Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Şenlik Tamam da Dut Nerede?

Kategori Kategori: Güncel Olaylar | Yorumlar 6 Yorum | Okunma 3547 Okunma | 27 Ağustos 2007 15:41:03

Bilindiği üzere, ülkemizde son yıllarda, adını yörenin özelliklerine göre meyve, sebze veya hayvan isimlerinden alan festival, şenlik vb. organizasyonlar bir hayli yaygınlaştı...

Şenlik Tamam da Dut Nerede?

 

   Bilindiği üzere, ülkemizde son yıllarda, adını yörenin özelliklerine göre meyve, sebze veya hayvan isimlerinden alan festival, şenlik vb. organizasyonlar bir hayli yaygınlaştı. Büyükşehirlerde yaşayan yöre insanlarının kurdukları hemşeri dernekleri ve yerel yönetimler işbirliğiyle bu organizasyonlar her yıl gerçekleşmekte. Bu etkinliklerin en küçük kasabalara kadar yaygınlaşmış olmasının tabi ki sosyolojik, ekonomik çeşitli sebepleri vardır. Bunları incelemek elbette uzmanların işidir. Ben ancak kendi gözlemlerime dayanan sebepleri söyleyebilirim. Yöre insanının bir nevi sıla hasretini gidermek, doğup büyüğü topraklarla bağlarını koparmamak, kültürel ve doğal zenginliklerini yaşatmak veya yöreye yatırım yapmak gibi birçok sebep sıralayabiliriz.

 

   Kasabamızda da bu etkinlikler yedi yıldır “Suçatı Dut şenlikleri” adı altında yapılmaktadır. Bu yılki şenlik 29 Temmuzda Ağburun mevkiinde birçok misafirin katılımıyla gerçekleşti. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kasabamızda bugüne kadar düzenlenen tüm dut şenliklerine katkısı olan herkesi kutlamak gerekir. Annemin bir lafı vardır, yeri geldiğinde hep söyler “Yapılan işin kötüsü mü olur oğul, iyi olmuş” der. Bu vesileyle şenliklerin düzenlenmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Festivale kimler katıldı, kim ne dedi, hangi sanatçı geldi, bunları tek tek yazmak bana biraz magazinsel geldiği için, bir de isimleri yanlış zikretme endişesi taşıdığım için ayrıntılarıyla yazmak istemiyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da hemşeri bakan, milletvekili, bürokrat ve işadamı düzeyinde misafirler vardı.

 

   Sonuç itibariyle Dut şenliklerinde bir tanışma, kaynaşma, hasret giderme gibi birçok maksadın hâsıl olması son derece güzel bir hadisedir. Ancak tenkit babından da bir iki hususa değinmek gerekir. Maksadım birilerini eleştirmek veya köşeye sıkıştırmak değil. Tam aksine geriye dönüp baktığımızda Suçatılı olarak hepimizin bu olumsuzluklarda payımız olduğunu düşünüyorum. Adına “Dut şenliği” dedik ama yıllar önce dut ağaçlarını kestik, sattık, parasıyla İstanbullara, Ankaralara gittik. Adına “dut” dediğimiz şenliği Yukarı Suçatı ilkokulunun bahçesindeki “çam” ağaçlarının altında düzenledik. şenliklerin bu yıl yapıldığı bahçeye baktım, dut ağacı göremedim. Sahnenin hemen gerisinde kocaman bir ceviz ağacı vardı. Adını “su” dan alan kasabamızın bakkallarında şişe şişe markalı sular satılıyor. Gökpınar suyu, Sazcıvaz suyu, kıyısında serinlenilen, piknik yapılan ırmaklar olmaktan çıkmış, ne yazık ki kokusundan geçilmeyen dereler olmuş. Eskiden çocukların yüzdüğü sularda şimdi çocuk bezleri yüzüyor. Ciğil (kuşburnu) üretimi fikrini ben de destekliyorum. Ancak, bu gidişle ciğilden başka bir alternatifimiz de kalmayacak gibi gözüküyor. Çünkü suyu tükenen kasabamızda susuz yetişebilen bir üründür ciğil. Çok yakın bir gelecekte de dut yerine ciğil festivali düzenleyebiliriz.

 

   Maksadım Suçatı için kötü senaryolar üretmek değil, sadece gördüklerimi yazmaktı. Bu kötü gidişatı küresel sebeplere de dayandırabiliriz yerel sebeplere de. Ancak bu bizi kurtarmaz. Biz hatayı galiba en başta yaptık. Yüce Yaratan’ın bize bahşettiği, emrimize verdiği bu zenginlikleri hoyratça kullandık. “Deryadan dahi abdest alıyorsan suyu israf etme.” Emri hikmetini unuttuk. Unutunca deryayı da kaybettik. Hiç değilse geriye kalanları kurtarmak için neler yapmalıyız? Kaybetmekte olduğumuz doğal zenginliklerimizi nasıl ve niçin kaybediyoruz? Yeniden nasıl kazanabiliriz? “Kıyamet kopmak üzereyken dahi elinizdeki fidanı yere dikin.”  Emri ışığında projeler üretebilecek miyiz? Kaldı ki bu projeleri zamanında üretmiş, gittikleri her yere önce su götürmüş, çınar dikmiş, selvi dikmiş, medeniyetleri su ile kurmuş örnekler var geçmişimizde. Böyle bir ecdadın torunları olarak her zaman bir ümit taşımalıyız içimizde. Yeter ki bu ümidi gayrete dönüştürebilelim.

 

Emrullah TOPRAK

Ağustos–2007

Melikgazi/KAYSERI

 | Puan: 10 / 3 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Serdar Arslan { 19 Eylül 2007 00:03:24 }
Emrullah abi tespitlerine tamamen katılıyorum. Dedem anlatırdı, eskiden anayolla ırmak arasındaki bahçelerin çoğunda dut ağacı varmış. Dut satmak için millet Kangal'a kadar gidermiş. Dutun pekmezini,pestilini pazarlamak için taa İzmirlere , İstanbullara gidilirmiş. lakin şimdi devir değişti. Ne o dutlar kaldı, ne de dut toplayacak kadar insan. Buna bağlı olarak elde bulunan malı pazarlamak için de çok büyük bir gayret yok. Örneğin , Malatya'da bir çok kayısı entegre tesisi var ve ayrıca bir de kooperatif var. Tabi orada çıkan kayısı tüm dünyaca biliniyor ama bizim de dut pekmezimiz, pestilimiz uygun kanallarla pazarlanıp satılabilir. bu ileri aşamaya geçmek için de dut ağaçlarının artması, üretimin artışı lazım ki ; bu da ne yazık ki uzak bir hedef olarak gözüküyor bana.
haydar { 08 Eylül 2007 22:41:20 }
bence bizim insanımız köyümüzdeki olumlu gelişmeleri göremiyor.her ne kadar köyden uzak olsakta hamdolsun bağlantılarımız var.haberini alıyoruz.dut zaten fazla suya ihtiyacı olan meyve değil.hersene dut olmasa pekmezini yiyemeyiz.gelişmeleri merak eden suçatının diğer sitesinde takip edebilir.festivaller arttırılmalı.bence suçatı televizyonu olmalı biz gelemeyenler için.sizlere iyi çalışmalar.
haydar { 04 Eylül 2007 21:56:06 }
ben gurberten katılan bir suçatılıyım.bence köyümüzün suyu dut yetiştirmek isteyene yeter.dut pekmezini sevenleri dut yetiştirmeye köye gitmesini öneririz.
nesibe { 29 Ağustos 2007 22:27:26 }
ben de tesbitlerinize katılıyorum yalnız bu sadece suçatımız için değil güzel yurdumuz içinde geçerli insanlık nasıl kendi özünden uzaklaşıyosa mekanlar da eski kimliğini kaybediyor ve başka yerler oluyor keşke zaman bu kadar başkalaştırmasa ve bizlerde özümüzü korusak
hidayet { 29 Ağustos 2007 01:44:31 }
Bazı işler gönül işidir. SuçatıHaber gibi. Yıllardır hiç bir karşılık beklemeden, sadece gönüllü arkadaşlarla birlikte sitemizi devam ettiriyoruz çok şükür. Kasabamızın problemlerinin çözümü de ancak gönüllüler eliyle gerçekleştirilebilir. Parayla, pulla yapılamayacak nice iş ve icraat inanın gönüllü teşekküller sayesinde yapılabilir. Bizler imece kültürünü en iyi bilen bir yörenin insanlarıyız. İmece ile kasabamız dağlarına fidanlar dikebilir, imece ile sularımızın temizlenmesi için gayret gösterebilir ve yine imece ile ortaklaşa projeler ile dut gibi kaybetmekte olduğumuz değerlerimize yeniden kavuşabiliriz. Projeler için, girişimler için fikir planı çok şükür ciddi şekilde olgunlaşmaya başladı en yakın zamanda fiil planına geçerek sözlerimizin arkasında duralım ve gözle görülür güzel işler yapalım arkadaşlar...
ömer faruk { 27 Ağustos 2007 16:18:08 }
tespit gerçekten çok yerinde tbrk ediyorum ve herkezi bu önemli konuda bilinçlenmeye ve harekete geçmeye davet ediyorum bilhassa yetkilileri
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun762 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI