Hoşgeldiniz Hulusi Abi, güzel yazınız için teşekkür ediyoruz...
RAMAZAN BİZE NEYİ ÖĞRETİR
İnsan olarak , müslim olarak ,mümin olarak bu zaman dilimini algılamaya kalktığımızda , zaman aralığı olarak fark görmeyiz.Ramazan ayını kutsal yapan , değerli kılan algı dünyamıza yansıyan değeridir.
Kanaatimce inancımız gereği dahil olmamız gereken anlam dünyasından epeyce uzaklaştığımızdan anlaşmalarımız , dertleşmemiz , paylaşmalarımız gün gittikçe zorlaşıyor. Bilgilenmelerimiz bilgilenmede gözettiğimiz niyet, edindiğimiz bilginin neye yaradığı, hangi yaramıza merhem olduğu hepsi ama hepsi o kadar kaygan bir zemin üzerindeki bilgi-imanın karşılığı değil. İman –ameli doğurmuyor. Amel-ahret kaygısının , hamdın şükrün karşılığı veya gayesi değil.
Şöyle bir hadis hatırlıyorum “ Üç şey vardır ki insanlar onları bela olarak görür ama onlar nimettir; ölüm, hastalık , açlık “ sıralamasını karıştırmış olabilirim. Açlığın nimetliği üzerinde durmak geldi aklıma. Açlık neden nimet olur.
Dünya hayatımız Allah’ın bize bir ikramı , bunun içinde sahibi olduğumuzu sandığımız her şeyi dahil edin. Allah bize ikram ettiklerinden eksilterek, arttırarak , kısarak bizi sınıyor. İmtihan dünyası değil mi? Başımıza gelen her olayı nasıl algılayıp nasıl tepki vereceğimiz konusundaki temel anlayışımız netleşmemişse kainatta ve dünyada cereyan eden, vuku bulan olay ve hadiselerin , dış görünüşlerine takılıp hikmetine eğilmiyorsak sınıfta kaldık demektir. Sınanmalarımız akabinde acziyetimizi kabullenip, hükmün ve takdirin elinde olduğuna inandığımıza boyun eğecek ,bir ruh haline seyredersek yola koyulduk demektir.
İnsanın bilerek aç kalmasıyla mecburen aç kalması farklı şeylerdir.Onun için eskilerin güzel dualarından biride “Allah’ım bizi açlıkla terbiye etme “dir. Allah kullarının hidayeti için değişik sınamalardan geçirerek terbiye ediyor.gafletten uyanmalarına yardımcı olmak için. Bizce bela gibi görünen nimetlerle ikaz ediyor. Hastalıkla, ölümle, açlıkla.. Rabb terbiye ediyor, İnsan; zayıflığının acziyetinin farkında olarak, bu terbiye yöntemi karşısın da acze düşmekten korkusunu dile getiriyor. duada... Dua etmek bedel ödemeye hazır olmak demektir. Zamaneler olarak duayı bir zırh olmaktan ziyade bir ok olarak kullanmak istiyoruz
İnancımızın telkin ettiği akıl yapısı ile içinde yaşadığımız kültürel atmosferin telkin ettiği dayattığı akıl yapıları çok farklı..Bizim olmayan, inancımızın kabullerinin yer bulmadığı bir yaşam tarzına zorlanıyoruz. Herkesin gördüğü şeyler bunlar tabiki. Bütün kutsalla rımız metalaşıyor ticari bir niteliğe büründürülüyor. Ve bizler bu gidişin bize temin ettiği dünyalıklarla müsterih, şaşkın, tersine yüzmekten yorgun insanlarız.
Bu ramazanda orucun farziyetinin anlamında yoğunlaşalım.oruç vesilesiyle yüzleştiğimiz açlığın ruhumuzdaki yansımalarını,bize verilen nimetlerin büyüklüğünü ve şükrünü bir daha keşfedelim. İçinde yaşadığımız dünyada birilerinin açlığına sebeb olanların kendilerine kurdukları düzenle aramızdaki ittifak ve itilaf noktalarını kollamamız
varlığımız ve inancımızla doğrudan ilintili..
Bu oruç ayının bilinç ışıklarımızın yanmasına vesile olması dileğiyle ..
HULUSİ TAKCI
üstad popüler olmaktan ve popülerliğin getirebileceği sekülerlikten korunabilmen dileğiyle
Üstat aramıza hoş geldin. seni nihayet yazı dünyasına çekebildik. bunun sitenin önemli bir kazanımı olduğuna inanıyorum.hem sosyal, kültürel, hem de insanın iç dünyasına dair güzel denemelerin olacağına inanıyorum.biriktirdiklerini artık dağıtma zamanı!
selam ve dua ile... y.emre