| Öncelikle başımızın tacı olan annelerimizin ellerinden kocaman öpüyorum. Bir gün değil her gün sizin gününüz. Rabbim tüm annelere sağlık, sıhhat, mutluluk, huzur, afiyet versin, Vefat eden annelerimize Yüce Rabbimden rahmet diliyorum. Sizlerin var olduğunuz sürece bizler varız. Bu günlerde kulaklarımız ve gözlerimiz memleketimden gelecek havadislere, resimlere hasret. Filanca gitmiş hemen arayıp hava ve iş durumundan haber almaya çalışıyoruz. Teknoloji sınır tanımıyor videolar, 3G bağlantısı, fotoğraflar ile hasretliğimizi anında gideriyoruz. Yollar mesafeler artık o kadar uzak değil, iş fırsat verirse tabi, izin aldığımız ilk fırsatta ise soluğumuzu orda alıyoruz. Büyük annemde havalar ısınınca evinde duramayıp memlekette soluğu alanlardan, Rabbim enişteme, büyük halama ve halalarıma sağlıklı uzun ömür versin şu an birlikte çok büyük işler yapıyorlar. Şu sıra üzüm budama ve toprakları sürdürme zamanı, bir kapının önü değil ki, koca bağ bahçe, işçi arasanız kimse yok, herkes kazancı peşine düşmüş memleketinden uzak, tüm iş size kalıyor. İşe sabahın erken saatleri başlayım deseniz, soğuk üşürsünüz, işe geç başlayalım ısınsın derseniz bu seferde güneş tam tepenizde dikkat, akşama kalır iseniz bu seferde ayaz ve karanlık. Anlayacağınız zaman kavramı çok kısıtlı. Üzüm budamakta ta ne ki diyenler olabilir; - Göz ve beyinizi hızlı ve sağlıklı çalıştırıp, doğru karar vermelisiniz…
Kuvvetli gelişen ağaçlarda veya dallarda az kesim yapılmalı, zayıf gelişenlerde ise fazla kesim yapmalıdır. - Matematiğiniz, özellikle açı bilginiz kuvvetli olmalı…
Zayıf gelişen dalların gelişmesini artırmak için açıları daraltılmalı, kuvvetli gelişen dalların gelişmesini azaltmak için ise dallar eğilerek açıları genişletilmelidir. Ana dala birleştiği yerden itibaren geniş bir yay yapacak şekilde eğilmelidir. - Doktor gibi, az kesik ve temiz ameliyat şart…
Fazla yara açmamak için çok sayıda yan dal kesimi yerine mümkünse bir dal kesimi ile aynı işi görmeye çalışmalıdır. Budanan yerlerde tırnak veya budak bırakılmamalıdır. - Mühendis gibi kolonlara fazla yük yüklenilmemeli, çimentosunu kaliteli yapmalı;
Kalın dal kesimlerinde mutlaka yük alma işlemi yapılmalıdır. Bu sayede kabuk veya dal yarılmaları önlenmiş olur. Yara yerleri aşı macunu veya kara boya ile kapatılmalıdır. - Öğretmen gibi sabırla, bıkmadan yeni kökler budamalısınız… Emeğinizin karşılığı çok değerli hakkınız ise asla ödenmez…
Dallar çok sık değilse ana dalların alt kısımlarından dipten dal çıkarmamalıdır. Dal üzerindeki meyve yükü öncelikle uçtan itibaren geriye doğru dal çıkarılarak sağlanmalıdır. Uçta bırakılan dal altta kalan en yakın dallara göre daha kuvvetli gelişmiş olmalıdır. - Terzi gibi kalıbınız ve makasınızı iyi kullanmalısınız…
Dal kesimleri bir yan dalın veya gözün hemen üzerinden gözün veya dalın aksi yönüne doğru hafif meyilli olarak yapılmalıdır. Bu anlatılan sadece budaması, bu üzümlerin ilaçlanması, diplerinin sürülüp havalandırılması, sulanması, toplanıp birde satılması var… Bunlardan da bahsedeceğim tabii. Ne büyük emek değil mi? Tüm bu işi yapan analarımız, babalarımız, kardeşlerimiz ne kadar çok meslek sahibi, bilgi birikimli insanlar değil mi? Bizler ağustos ayını sabırsızlık ile bekliyoruz üzümler olsa da döke saça yesek diye… Bu yazdıklarımı unutmayın üzümü yerken emeği geçenlere her lokmada TEŞEKKÜR edelim. Ve her gün sabah akşam o bahçeyi o hale getiren büyüklerimizin ELLERİNDEN ÖPELİM. Sizle İyi ki varsınız iyi ki sizin gibi kıymetli insanların evladı torunu olmuşuz sizlerle gurur duyuyorum. Benim çalışkan, üretken, yorulmayı bilmez değerli büyüklerim. Rabbim hepinize hayırlı yaş, uzun ömür versin sizler bizim yaşam kaynağımız, mutluluğumuz her şeyimizsiniz. Canım Babaannem “BİR BAHÇE KOLAY OLMUYOR KIZIM” derdi ve diyor… Bu sözü ile yukardaki tüm anlattıklarımızın kısaca özetliyor. Yaşadıklarımızın kıymetini bilelim. Büyüklerimizi başımızın tacı yapıp evimizin en güzel köşesini onlara ayıralım. Saygı ve Sevgilerimle 11.05.2015 /İstanbul Goncagül Balki Yıldız |