Binlerce siluet var ufkumda bugün.
Sevgiliye;
Binlerce siluet var ufkumda bugün.
Her biri bir vaadin elinden tutmuş.
Yıllar evvel peşinde koştuğum rüzgâr,
Şimdi ne pervasız, beni unutmuş...
Ufka diktiğim gözlerimde nem,
Olmayan bir ülkenin prensesiyim.
İklimini bilmediğim binlerce ülke,
Ülkeler içinde bir ülkedeyim...
Sarmış etrafımı gam ile keder,
Yerde mi, gökte mi, bilmem nerdeyim?
“Gel” diye çağırır beni gölgeler,
Hayal mi, gerçek mi nerden bileyim
Sükûta yolculuk ne hoş seyahat,
Hangi meleğin kanadına sığayım lakin?
Bir yürek var bende kırılgan hoyrat,
Sırtımdan vurulsam yine de, tutamam kin...
Arsız bir hayatın ortasında şimdi,
Sabır ve sükût Eyüp’e hayran
Unuttum Leyla ne mecnun kimdi?
Şimdi gönül diyarı harap ve viran...
Kıyamazken kırmaya bir kelebek kanadı,
Sabahım binlerce güneşe kandı.
Sorarım yıllardır kendi kendime
Pervane ateşi neden yar sandı?
Acılarımız vardı anlatır gülerdik,
Acıyla belleyip insan olmayı,
Acıyan yanlarımıza güller dikerdik.
Ahh bir tutsan ellerimi sonsuza doğru
Bulsam bana, benden geçen yolu...
Koşsam bitişi varış bilerek,
Başlangıç bilerek en son, O sonu!
Hükmün başımla beraber yak yakacasaksan
Bir kez eyvah dersem namert olayım.
Öyle bir yak ki alevler içre beni,
Alevler içre beni bulayım.
Bilir misin bu yürek ne denli sana
Hasret can içinde, en asil cana
Görmezden gelmek ne mümkün seni,
Şah damarımdan daha yakınken bana