
Yazı için Yunus Emre beye teşekkürler...
bekliyordum gelmesini.
artık vakti gelmişti.
hoş, emareleri de görülmedi değil;
mütevazi halleriyle doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden sökün edip birleşerek bir tabaka oluşturdular bir kaç gündür. ve sonunda, dün akşam saatlerinde, hayret bu kez şimşek ve gök gürültüsüyle başladı. oysa ki hiç adeti değildi; kimseye fark ettirmeden bir araya gelir, sonra da sessiz sedasız olmadık bir vakitte yağmaya başlardı; güz yağmurları...
yine öyle oldu. yağışı yine sessiz ve mütevazi idi. öyle ki kapı önündeki düğün şöleni bundan hiç te etkilenmiş görünmüyordu. çocuklar, akşam satıcıları da...
yaz yorgunluklarının artık istirahata dönüşme vakti gelmişti,
"yeşil"in sararmaya dönüşme evresi de.
okul zilleri artık çalmaya başlamalı;
koca bir yaz hasretle yanan saf gönüller, vuslata ermeli.
...
bekliyordum gelmesini;
ürkütmeyen dokunuşları ile maziye kapı aralamasını.
şunca seneleri aradan kaldırıp,
geçmişle buluşturmasını...
hey! çocuklar, henüz bağ bozulmadı.
patatesler sökülüp, çeleler çekilmedi.
değirmen yolu aşılmadı,
un, bulgur yapılmadı.
bir yağmurla yönünüz şaşmasın!
...
bekliyordum gelmesini;
belki vicdanları dağlarda,
yeni bir nefes üfler ruhlara;
hüzün yüklü ekinle...
...
geldi ve sessizce gitti. öyle ortalığı sele katmadan, gürültüye boğmadan. ...
Gölbaşı/ANKARA
merhaba Yunus abi... Maalesef yaklaşık 5 ay sonra okuyorum yazdıklarını. Ellerine sağlık... aynı duygularla beklemiş ve karşılamışız güz yağmurlarını:)))
sevgiler selamlar....