Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

MAVİSİ- YEŞİLİ ve İŞİ BOL MEMLEKETİM

Kategori Kategori: Güncel Olaylar | Yorumlar 2 Yorum | Okunma 1874 Okunma | Yazar Yazan: gonca | 28 Ağustos 2012 11:25:43

Umarım sizi bu uzun yazımla sıkmam, yüzünüzde bir tebessüm yaratırsam ne mutlu bana, 5 günlük bir ziyaret yaptım yeşil güzel kasabama ve yaşadıklarımı kısaca özetledim. Yazacak o kadar şey varki ilerleyen günlerde bu yazımı beğenirseniz tabiki onlarıda ekleyeceğim İNŞALLAH Sevgi ile kalın yüzünüzde gülücük ve bedeninizden sağlık-sıhhat eksik olmasın.

           Her yıl bir önceki yılı aratıyor mu? Bana mı öyle geliyor? Her geçen yılı özlemle hasretle arıyor ve anıyorum o kıymetini bilmeden geçirdiğim günleri mi! “şu zamanı geri almayı bir başaramadı insanoğlu diye” de söyleniyorum, artan iş yükü ve paralelinde sorumluluklar ve her yıl biraz daha yorulan bedenler…

 

            Bu koca yılın yorgunluğunu atmak için Suçatı Kasabası’na gittim biraz olsun dinlendim ama yettiğini söyleyemem, ne yalan söyleyeyim uzun tatil yapan sevdiklerimi kıskanıyorum… Uzun tatili hak eden meslekler için yıllar öncesini iyi değerlendirip daha çok çalışsaydım böyle olmazdı! Sonra hayırlısı bu imiş diyip avutuyorum kendimi işte…

 

           Sivas – Gürün – Suçatı kasabası yeşili- mavisi ve işi bol olan memleketim… Bir dakika boş kalınmaz, illaki yapılacak bir iş vardır. Sabah güneş doğarken uyanırlar, kapı önü süpürülür-yıkanır, bahçedeki yolunacak kötü otları yolunur, sallanacak dut - kayısı var ise onu sallar - döker- toplarlar,  baharat otları varsa onu derip- yıkayıp bir bez arasında güneşe serip kuruturlar, geç olmadan sulanacak yerleri sularlar… damda bulgur serili ise onu karıştır kurumasını kolaylaştırırlar… vb İnanın yazmaktan yoruldum ama bu kadar işi 2 saate bitirirler sonra ev işleri… Biz gençlerin yorgun bedenleri ise o saate kadar yatar… Bütün işi bitirip gelen, eli öpülesi büyüklerim kahvaltıyı hazırlayıp o sözde gençlerin uyanmasını beklerler,  sonra evi temizleyip yatakları toparlayıp zaman kaybetmeden yeniden bahçeye…”ya bir oturun deriz” OTURACAK ZAMAN MI? BİR SÜRÜ İŞ VAR derler… Canlarım demezler; hadi biz oturalım, siz gidin şu işleri yapın… Yorulmak bilmez canlarım… Köyümün işi MAŞALLAH, yeşili - mavisi gibi ÇOK…  

 

           Tüm meyveler- sebzeler dalında ve olgunlaşmış bir tarihte orda idim. Toprağa verilen emekler sonunda tohumlarını vermiş, yeşilin, kırmızının, turuncunun, beyazın, mavinin her tonu mevcut… Çok güzel… Ama bir sorun var tam olgunlaşma döneminde zararlı bir haşere gelmiş ve emeğin üstüne konmuş… Önce fasulyeye dadanan zararlı haşere, oradan çantayı takmış koluna gezintiye çıkmış… Domates, salatalık, biber derken tam yeme zamanı gelen ürünler bir anda gözünüzün önünde yok oldugunu görmek. Ne yapacaksınız?  Çare yemekten vazgeçip ürünleri ilaçlamak… Yemek için üç gün bekledik, komşularımız sağ olsun kimi domates getirdi kimi biber- salatalık... Doyduk Elhamdülillah… Ama üzüldüm o kadar emek bir – iki günde yok olacaktı…

 

Köyüm akşamları ve sabahları serin… Yelek – hırka giymeden kapının önünde oturamadık, semaver bizim kurtarıcımız oldu… Kalabalık bir ailenin ilk alacagı şey olsa gerek semaver büyük kolaylık, isli tavşankanı çaylar… Sıcaktan-güneşten çok, soğuğu-yağmuru-karı severim ama ne yalan söyleyeyim,  hava serinledikçe korktum… Yağmur yağsın diye dua eden ben… İnşallah yağmaz diye dua eden oldum… Pekmez-kayısı-dut-bulgur güneş istiyor, üzümler olgunlaşmış bir yağmur tüm üzümleri tek başına yemesin, yağmur yağmasın diye dua ettim… Şimdi bu satırları yazarken İstanbul’da yağmur yağıyor… İnşallah Yeşil kasabamda yağmıyordur? Saatte geç oldu kimseyi arayamam da şimdi sabahı beklemeliyim… Yorulmak bilmeyen genç savaşçılarım şimdi uyumuştur sabah erken kalkacaklar…

 

           Kasabamdaki cennet mekânların hepsini göremedim-gidemedim zaman kısıtlı idi ama son gün gökpınarı dünya gözüyle bir kes daha görmek istedim, o günde şansımıza kültür festivali vardı tüm yüzü gülen – sevecen hemşerilerim orda idi ikramlar sınırsızdı... Önce neden tok gittim oraya diye üzüldüm... Sonra ya bir tadına bakayım... Bakmaz olaydım... İki tabak yedim. Biz Gürün – Suçatılıların ellerinde lezzet-tat var, ürünlerimiz taze-hormonsuz-lezzetli-güzel bunu bir kez daha onayladım, 10 üzerinden 10 puan… Yediklerini geç gördüklerini anlat diyenler… Sizi duydum ama yediklerimi anlatmadan duramamm… Köyümün taze bulguru ile yapılmış etli–nohutlu pilav, yok böyle bir lezzet, tek yemek mi peki? Hayır, o gülen yüzle hizmet veren sevgili hemşerilerim, hiç birini tanımıyorum ama o kadar içten ve samimiler bayıldım. O gülen yüzleriniz hiç solmasın… Bir itirafım olacak; o lezzetli yemeği hemen tatsınlar diye gelen misafirleri girişteki merdivende oturup yemek dağıtılan yere bir an önce gitsinler, o harika tattan mahrum kalmasında diye kestirme yoldan size yönlendirdim… Umarım bir anda çok yoğunluk yapıp sizleri yormamışımdır. Doğanın güzelliğini anlatmama gerek yok fotografları en kısa zamanda yayınlacağım, yok böyle bir yer diyeceksiniz cennet mekânlardan o bölgede bulunan sadece biri, yok öyle bir mavi-yeşil, bir dakika suda beklemetemezsiniz elinizi o kavrucu sıcak hiçmi suyu ısıtmaz dersiniz. Tertemiz her yer, insanlarımız saygılı – sevecen, güler yüzlü… Daha ne olsun değil mi?

 

           SuçatıHaber sayesinde, bu yıl ismen tanıdığım sevgili abilerim, kardeşlerim, ablalarım ile tanışmaktı amacım… Evdeki hesap çarşıya uymadı, yaptığım planların hiçbirini gerçekleştiremedim, bayramın son günü gelenleri yolcu etmekle geçti o günümüz, bunu düşünemedim. Hepsi o gün yola çıktı, buruk-hüzünlü bir gündü benim için, tabi pikniğe katılamamanın hüznü ayrı, her şey NASİP der annem, yiyeceğin ekmek, içeçeğin su nerde ayarlanmış ise orda olursun der. HAKLIYMIŞ.. Abdurrahman Engin Bey (Pamuk Babamız) sağolsun gitmesemde bana gitmiş gibi yaşattı, o anı fotoğrafları ile ölümsüzleştirmiş, sıcak sıcak pişirdiği hedik ve nohut ile tatlandırmış agızları eşi ve kızı emeklerini esirgememiş Yüce Rabbim hepimize uzun sağlıklı ömür vesin, Sazlar-sözler-halaylar-eğlenceler-sohbetler- tam bir aile buluşması yaşanmış. Emeği geçen herkese çok TEŞEKKÜRLER. Planlayanlar o alana gelenler, o güzel bahceyi, siz değerleri hemşerilerimi misafir edenlere çok teşekkürler.  Keşke bende bir işin ucundan tutabilseydim, kahkaham ile sizlere eşlik edebilseydim olmadı… Keşkeleri bu yüzden sevmiyorum işte…

 

           Yazacak o kadar şey varki ama burda veda zamanı. Rabbim tüm çalışanlar güç kuvvet sağlık versin başımızdan eksik etmesin, onlar hep var olsun, mutlu - huzurlu olsunlar ki bizlerde mutlu olalım, beş günde olsa gidip görelim yaşayalım hep birlikte o güzellikleri… Tadına doyamadım ama biraz da yoruldum ne yalan söyleyim yol uzun ve trafik çok tam 16 saat sürdü yolculuğumuz… Düzce’den sonra yürüsek daha çabuk gelirdik… İnşallah hızlı tren köyümün oradan geçer İstanbul- Gürün arası beş saat yol sürer… Temennilerim bu yönde… Allah’a (C.C.) emanet olun, sevgi ve saygılarımla.

 

           27 Ağustos 2012 / İstanbul

           Goncagül Balki Yıldız

 

 

 

PDF DÖKÜMAN İÇİN TIKLAYINIZ

 | Puan: 10 / 4 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Abdurrahman Engin { 05 Eylül 2012 00:02:31 }
Bu güzel yazını okumadan Bursaya düğüne gitmemiz gerekiyordu. Çünki düğünü olacak yeğenim en küçük kardeşimin tek oğlu.Gidiş gelişimiz 8 gün sürdü. bir düğüne gidiş bu kadar olurmu? demeyin.Yıllardır görmeyi arzuladığım Çanakkale şehidliğnide gidip görmeği bu gezinin içine sıkıştırdık .Ölmeden bu arzumuz gerçekleşti. Çektiğim fotoğrafları paylaştım.İki yıldır sanalda tanışıp yazıştığımız sizlerle gerçekte tanışmak nasip oldu kısa oldu ama olduya yeter.Bayramlaşma pikniğindeki küçük hizmeti büyüterek duyurmuşsun .iltifatına teşekkür ederiz. Daha sonrakı yıllarda uzun soluklu sohbetlerde buluşmak en öncelikli dilegimizdir.yazınıda pür dikkat okudum kasabamızın gerçeklerini ne güzelde dillendirmişsin gönlüne ve kalemine sağlık. yeni yazılarında buluşmak ümüdüyle sağlıcakla kal Ahmet beye selamlarımı söyle.
ibrahim topal { 28 Ağustos 2012 21:16:46 }
goncagül kardeşim agzına saglık çok güzel yazmışsın bizlere gitmek kısmet olmadı sizler kısada olsa hasretlik gidermişsiniz

Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun265 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI