Aziz Bey'e katkılarından dolayı teşekkür ederiz
Emrullah Hocam bu harika çalışmanızdan dolayı size çok teşekkür ediyorum.
Affınıza mahcuben sözlüğünüzde olmayan fakat bizim yöremize ait hatırıma gelen bir kaç kelimeyi zikretmek istiyorum. Acizane kelimelerin yazılışında ve anlamlarında eksiklikler hatalar olabilir. Doğrusunu bilen yada eksik bulan tamamlayabilir. Alfabetik sıraya sokmadım kelimeler aklıma geldikçe yazdım.
hergele: Koyun,keçi,inek,merkepten meydana gelmiş sürü
yılkı : at sürüsü
fizzah: Herhangi bir acıdan dolayı bağırmak acı çekmek
Figan: Yine fizzah kelimesi ile aşağı yukarı aynı manaya geliyor. Acı çekmek
Andılmak: Boş boş durmak dikilmek yine aynı manada kullanılan (sanıtmak)
Bön : divane, derbeder
Belertmek : gözünü ayırıp şaşkın şaşkın bakmak
Pejmürde : rüküş giyinen kendisini bırakmış kişi
Çenilemek: Köpeklerin canının yanması ile çıkardığı ses
Çemkirmek : Köpeklerin havlama ve çenileme arası çıkarmış olduğu bir ses
ceysinmek:şımarmak
eremşimek:cibelmek şımarmak sırnaşmak
sadır: sebze fidesi
yine sözlüğümüzde kullanılmış ama Alaf: Hayvanların kışın yemesi için çayırdan yoncadan oluşan patosa verilmiş ot kes
mürai: değişken dönek iki yüzlü
müyençi : pazarlık yapanlara yardımcı olan üçüncü kişi
sakırga: Kenenin küçüğü
ferik: genç tavuk
çemrek: Atletik yapılı olan
uğra: Ekmek pişirilirken hamurun yapışmasını önlemek için kullanılan un
eren peren olmak: dağılmak bozguna uğramak şaşırmak neye uğradığını bilememek
goyak : arazide rüzgara ve tehlikelere karşı korunaklı kuytu yer koyunların dağda yattığı yer
gasnak: Kalburun,afaranın, gozerin kenarındaki ağaç çember
palan: eşşeğe rahatca binilmesi için yapılmış sırtlık
bent: harığa ırmaktan su getirmek için sunun önüne çekilmiş set
kayış : deriden yapılmış kemer
muhayyer: seçmeli seçmece
müteessir: utanma ezilip büzülme üzülme
mustur: içten pazarlıklı sinsi
müzeyir (müzevir) : sinsi yine içten pazarlıklı denilebilir
muğallak: desteksiz durma
börk: baş başlık
taysınmamak : hesaba almamak küçük görmek
börkenek:ağaç direklerin başına hezan oturtmak için konulan başlık
beh : ön ödeme
gön: deri
sakdıyan : terbiyelenmiş deri tam manasını bilmiyorum ama ayakkabı deri işlerinde yöremizde kullanılır
töz: Kök (kulak tözü manasında kullanılır)
gambak: alt tarafı geniş üst tarafı dar kap (gambak bakır kazan deniliyor)
rup : dörte bir ( övünürken yöremiz insanı kullanır Mesala "O benim urubum olamaz"gibi
koçak: cömert
teberrük : bereketli bereket umma
nacak : küçük balta
taaccüp: şaşma hayret etme
müseyip: disiplinsiz kendini salıvermiş kişi
mudara: Sağlam durmama emanetçi gibi olma
cağşamak: bozulmaya yüz tutmak
koçen: köpeklerin çiftleşme zamanı
kürtük : rüzgarın düşük yerlere sürükleyerek doldurmuş olduğu kar birikintisi
gunnama: Mundar hayvanların yavrulaması
kelep: iplik çilesi
kuzgun : kara karga
partal : yalan
tongaya bastırmak : yanıltmak oyuna getirmek
yadırgı: yabancı
gerneşmek : gerilmek
kığı yada kıvı: Koyun keçi pisliği
seyip: boşta gezen hayvan
gonak: başta oluşan kepek
gonur: kestane rengi
goçam : bir yada iki avuç dolusu
godek : kısa boylu
gocek : başağa durmamış kısa ekin
gölek : küçük su birikintisi
gubat(kubat) : biçimsiz kaba
hamaylı: muska
barata : leş
galp: yavaş hareket eden kanı ağır
yelpik : nefes darlığı
külüstür : eski model modası geçmiş ilkel
cahd (cehd) : Çaba çabalama
kösüre : bileği
çaşaratsız : beceriksiz yeteneksiz sakar
kötürge : ağaçtan kaldıraç ağaçtan manivela
şadıman : şen olmak mutlu olmak (şadıman olmak)
rayiha : koku
peğ : bina yıkıntısı yada kalıntısı
peyke : tahta sedir
pelverde : meyve ezmesi
kelengi : tarla faresi
kiznek : sertleşmiş yoğunlaşmış yapış yapış kir
ekir : kir olmayan kir özellikle tereyağının tavanın dibinde bırakmış olduğu artık
dibek: havan
ıskarta : adi, aşağı, aşağılık, çarçur, çöp, değersiz, fos
gem : atı yada eşeği dizginlemek için hayvanın ağzına verilen demirden alet
yıflak : büyük ekmek bıçağı
buhağı (bukağı) : kelepçe, köstek
çeğmen : mahmuz horozlarda ve köpeklerde bulunan normal tırnaktan ve ayaktan ayrı ve biraz yukarıda bulunan tırnak
üzengi : binicinin ayağını bastığı demirden yapılmış destek
pin : tavukların yumurtlaması için yapılan yer
hindirik : sümük
pıskırmak : hapşurmak
öflez : zayıf yanan ışık matlık
mar : pas
mazarrat : zararlar ziyanlar
emraz : hastalık
mayis : hayvan pisliği
uğunmak : ağlayı ağlayı bayılmak dövünmek kıvranmak soluğu tıkanmak
müşavere : akıl almak akıl danışmak
meses : çift sürerken öküzleri sürmek için kullanılan uzun özellikle yemişenden yapılan uzun deynek
çüt : çift çüt sürmek
pulluk : herk yapmak için traktör, öküz yada atın arkasına takılan tarım aleti
gazguç : spatula yer bellerken beldeki çamuru temizlemek için kullanılan hacat
bocut : boduç dut ağacından yapılmış su kabı suyu soğuk tutmak için bir tür termus
tap : bir işi yapmak için uygun pozisyon mesela tap almak tap alamadım tapıma gelmedi gibi
mertek : ortalama bir buçuk iki metre boylarında ortalama üç cm çapında deynek
herek : uzun sırık ceviz sırığı
çal : yüksek dağ
ibik : Horozun başındaki kırmızı renkteki et parçası
hot : kalça kemiği
kepez : dağ yüksek tepe ( Kara Kepezi bilirsiniz Kazörenin üst tarafında bir dağ )
sicim : bağ
bocu : fino süs köpeği
şum: bir şeyi uğursuz yada uğurlu saymak
adavet : düşmanlık
iremil : kavga çıkaracak ara bozacak maksatlı söz
ikrah : bıkıp usanma tiksinme
eşbah: gayretlenmek heyacanlanmak aşırı istek
tirendez : titiz
günü : rekabet kıskançlık haset günüye gitmek
meftun : beğenmek hayranlık duymak
darbız : tarlayı ekime hazır hale getirmek için sulayıp düzlemek
onulmak: düzelmek iyileşmek dertten kurtulmak
sef : ters
pers olmak : tersi dönmek kazaya yapıldığında ortaya çıkan durum mesala düşer pers olursun diye kullanılır
onart : doğru düz ( aslında dilimizde teleffuz ettiğimiz ancak alfabemizde olmayan “n” harfi ve “g” harflerinin arasında bir harf “n” harfi yerine kullanılması lazım böyle bir harf olmadığı için onart olarak yazılıyor)
yalınkat : tek kat
sağakça : ekin kargası
şöhül : jel jelleşme (yemeğin özleşmesi şöhülleşmesi başka şekilde teleffuzu varmı bilmiyorum )
cebelleşme : söz dalaşı yapmak dalaşma dövüşme
sokara : Soğanla yapılan bir tür sos (yazılışında teretdütlerim var doğrusunu bilen düzeltebilir )
sazak : hafif esen soğuk yel
tok : köpeklerin boğazına takılan ucu sivri demirden yapılmış tasma
kolan : at yada eşeğin sırtındaki heybeyi hurcu yada yükü sabitlemek sarmak için yapılmış yayvan bağ
telteşik : karışık keşmekeş
çırpı : ince söğüt yada kavak dalları veya toplamı
çıtırık : engebeli çalı çırpı ile dolu ıssız yer
darı : mısır
kolük keçi : boynuzsuz keçi yada teke
batal olma : bazı değerlerin kıymetinin bilinmemesi ve kaybolması
özün döymemesi: razı olmamak manasına kullanılır.Tam anlamını bilen varsa yazabilir
dabak : inek, koyun ve keçilerin ayaklarında çıkan bir hastalık
kırtlık : bir tür makas
tülemek : hayvanların kırkıldıktan sonra tüylerini düzeltmesi
tülek : uyanık yaman kurnaz
gelgeç: ırmak üzerine yapılmış ince köprü
atlambaç : su içerisin atlayarak geçilmesi için taşlardan oluşturulmuş geçit
gayım : sağlam
maslahat : çıkar (bizim yöreye ait olmasa da halk ağzında kullanıldığı için yazmakta fayda var.Deyim içinde kullanılıyor. Mesela : Maslahat delisi diye kullanılabiliyor.
eke : yetişkin olgun
yetik: yetkin yetişmiş
katıl: taş yada kerpiç duvarlarda duvarı bağlaması için istenilen yere atılan ağaç
umsuruk olma : ümit edilen şeye ulaşamama hali hayal kırıklığı
hırtlak : gırtlak
tar : tavukların tünemesi için kümese duvardan duvar atılan ağaç
hömkürmek : bağırarak hakaret ederek başkasının üzerine yürümek
hangırdamak : yüksek sesle gülmek , hangır hangır gülmek
cağ : örgü örmek için kullanılan ucu çengelli metal araç (sivasın başka yörelerinde bizim suluk dediğimiz yerede cağ deniyor.)
cor : geyik muhabbeti (bilirsiniz ki Osmanlı zamanında gazetenin adı ceridedir. Cer cor olmuş yöresel ağza uymuş acize böyle bir yorum itiraz eden olabilir.)
kekiç : çekiç (kakmaktan türetilmiş yöremize ait bir kelime kendi çevremde çekice kekiç denir)
höğürmek : Özellikle tosunların başka tosunları gördüklerinde çıkarmış oldukları meydan okuma çığlığı
yağarnı : sırtın yan kısmı
ibicek : kura
ödlek : korkak
mürted : dinden çıkan
behidi : hayvanca (kelimenin doğrusu behimi yöresel ağızla behidi olarak söyleniyor)
dıkız : sıkışık, sıkışma
dıkılmak : sokulmak
yarenlik: şaka
pestikan : ayranın pişirildikten sonra süzülmesi ile yapılan bir tür tuzlu yoğurt (yayla çorbası ve bulama çorbasına benzer kendi adı ile anılan pestikan çorbasıda yapılır)
çıfıt : Yahudi , hileci düzenbaz
mülevves : kirli pis bulaşık (yöresel ağızla söylenişi mülembez)
Şimdilik hatırıma gelenler bunlar. Şu an Telinde olsaydım orada yaşarken insanımızla konuşurken çok daha fazla yöresel kelimeye ulaşabilirdim. Zira yukarıda yazmış olduğum kelimelerin yüzde doksanını babamdan yani Duran TAKCI’dan duydum. Kendisinin konuşmalarından öğrendim. Kaynak olarak babamı gösterebiliriz. Hazırlamış olduğunuz o güzel çalışmanıza ufacık bir katkıda bulunduysam ne mutlu bana.
Selam ve Dua İle...
Aziz TAKCI
ben çorumdan ABDULLAH ÇAĞDAŞ araştırmanızı inceledim gayet güzel ismail trendez in soy ismi nin anlamıgıbı gayet titiz olmus hepinize saygı sevgıler hepiniz allaha emanet olun ABDULLAH ÇAĞDAŞ ÇORUM ULUKAVAK MERKEZ
kardeşim sagolun sizleri tanımak kendimi tanıtmak isterim ben çorum luyum çorum merkezde ekmek kavgamızla ugraşıyoruz sizler memleketinizi yazın daha son ra paslaşırız ismail tirendez saygılar
Değerli Aziz kardeşim, Suçatı sözlüğüne katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Hakikaten bunların içinde sadece Suçatı'na mahsus bir hayli kelime var. Benim de sonradan not aldığım birkaç kelimeyle birlikte sözlüğümüz güncellenebilir. İsmail kardeşimin dediği gibi ayrı dosyalar halinde arşivlenebilir. Suçatı kültürüne katkısı olan tüm dostlara selam.
Aziz kardeşim, Suçatı Sözlüğüne katkılarından dolayı seni tebrik ediyorum.Bu konuya ilgili olduğunu biliyordum, bu çalışmanla da gösterdin bunu. Listende; özgün, kıyıda köşede kalmış çok orjinal kelimeler var, bundan sonrada katkılarını ve derlemelerini bekliyoruz.
Emrullah Hocanın çalışması senin çalışman bundan sonra yapılacak çalışmalar derlemeler aslında bir dosyada veya iki kapak altına alınıp arşivlenebilir
Sevgilerimle...