Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Acı çekirdek suyu

Kategori Kategori: Hikayeler | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 3184 Okunma | Yazar Yazan: yavuz | 03 Mayıs 2007 13:45:41

Suçatıya göç etmemizin 2.yılındaydık.

                                   Acı çekirdek suyu

 

           Suçatıya göç etmemizin 2.yılındaydık. ömer amcamın evinde oturuyorduk ve benim en samimi arkadaşım tuyran (turan öztürk) emminin oğlu hacı osman’dı.bizim evimizde televizyon olmadığı için günümün ,okul ve yatma haricinde kalan zamanımın hemen hemen tamamı onlarda geçerdi. Her gün olduğu gibi yine hacı osmanla kızak kaymış kardan adam yapmış ve televizyon izleme mesaisine başlamıştık.

           O gün tuyran emmilerin evinde bir acı çekirdek kırma mesaisi olmuştu.o yıllarda kaysıların acı çekirdeği kırılır kırılan çekirdekler bir gün sıcak su içerisinde bekletildikten sonra suyu süzülür kurutulur hatta daha kurumadan tüketilirdi..

          Tabii buraya kadar her şey normal. Anormal olan bir şey vardı o da tuyran emminin kendine has enterasan düşünce ve icraatları. Hastanede çalıştığı zamanlar acı kaysı çekirdeğinin ilac yapımında kullanıldığını duymuştu.dini bütün bir insan olarak israfın haram olduğunu biliyordu ve tabiî ki bu acı çekirdek suyu bir ilactı,israf edilmemeliydi.. evdeki elamanların tamamı oldukça sağlıklıydı, kendiside..ama ahırdaki boz eşek son günlerde biraz neşesiz duruyor, yaz aylarındaki kadar konser vermiyor, çok az zırlıyordu. Bir derdi sıkıntısı olmalıydı.

           Bir kazan acı çekirdek suyunu, Şükriye halanın bütün o karşı çıkmalarına ve itirazlarına rağmen,yaklaşık bir gündür kuru ot yiyen ve susamış olan eşeğin önüne koyar. Susuzluktan sağı solu gözü görmeyen mağdur önüne konan bütün iksiri başını bile kaldırmadan içer.tabii tuyran emmi halama bir güzel  fırça bile atar:

          Senin aklın neye yeter kız bak hayvan ne güzel içti..

          Biz hacı Osman la hiç aksatmadan televizyon izleme mesaisine devam ediyorduk ki, ahıra hayvanların ikindi yemini vermeye inen Şükriye halanın bağırıp çağırmaları ve bedduaları ile irkildik.

          Deli döyrülesice seni. Gebertmişsin eşeği hınzır! Gözün aydın gel pisliğini pekle neydiyirsen et, at şu üleşi buradan.

          Koşarak indik ahıra. Oda ne eşek öylesine şişmiş ki dört ayağıda gergiye gelmiş sırtının üstüne yatıyor,dili dişlerinin arasında sıkışmış ağzına köpükler yığılmış.ve tuyran emminin sihirli kahverengi  iksiri eşeğin kıçından fışkırıyor..

         Tuyran emminin yüzünde endişeli,ne bilirsin gülecek ne bilirsin ağlayacak gibi bir bakış ve tek kelime..

          Ulaaaaa!....              

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

erhan { 10 Ağustos 2007 15:05:17 }
Amirim; hakkını teslim etmek gerek.Gerçekten bu yazını ve diğerlerini çok beğenerek okudum, tabii kahkahalarımı da tutamadım.Sadece güldürmekle kalmıyor aynı zamanda da düşündürüyor ve kıssadan hisse almamızı sağlıyorsun.Geçmiş tarihe ışık tutmak da bir o kadar önemli.Teşekkür ediyorum, tebrik ederim,yüreğine sağlık.Bu güzel yazıları yazan oldukça okumamak ne mümkün, vesileyle tüm yazanlara da teşekkür- doldurulması zor büyük boşlukları dolduruyorsunuz...Düzce'den herkese selamlar.
yunus emre { 28 Mayıs 2007 00:01:55 }
selimciğim tebrikler. hikayelerinin devamını bekiyoruz.
tolga { 19 Mayıs 2007 14:08:05 }
yalnız abi kırk yıllık tüüüyran emmi ya tuyran demişin olmaz ki güzel hikaye ağzına sağlık bu arada onu da rahmetle anıyoruz
goncagul { 14 Mayıs 2007 17:21:02 }
süper bir anlatım ya okurken gülmekten gözümden yaş geldi. Bu arada acı çekirdeği kaysılamak için bir sefer ılık suda bekletim dökmeyin zehirlenirsiniz bir hafta boyunca kaysılamak icin suyunu değiştirmek gerekiyor:) yoksa fena olur halimiz....
İsmail { 04 Mayıs 2007 10:16:36 }
Hahhaahhaa Gardaş anlattığın hikayenin tarihine bende tanığım,olayın bugüne yansımaları çok espirili ancak o yıllarda bu facianın tesiri çok büyüktü olayın ahırda vuku bulması olası bir tehlikeyi, eşşekler isyanını,koro halinde anırma girişimlerini önledi. Rahmetlik Tüyran Emmi eşşeğin üzerine o kadar titrerdi ki bakımını bizzat kendisi yapar itina gösterirdi,niye göstermesin ki bir saatlik yaylanın yaya yolunu bindi de dehledi mi 40-45 dakika da atardı; ama ne bilsin ki ilacın yan etkisinin bu kadar ağır olacağını….. bence yanlışlık tanı da :))

sami { 03 Mayıs 2007 21:49:06 }
selim kardaş tüm hikayelerin eşek üzerine. eşeklere yazık ya onlara laf atma
suna emre { 03 Mayıs 2007 17:08:47 }
Selim Abi tek kelimeleyle sahane,demekki bilime bizim kasabadan bayaa kurban verilmis(!)
Kalemine saglik slm lar...
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun598 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI