Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

PEMBE NAYLON AYAKKABILARIM...

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 1671 Okunma | Yazar Yazan: gonca | 04 Mart 2013 12:48:47

Goncagül Hanım'dan güzel bir yazı

Goncagül Balki Yıldız tarafından kaleme alınan PEMBE NAYLON AYAKKABILARIM  isimli yazıya ulaşmak için T I K L A Y I N

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Goncagül { 14 Mayıs 2013 16:16:51 }
Teşekkürler Burhan bey, Hidayet abi sagolsun yoksa ben kim yazı yazmak kim!!! onun verdiği cesaretle sunuyorum begeninize.. daha iyileri yapacak okadar kişi varki burda benimkisi devede kulak... yazarlığa yaşken eğilmek gerekti ben bu işe ben biraz geç kaldım...Sevgiyle kalın.
Burhan Emre { 31 Mart 2013 23:47:27 }
Yazının başlığını gördüğümde bu kadar ustaca kaleme alınmış bir yazıyla karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim.Meğer Goncagül hanım çok iyi bir kalemmiş.Suçatı sevdası,çocukluk anıları daha güzel anlatılamazdı.Şimdi emekli olsamda zamanında Yuva köyünden daha mahrum ve daha uzak köylerde uzun yıllar bende öğretmenlik yaptım.O yıllarda Suçatına izine gelirken duymuş olduğum heyacan ve mutluluk sizinkinden hiçde aşağı olmazdı.Sizler bizlere göre daha yeni kuşak sayılırsınız,bizim çocukluğumuzda yani 1960 lı 70 li yıllarda bayanların,kızların en kıymetli ayakkabıları o naylon ayakkabılardı,erkeklerinki ise kara lastik dediğimiz lastik ayakkabılardı her ikiside son derece sağlıksız yazın yakan,kışın donduran türden ayakkabılardı.O zamanlar büyüklerimizin alım gücümü yoktu,ailelerde nüfus çoktu paramı yetştiremiyorlardı,piyasada şimdiki gibi kaliteli ve makul fiyata ayakkabımı bulunmazdı hala merak ederim.Goncagül Hanım belliki sizde yazı yazma potansiyeli var yeni yazılarınızı bekliyorum.Yazınızı okuduğumdada yorumumu ilave edeceğim.Hoşçakalın.
Goncagul Balki Yıldız { 26 Mart 2013 09:39:54 }
Teşekkür ederim Hatice ablacım.
Hatice Balki Akpınar { 22 Mart 2013 17:10:11 }
Canım harikasın. Eline gönlüne sağlık. Yazılarını çok akıcı ve güzel.
Goncagul Balki Yıldız { 06 Mart 2013 17:23:29 }
Teşekkür ederim, degerli zamanınızı ayırıp okudugunuz için yazılacak okadar şey varki ... Sizlerdende değerli yazılarınızı bekliyorum.. Yorumlarınız için çok teşekkürler.
Naci TOPRAK { 06 Mart 2013 00:24:51 }
Ne güzel yazı. Sade samimi, edebi bir anlatım. Teşekkürler Hanımefendi. Goncagül hanımın belirttiği naylon ayakkabıların bir üst versiyonu yetişkin hanımlar için de vardı yetmişli yıllarda. Aynı özelliklerde. Yer bellerken terleyen ayaktan fırt diye kayan, çamurda giyene vefasızlık eden “yabanlık ayakkabılar”. Tıpkı paslanmaz çelik tencere öncesi aliminyum mutfak eşyaları gibi, geldi geçti ; esti gitti. Bir köy öğretmeni dünyasından ne güzel yazmışsınız. Çocukluğumda Karadoruk köyüne yaya giderken geçtiğim “Yuva Gediği” -Karakepez sırtı- patikasında ki alıçları, ahlatları, kalabalık dağ ağaçlarını görür gibi oldum adeta. Ne küçük şeylerle, ne büyük mutluluklar yaşanabiliyormuş ..! Bizim kuşak –erkek çocuklar- lastik ayakkabının yenisini bayram sabahı koklar, yastık altında tutardı. Zamanla bağda bahçede, o çamurlu oyun dünyasında sanal oyuncağımız olur ; chevrolet , Volvo kamyonların model maketiymişçesine çocuk ağızların “rrrınnn” lı ses efektleri ile bütünleşir, tumda hareketlenir, mini harıklara atılan çerçöp köprülerden geçerken canlanırdı sanki. O çocuk dünyasında oyunun en hararetli etabında susayan küçük oyuncuya hemen su kasesi olur, bir iki çalkalama ile durulanır, yırtık değilse göğere daldırılıp ağza su taşırdı. O zamanlar harıklar temizdi. Irmakların taşları porselen kadar apak yüze gülerdi. Poşet vs. denilen sanayi pisliği bilinmiyordu. Naylon ayakkabılı gelinler, sabahın köründe yayık için soğuk suyu Sarıkaya ırmağından bakraçlarla eve taşırlardı. Yazın Öğlen kaçamağında Sarıkaya veya Tohmanın bilmem hangi müsait gölünde çimen oğlan çocukları, donları ıslaksa büyüklerden mutlaka papara yer, hele de lastiğin tekini suya vermişseler, cezaları mutlaka ağır olabilirdi. Kambur Hacı’nın –merhumun - gölünde kaç şuğullu yeni yetme, yitik papuç aramıştır. Lastik ayakkabının eskisi sadece kışın kızak kayma sezonunda revaçta olurdu. Goncagül hanım iğde dikenine kadar yazmış zaten. Sağolsunlar. Galiba anıların en güzeli, en muteberi çocukluk dönemine dair olanlar. Fıtratın, içtenliğin bozulup yozlaşmadığı, en Müslüman, en mümin demlerimiz galiba çocukluk. Tekrar teşekkür ederim. Selamlar.
halim { 04 Mart 2013 14:36:55 }
elinize sağlık.bu çok güzel nostalji dolu duygu dolu yazı için teşekkürler. aslında sayfalar dolusu derinlikte bir konu ama yinede güel.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun120 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI