Olay yaklaşık 40 yıl öncesinde, o dönemin oteli sayılan hanlardan birinde geçmiştir
O DEDİĞİN USTALARDAN BİRİDE BENİM !..
Bu olay yaklaşık 40 yıl öncesinde, o dönemin oteli sayılan hanlardan birinde geçmiştir ve tabi ki o olayın da öncesinde yaşanmış bir takım çarpıklıklar vardır.
Çayın şekerin tuzun sigaranın türlü zorluklarla bulunduğu, işsizliğin had safhada olduğu yıllardır ve o yıllarda, farklı mevsimlerde farklı işler çok para kazandırmaktadır.son baharda ceviz indirme, yaz da tırpan sallama,ilk baharda budama yapma,kaysı ağaçlarına aşı yapma bunlardan birkaç tanesidir.. Bu durumdan kazanç sağlamayı kafaya koyan (löçük) Ali emmi ve arkadaşları(cılla, sepet hoca, kör İsmail) o bahar Elbistan’a kaysı aşılamaya giderler. Elbistan’da işler beklediklerinden de iyidir. Kaysılara kalem aşısı yapmaktadırlar ve her geçen gün kasabadan aldıkları şekerpare fidanları azalmaktadır. bir gün akşam arkadaşı
Ali vallahi heybedeki fidanlar yarına bile yetmez- der. Ali emmi arkadaşına:
Sen hiç merak etme ben bu gece o işi hallederim!!.. der ve gece herkes yattıktan sonra sessizce yataklarından kalkıp heybelerin gözünü adi kaysıların işlek sürgünleri ile doldururlar, çalışmaya devam ederler. Ali emmi ile arkadaşları tahmin ettiklerinin 4-5 katı para ile kasabaya dönerler..
Yıllar geçer aradan.Elbistanlı kaysı bahçesi sahipleri kaysıların sürgünleri büyüyüp de meyve vermeye başlayınca anlarlar aşı ustalarının kendilerine büyük bir kazık attığını. Büyük bir sabırsızlıkla ve artan bir kinle ustalarla karşılaşacakları günü beklerler.
Dünya küçüktür. Gün olur zaman geçer ve bir yolculuk esnasında Ali emmi söz konusu handa konaklamak zorunda kalır. Tabiî ki handa başkaları da vardır ve maalesef Elbistanlı mağdur köylülerden iki tanesi de ordadır. Köylülerden bir tanesi ateşin başında tütün saran Ali emmiyi tanır ve emin olmak için yapabileceği en sevecen tavırla yaklaşıp selam verir muhabbete başlar. çaylar içilir tütünler çekilir muhabbet ilerler. Köylü vatandaş;
Bu sene kaysıdan parayı vurdum. Allah razı olsun babalarına rahmet Gürünlü ustalar gelmiş de aşı yapmışlardı. Öyle şahane oldu ki kaysılarımız.. der
Ali emmi yaptıklarını unutur boşta bulunur ve gururla
O dediğin ustalardan biri de benim!.. der. Bunun üstüne Elbistanlı köylü Ali emmiye –vay senin…-der saldırır ve ali emmide en kestirme yoldan kaçar…
selimciğim teşekkürler. geçmişten verdiğin örneklerle hem güldürüyor, hem de düşündürüyorsun. lütfen, devam et. selam ve dua ile... y. emre