Olay yaklaşık 40 yıl öncesinde, kasabada Emiş Ahmet namıyla bilinen Ahmet BOZKAYA ile Aşağı sazcağız (bu günkü adıyla sularbaşı) köyünden Hasan Emmi arasında geçmiştir.
KENDİNDEN KIYAS BİÇ HASAN KİRVE
Olay yaklaşık 40 yıl öncesinde, kasabada Emiş Ahmet namıyla bilinen Ahmet BOZKAYA ile Aşağı sazcağız (bu günkü adıyla sularbaşı) köyünden hasan emmi arasında geçmiştir.
O yıllarda, çerçilik diye tabir edilen ticaret şekli oldukça yaygındır. Kasabalı çiftçiler,ürettikleri meyve ve sebzeleri, eşeklere yükleyerek çevre köylere satmaya götürürler, ve götürdükleri malları bazen para, bazen de buğday arpa yün nohut gibi mallarla takas ederlermiş. İşte bu niyetle eşeklerini satacağı mallarla donatan emiş Ahmet emmi yola çıkar, dağ köyleri dolaşır, alacağını alır satacağını satar işini bitirip telin’e doğru yola koyulur. Sazcağızda eşeklerden biri kaçar.. çok ararlar ama bir türlü bulamazlar.. Eşek ulaşım aracıdır ve tabiî ki çok önemlidir.. Sorar soruşturur, araştırır ve eşeğinin köylülerden birinde rehin olduğunu öğrenir. Geri almak için vatandaşın yanına gider, ama vatandaş eşeği vermeye hiçte niyetli değildir.
Senin eşek benim arpa tarlasının içindeydi.Tarlayı mahvetmiş zararımı karşılamazsan eşeği vermem… der
Ve çok fazla ve mantıksız bir miktar belirtir..Ahmet emmi eşeğini almakta, köylüde zararını karşılatmakta ısrarlıdır. Araya köylüler girer orta yolu bulmaya çalışırlar.
Hasan emmi,köyde sözü dinlenen yaşlı bir insandır..ve son sözü söyler:
Neyse Ahmet guccağa; sen köylüme iki teneke arpa ver eşeğini al götür..
Ahmet emmi hasan emminin önerisinden zerre kadar memnun değildir. Heyecanla o tarihi cümleleri söyler.
"Sen kendinden kıyas biç Hasan kirve, Allahını seversen sen eşek olsan iki teneke arpa yiyebilir misin?"…
(kaynak: Ahmet BOZKAYA)
Dostum Selim! Dedemin hatırasını yaşattığın için teşekkür ederim.
selimciğim teşekkür ederim. inan gülmeye en azından gülümsemeye çok ihtiyacımız var. güldürürken düşündüren yazılarının devamını bekliyoruz. sağlıcakla...Y.emre