Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Bir bayramı daha geride bıraktık

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 1753 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 28 Ağustos 2012 16:53:59

Darısı diğer bayramlara

Ramazanın son günleri bastı beni bir heyecan, sanki yıllardır görmediğim bir yere gidecekmişim gibi bir heyecan, halbuki daha iki hafta önce oradaydım. Hadi bugün gidelim dememle kendimizi yolda buluşumuz bir oldu. Hamile eşim dahil hepimiz sanki askerde ictimaya yetişmeye çalışan erat gibi hızla hazırlandık düştük yola. İnşallah bu sefer yolda arıza olmaz derken yol arızasından zıp zıp zıplamaya başlamıştık bile. Hoplaya, zıplaya, virajlara hızla gire çıka memlekete vardık sonunda.

Kışın içerde yanan sobamız yazın da dışarıda yanar. Vardığımızda dört mevsim çalışan sobamızı yine mesaide yakaladık. Fırınında patates pişen sobamız bize bir hoşgeldin ettikten sonra pişirmeye devam etti. Annem, babam ve bacım vardı evde. Bir de bacımı enerji küpü kızı. Şirin mi şirin kız ne bilmedi ki yapmasın. Klasik ne var ne yok muhabbetleri ardından babamın kapıda, yılanlı dağına bakan kirevite uzanıp iftar saatini beklemeye koyuldum. Hemen uyumuşum, kalktığımda sofra mis gibi hazır bizi bekliyordu.

Diğer gün her zaman olduğu gibi bağ bahçe ziyareti yapmak nasip oldu. Yaşlanan babam artık yetişemiyor her bir yere ve yer yer bu sebeple ağaçlar kurumaya başlamış. Sadece bizim bahçe mi, birçok bahçe aynı kaderi paylaşıyor maalesef. Kimileri yaşlı olduğu için kimileri ise hayvancılık yapmaktan vakit bulamadığı için böyle olmuş. Geçen seneye nispetle kanalın su sorunu çözülmüş ama özellikle battı çıktı adı verilen teknikle su alanların işi hala zor. İki de bir tıkanan borular ve kapanan ağızlıklar işi zora sokuyor.

Bayram sabahı, bir aydır tutmakta olduğumuz oruçla bir bütün olan bayram namazına gittik babamla. Bize daha yakın başka camiler olsa bile namazı yeşilyurt mahallesi camisinde kılmak istedi babam ve oraya gittik. Kasabanın en büyük camisinde namaz kılmanın zevki bir başka, belki de bu zevk namaz sonrası çok sayıda insanla bayramlaşma olanağından ileri geliyor. Namaz bitiminde amcam ciddi şekilde bizi kahvaltıya davet etti ama gidip kendi evimizde çoluk çocuğumuzla kahvaltı yapmak daha mantıklı geldiği için evimize gittik.

Kahvaltının hemen ardından çok da büyük olmayan yaylamızın, hepsi akrabamız olan yerlileri bayramlaşmaya geldi. Sülalemizin şu an en yaşlısı olma unvanını elinde bulunduran babam sanırım insanların en başta bize gelmesinin en önemli nedeni. Öğlene doğru İzmir'den gelen kardeşimi gidip telinden aldıktan sonra bayram biraz daha anlamını buldu bizim için. Öğleden sonra kardeşimi de yanıma alıp bayramlaşmalara çıktık.

Bayramın ikinci günü telin günü idi. Orada bulunan akrabaları eksiksiz olarak ziyaret ettik. Şükriye teyzelerin kapıda bir kalabalığı ilk gördüğümüzde pek anlam veremesek bile sonradan öğrendik ki sevgili Hikmet veya kardeşi memetin deyimiyle Hekko hakkın rahmetine kavuşmuş. "Nasıl yani" demek oldu ilk tepkimiz. Sonradan öğrendik ki uzun süren rahatsızlığı nedeniyle zaten sıklıkla dengesini kaybedip yere düşen Hikmet bu düşmesine kalkamamış. Yaş itibariyle benimle aynı dönemin insanı olan Hikmet meğerse benim ruh dünyamda da önemli bir yere sahipmiş. Şöyle bir zihnimi yokladığımda epeyce bir hatıra canlandı gözümde ve duygulandım işin açığı. Şükriye teyzeye baş sağlığına girdiğimde evlat acısı yaşayan bir annenin yürek burkan durumuna şahit oldum. Baş sağlığı dileğime ağlayarak ve uzun uzun sarılarak tepki veren teyzem beni de ağlattı. Cenaze evinde epey bir vakit durduktan sonra cenazenin bir gün sonra kaldırılacağını öğrenip oradan ayrıldık.

Tam o sırada Suçatı Haber'in gönüllülerinden Abdurrahman ağabey beni aradı telefonla, Hikmet'i sordu, bayramın üçüncü günü düzenlenecek piknik hakkında konuştuk ve Ali dayıların evinde görüşmek üzere sözleştik. Ali dayımlarda değerli Emrullah ve Naci hocaları da bulunca ister istemez bir Suçatı Haber muhabbeti tutturduk. Abartısız bir saat görüştük her şeyi. Grubun hayrı için fikirlerimizi paylaştık ve yarınki piknik için sözleşerek ayrıldık. Onların da benim de ortak fikrim hem pikniğe hem de cenaze merasimine katılmaktı, doğru olan buydu çünkü.

Bayramın üçüncü günü grubumuz için önemli bir gündü. Yıllardır deyim yerindeyse sanal olarak boy gösterirken bu sefer canlı canlı bir araya gelmiştik. Gittiğimizde ortalama bir düğün ahalisi vardı. Önceki festivalleri de bildiğim için bu kalabalık beni mutlu etti. Sırayla tanıdıklarımızla sohbet edip tanımadıklarımızla tanıştık. Ayak üstü konuştuk, görüştük. Ardından az sayıda olmasına rağmen minderlerden birine davet edilerek oturduk. İnsanımızın Suçatı Haber'i ve bizleri kabul edişi, değer verişi bizi son derece mutlu etti.

Sohbetimiz devam ederken önce nohutlu hedik ardından sütlü elma, tandır ekmeği, yağlı çökelek, bal ve üzüm ikramı yapıldı. Megafonu eline alan Halim ağabey bir giriş konuşmasının ardından sözü bize verdi. İlk söz alan herkes gibi kırık, dökük ve düzgün olmayan bir konuşma yaptım. Biz galiba meramımızı yazarak anlatmaya alışmışız. Kendim konuştuktan sonra sözü Emrullah hocama verdim. Hocam daha iyi bir konuşma yaptı derken Naci hocam ve diğerleri. Fikirler, görüşler, sorunlar filan. Bugüne kadar hiçbir festivalde olmadığı kadar vatandaşla iç içe güzel bir organizasyon oldu. Gelemeyenler çok şey kaybetti, inşallah önümüzdeki yıl daha yüksek bir katılımla bir araya geliriz. İkindi namazının ardından oldukça kalabalık bir cemaat ile Hikmet kardeşimizin cenaze namazını kılıp kabristana defnettik. Allah rahmet eylesin inşallah sorgusuz sualsiz cennete gider. Bu dünyada çok sıkıntı çekti, diğer dünyaya bir sıkıntısı kalmamıştır inşallah.

Bayramdan sonra yaptığımız işlerden zihnimde iki şey kalmış. Birincisi Osman kardeşim için bir adak kurbanı alıp onu kesmek. Kurbanı kesmek için bir iki arayıştan sonra kendim kesmeye karar verdim ve bugüne kadar ki ikinci kurban kesme işini başarıyla yaptım. Allah kabul etsin inşallah. İkincisi ise gece vakti şuğulda sabahlamak oldu. Saat gece 24:00'de gittiğimiz bahçede gayet büyük bir ateş yakarak onun ışığında oturup, közünde çay kaynattık. Ancak izcilere nasip olabilecek güzellikte bir tecrübe oldu bizim için. Hiç korkmadık desem yalan olur ama korktuğumuzu fazla belli etmemeyi başardık galiba. Unutulmaz bir hatıra oldu işte.

Evet, güzel bir bayramdı. Sıkı şekilde geçirdik. Darısı diğer bayramlara inşallah. Rabbim sağlık ve sıhhat içerisinde, dostlarla birlikte daha nice güzel bayramlar nasip eder inşallah.

28 ağustos 2012, Sivas

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

osman takcı (izmir'den gelen kardeş) { 15 Eylül 2012 01:53:53 }
evet aynen öyle oldu her anına şahidim :)
Hidayet Takcı { 03 Eylül 2012 15:28:43 }
Değerli Naci Ağabey,

Uyarılarınızı biz kendimiz adına dikkate alacağız inşallah. Daha güzel ve daha hazırlıklı organizasyonlarda buluşabilmek dileği ile. Eksiklerine rağmen piknik organizasyonu da aslında iyi oldu. Daha iyisi için hepimizin bir şeyler yapması icap ediyor. Seneye Allah nasip ederse inşallah el ele vererek daha geniş katılımlı ve daha güzelini yapalım. Bu arada ben Sivas'a geldim siz de Suçatı'ya döndünüz, Allah izin verirse dört mevsim görüşebilir ve bu konularda diğer dostlarımızın da katılımları ile güzel işler yapabiliriz.

Saygılarımla,
Naci TOPRAK { 03 Eylül 2012 01:29:06 }
Hidayet Hocamın özel intibalarına ve kanaatlerine saygı duyarak, yukarıda bahsedilen ve başından beri anlamlandırmada zorlandığım piknik (!) meselesi ve Suçatı Haber toplantısı (!) dolayısıyla yazma ihtiyacı duydum. Amacım kimseyi hırpalamak veya suçlamak değil. Aksine, özeleştiri olarak algılanırsa akim olmayan planlı, rasyonel işler düzenlenebilir :
a) Halim BAŞPINAR Kardeşimin imzası ile bu web sayfasında ilan edilen piknik konusu başından itibaren izaha muhtaçtı. Çünkü, bayram günlerinde insanlar, sınırlı bir zaman diliminde baba ocağına, sıla-i rahime varmışken niye filan tarih ve yerde toplansınlardı ? Kasabada oturanların ise pikniğe ne kadar ihtiyacı vardı ? Kasabanın veya memleketin meselelerini konuşmak ise kapalı salonlarda erbabının bileceği işdir. Niye Şuğul değil de orası;. Yusuf dede olamaz mıydı ? Goncagül hanımın kulakları çınlasın;
b) Formatsız, gündemsiz dolayısıyla amacı da anlaşılmayan tarzda insanlar az da olsa geldiler ve gittiler; Daha önce hiç katılmadığım ve tuhaf bulduğum Kasaba festivalleri ile izdiham açısından kıyaslamak ise ayrı bir trajedi. Ama bu piknik bir festivaldi..!
c) İddiasız, mütevazi ve bir grup insanı buluşturmak gayesi ile yapılmış, İSTİŞARESİZ, PLANSIZ bir oldu da bitti maşallah, buluşması denebilir mi ? İlgililerine bu endişelerimi başta ifade ederken o duyuru yazısına yorum düşmeğe de elim varmamıştı doğrusu.
d) Amaç SuçatıHaber grubu, paylaşım sitesi veya sanal alem üyelerini, okuyucularını buluşturmaksa bunun platformu daha farklı ortamlar olabilir zannımca. Zaten Hidayet hocanın belirttiği üç beş dost muhabbetinin de, bayramlaşma atmosferinden öteye bir kıymeti harbiyesi de yok, kalıcılığı da.
e) Hidayet hocamın beklediği, SuçatıHaber için sohbet erbabı, galiba kasabanın içinde ve dışında nice ismi afişe olmamış değerli insanlarımızın farklı katılımları, katkıları ile zenginliğini bulacaktır kanaatimce. O ayrı, daha ciddi bir konu...
f) Rahmetli Hikmet ÖZTÜRK'ün cenazesi ile çakışması, sayın Belediye Başkanının ve diğer kasabalıların katılımını da etkilemiştir.
g) Kimse alınmasın. İyi niyetli ama amatörce tasarlanmış bu piknik, insanımıza, hazırlıksız neyi yapamıyacağını Mehmet Ali KÖSE'nin davulu kadar ihtar etmiş olmalı umarım.
h) Bence pikniğin en dikkate değer yanı, Ramazan ENGİN abinin Hediği ile objektifinden yansıyanlardı. Bir de sayın Milletvekili Osman BOYRAZ beyin bir Telinli gibi iştirakiydi.
Selam ve muhabbetle...
Hidayet Takcı { 29 Ağustos 2012 14:17:12 }
Değerli Vekilim,

Dediğiniz gibi çalışınca oluyormuş, aslında bu konuda en büyük örnek sizsiniz. Yılların gayreti ile kasabamıza bir ilki yaşattınız, size teşekkür ediyoruz.

***

Değerli Sinan Kardeşim,

Yazı için yaptığınız yorum beni ziyadesiyle mutlu etti. Allah razı olsun eksik olmayın. Bence mühendisler de yazmalı. En azından denemeliler diye düşünüyorum.

***

Sevgili Goncagül Kardeşim,

İyi dileklerin için çoook sağol, Allah razı olsun. Sizinle SuçatıHaber çatısı altında, köylümüz için bir şeyler yapabilmek mutluluk verici. Yazılarına ise haksızlık yapma, gayet güzel yazıyorsun. Yazmaya devam inşallah.

Selam ve saygılarımla,
Goncagül Balki Yıldız { 29 Ağustos 2012 13:03:52 }
Hayırlı evlatlarınız olsun abim, olmayanlarada hayırlısını nasip etsin Yüce Rabbim, Adak Kurbanınzı Allah kabül etsin, Köyümdeki bayram sabahları vazgeçilmezim ne güzel o günü doya doya yaşamısınız.
Şuulda sabahlamak hemde ateş yakıp cesaret işi helal olsun abi, asla unutulmaz bir gece olmuştur.
Rahmetli Hikmet abiyi hep Rahmetli Tayyip Şimşek amcalarda görürdüm bizim bahcemiz orası idi Rahmetliyi harık kanalı yaparken görürdüm pantolonunda bir kendir bağlı olurdu, hasta oldugunu bende vefat edince öğrendim çok üzüldüm sevenlerine başsağlı diliyorum. Piknik konusunda yorum yok keşkelerden başka .. elinize - gönlünüze sağlık harika bir kalem yavaş yavaş olacak yazılarım sizin güzel yazılarınız kadar olmasada idare eder düzeye gelecek inanıyorum..
sinan { 28 Ağustos 2012 20:36:18 }
Sizin kim olduğunuzu bilmesem. Bu yazıyı bir bilgisayar mühendisinin yazdığına inanmam.
osman boyraz { 28 Ağustos 2012 17:00:29 }
emeginize yüreginize saglık.calısnca oluyormuş
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun301 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI