Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

ÜNİVERSİTENİN İTİBARI

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 1820 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 09 Kasım 2012 11:08:13

İyi okumalar dilerim.

Ülkemizde en çok konuşulan, eleştirilen kurumlardan biridir Üniversite. Yine bir eleştiri üzerine, Üniversitenin bir elemanı olarak kaleme aldığım ÜNİVERSİTENİN İTİBARI İSİMLİ yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
Saygılarımla

ÜNİVERSİTENİN İTİBARI İSİMLİ YAZI

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hidayet Takcı { 14 Kasım 2012 20:53:27 }
Değerli Hakim Bey,

Bahsettiğiniz konuların bir kısmı devletle alakalı konular olmakla birlikte dediklerinizin bir kısmına katılıyorum, haklısınız üniversiteler de maalesef bazı konularda sınıfta kalmıştır. Benim yazıda özellikle dikkat çekmek istediğim eleştirilmek veya eleştirilmemek konusu değil, asıl dikkat çekmek istediğim birilerinin doğru olduğu için değil bir yerlere zarar vermek için eleştiri yapıyor olması. Olaya sizin yaklaştığınız şekilde yaklaşanlara diyecek sözüm yok ama yaklaşım hatası olanlar da kusura bakmasınlar ama önce kendi söküklerini yamasınlar.

Bu memleketin eğitim sorunu olduğu muhakkak ama eğitim ta çocuktan başlıyor ilk öğretime oradan liseye ve nihayet üniversiteye kadar devam edip gidiyor. Bütün paydaşların el birliği ile bu soruna çözüm aramaları lazım diye düşünüyorum.

Selamlar,
hakim bozkulak { 14 Kasım 2012 12:50:50 }
Bir kurumun iyiye doğru gitmesi için yanlışlaını göstermek, hatta biraz abartaraak göstermek, eleştiri olarak kabuşl edilmeli dir. Bu kurumlarda eleştirenlere tahammül edip, hatlarını gidererek eleştirene teşekkür yazısı göndermelidir. O amca kimdir, bimem kurumlara iftira ettiyse çok ayıp etmiştir. Ama bende üniversitelerin yeterli ve gerekli bilgileri öğrencilerine vermediği yada öğretenlerin bu bilgilere vakıf olmadığı noktasında kuşkularaım var. İki örnekl vereyim. 1.si üreticilerin kullndıkları sepze tohumları (örnek domates, salatalık v.s )piyasadaki fiyatları altınla eştir. Bu tahumlarrı üretenler ve bize satanlar ençok İsrail ve diğer ülkeler. Peki Üniversitelerimiz bu tohumlar naıl üretilir neden öğretmezler... Bizde İsraillin toprağı kadar toprak, İsrailin nüfusu kadar nüfus yokmudur ? Üniversiteler buhususlarla neden ilgilenmezle, yoksa bizim insanımızbu bilgiyi bilmesede mi our demekteler.
2.süs bitkilerini (özellikle çiçekler) ana vatanı Türkiye ne yazıkki bu bitkilrinin nasıl ıslah edilleceğini ve yetiştirilmesini üniversiteler öğrencilerine öğretmez. Öğretmedikleri içnde çoğu çiçekleri Hollanda bata olmak üzere dış ülkelerden alırız. Bizim oraya özgü olan Nezruz neden geliştirimez saksıya alınmaz vede nevruz bayramında pazarlanmaz bu iş üniversitelerin görevi değil idir. Bir kaç örnek verdim daha çok örnekler sıralana bilir.Üniversiteler ve öğretmenleri bu hususlarda kafa yormalı, araştırma yapmalı bak bizde bunu yaptık diye bilmeli... ı Saygılrımla.
Hidayet Takcı { 12 Kasım 2012 19:49:56 }
Burhan abi,

Eleştiri ile karalama arasında çoğu zaman ince bir çizgi var. Muhabbetin gelişimi ve tonu amcanın haklı olabileceği halde haksız olduğu bir tonda idi. Bütünü kapsayan sözleri ile demek istediği üniversitelerin hiç bir fonksiyonu yoktu ona göre. Belki izlemişsinizdir uluslararası savunma sanayi fuarında sergilenen Türk işi projeleri. İşte o ve ona benzer işleri bu ülkenin üniversitelerinden yetişen aslan gibi gençler yapıyor. Keşke amca sağa sola dil uzatmak yerine toplumda saygılı olmayı öğrenebilseymiş proje yapmasına gerek yok.
Burhan Emre { 11 Kasım 2012 22:54:10 }
Olay kahramanı amcabeye bazı yönlerden hak vermek gerekir,üniversite yönetimlerimiz yıllar yılı gerçek görevleri olan ilim öğrenme ve öğretme görevlerinin dışına çıkarak öğrenci kıyafeti gibi saçma sapan ilimle fenle ilgisi olmayan işlere kafa yordular.Bu tür çalışmalarda Türk halkı üzerinde hiçde iyi intibalar bırakmadı.Buna karşın üniversitelerimizde kendisine 24 saatın yetmediği araştıran inceleyen hep yeni birşeylerin arkasından koşan öğrenci ve öğretim elemanlarımızın var olduklarını çok iyi biliyor ve takdir ediyoruz.
Hidayet Takcı { 11 Kasım 2012 12:58:09 }
Değerli hocam;
28 şubatın karanlık dehlizlerinde kimler neler yapmadı ki, her kurum el birliği ile müdahil oldu olan bitene, bunlardan biri de maalesef üniversiteler oldu. Belki her yerde olduğu gibi yönetim kademesinde olanların ve bazı durumdan vazife çıkaranların hataları oldu, olmadı değil. Benim itiraz ettiğim nokta o karanlık dönemlerde bile gerek ben gerekse etrafımda bulunan akademisyen arkadaşlarım canla başla bilim yapmak için mücadele ediyordu. İlk 500 üniversite olayı şuna benziyor, ekonomik göstergelerde puanlar var ya, veya erovizyon yarışmalarında verilen puanlar, yani genellikle siyasi ve genellikle kasıtlı. Bu arada ilk 500 üniversite arasında bulunduğumuzu ve bu listede yer alan üniversitelerden birinin Çukurova Üniversitesi olduğunu ifade etsem sanırım siz de az çok bu konuda bir kanaate sahip olursunuz. Yani bizim o listelerden beklediğimiz ile o listelerin meydana gelişi biraz farklı gibi. Zaman zaman benzer istatistikler ülkemizde de yayınlanır, kimisi inanır kimisi inanmaz. Uzun lafın kısası amca örneğinde ifade etmek istediğim insanların kendi gözlerindeki merteği görmemesi başkasının en ufak hatasını görmesi. Memleketimin üniversiteleri sanıldığından çok daha iyi durumda, çok daha iyi de olacak inşallah. Tabi ki milli eğitim ne kadar iyi ürün gönderirse bize biz de onun üstüne daha iyi şeyler koyabiliriz. MEB+YÖK işbirliğini bekliyoruz. Selamlar.
Emrullah TOPRAK { 11 Kasım 2012 01:19:51 }
Değerli üstadım, güzel tespitlerinize katılmamak elde değil. Ancak sözkonusu amcayı da bu kanaatlere sürükleyen sözde bilim adamları vardı ne yazık ki bu ülkede. Daha düne kadar cumhurbaşkanının eşinin nasıl giyinmesi gerektiğinden dem vuran yök başkanlarından, orduyu ikide bir göreve çağıran rektörlerden, fakültesinde başörtülü öğrenci avına çıkan dekanlardan geçilmiyordu bu ülkede. Şimdi nasıl bilmiyorum ama dünyadaki ilk 500 üniversitede adımız yoktu. Yani ulemamızın da bu itibarsızlaştırmada bizzat başrol oynadığı söylenebilir. Sizin gibi pırıl pırıl nice değerli genç bilim adamları sudan bahanelerle üniversitelerden uzaklaştırıldı. Hatta sizin de benzer sıkıntılar yaşadığınızı bir ara konuşmuştuk. Dolayısıyla saz elinde atıp tutan amcada böyle bir algı oluşmuş olabilir. Sinan kardeşimin dediği gibi biraz zaman gerekiyor. Sizin gibi ilim irfan sahibi bilim adamlarının hak ederek önemli noktalara gelmesi icap ediyor. İnşallah diyelim...
sinan { 10 Kasım 2012 14:24:58 }
Hocam, bu kişiye amca dediğinize göre 50-60 yaşlarında olsa gerek. Amcamıza şöyle demek gerek " amca, insanlık bu fikirlerini duymak 60 yıl bekledi, sende birazcık sabretsen üniversiteler mutlaka senin istediğin düzeye gelir".
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun901 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI