Amacımız evleri boyamak ise ,
Sor bakalım kisi bilenmi kalmış.
Kışın getirirdik öllüğü yar'dan
Yollardan geçilmezdi tipiden kardan,
Ayrı yaşanır mı?anadan babadan yardan,
Sor bakalım öllüğü bilenmi kalmış.
Köyümün yolu eskidende dardı,
Sorkuncuk'tan seyrangah yer mi vardı?
Yayladan gelen koyunları Mistey emmim sayardı.
Sor bakalım orada sürümü kalmış.
Çatağ'a giderdik gındık,keven kesmeye,
Başlardı deli,deli rüzgar esmeye.
Zor atardık kendimizi Almadibi'nin köprüye,
Sor bakalım gındığı bilenmi kalmış.
Yoksullar yaya zenginler atlı.
Bakır kap kacağın hepsi kalay kaplı
Kaynayan dutları kazandan çıkardığım saplı,
Sor bakalım saplıyı bilenmi kalmış.
Eskiler goğudu dibekte döverdi.
Köyümün gülü kızdırana söverdi
Harmanda dönen öküz ile dövendi,
Sor bakalım goğudu bilenmi kalmış.
Kışın kurarlardı kürsüyü odaya,
İçmek için limon atarlar sodaya,
Şimdi kömür atmak bile, zor geliyor sobaya,
Sor kakalım kürsüyü bilenmi kalmış.
Damlara çıkardık tahta süllümünen,
Büyüklerimiz iş yaptırıdı canım gülümünen
Avcılar avdan döner bıldırcın sülününen,
Sor bakalım süllümü bilenmi kalmış.
Bu yazdıklarım saymakla bitmez,
Kültürümüze sahip çıkarsak yok olup gitmez.
İki sene oldu Hulusi köyüne gitmez.
Sor bakalım loğu bilenmi kalmış.
hergeçen günü tarihimize geçmişimize yabancılaşıyoruz.
şiirinizi okurken hiç bitmesin istedim,anlattıklarınız büyüklerimden dinlediğim şeyler ama şiirde daha bir güzel geliyor insana.elinize yüreğinize sağlık...