Halim Bey'e teşekkür ediyoruz
Yüzlerine bakınca anlıyorsunuz hallerinden. Aslında hiç bir şey yazmaya gerek yok. Her şey yüzlerinden okunuyor. Yılların yorgunluğu,yılgınlığı var. Ümitsiz halleri var.
Fadime bibinin yaşı seksen beşi, Şemsi annenin yetmişbeşi geçkin. Kapı komşular. Şimdiki durumları ilaç torbaları ellerinde geziyorlar. İkiside evlerinin önündeki güzel bahçelerinde vakit geçiriyorlar.
İkisinin de beşer çocuk yetiştirip yuvadan uçurmaları ortak yanları. İkisinin beyleride yıllarca gurbetlerde çalışarak, köye dönüş yaptılar. İşte yılların yorgunluğu burada başlıyor. Eşleri gurbette olan yorgun savaşçılar nelerle savaşmadılarki. Sadece kışın biraz rahat ederlerdi. Onada rahatlık denirse. Hani bir tabir varya yaz altı ay minder yüzü görmemek. Bunlar yıl oniki ay minder yüzü görmezlerdi. Kışın ahır işleri olan inek sağ, yemlerini ver, musurları temizle, akmını dışarı dök, malları sulamaya harığa indir. Bu işlere sabah erkenden kalkarak başlarlardı. Çocuklarını tek tek hazırlayıp okula gönderincede sobada ısınan suyla çamaşırları yıkarlardı. Yine yemekleri sobanın üzerinde pişirirlerdi. Tandır yakamadıkları zaman sobada bazlama pişirirlerdi.
Fadime bibinin eşi Ali emmi ile mutlu bir hayatları vardı. Cemil, Gültan, Mehmet, Ayşe ve Güldane’ydi çocukları. Yuvadan uçurudular hepsini. Ali emmi emekli olunca bağ ve bahçe işlerine bakardı. Arta zaman kalırsa komşuların yardımına koşardı. Güzel keven ederdi. Vefat edip bu alemi terkeyleyince Fadime bibi tek katlı evlerinde yalnız kaldı. Hayatla savaşına tek başına devam etti. Halada etmekte. Çok güzel tandırda ekmek pişirirdi. Yalnız yoruldu artık. Ne mücadele edecek hali kaldı nede bağ bahçe ile uğraşacak mecali kaldı. İşte yüzündeki ifade yorgunluğun ve yılgınlığın eseri.
Aşırı yağan karlar baharla birlikte erimeye başlayınca bunların işleri de başlardı. Kafalarını kaşıyacak vakit bulamazlardı. Kendilerini bir an düşünmezlerdi. Akmınları bahçeye taşı, ağaçları buda, yer belle, maşaraları kes, harıkları işle. Bahçeleri sula, ekim dikim yap. Üstüne üstlük beşer çocuk yetiştir. Keser yap, sebzelerin otlarını al, tut ırgala, pekmez çıkar, kayısıları dök islim yap, kabuk yap, ceviz dök. Edilen ürünleri sat. Sonbahara doğru o parayla zahra al. Buğdayları yunakta yu ele, un, bulgur, gendime üğüt. Bereket o zamanlar konu komşuya yardım etmek en üst seviyedeydi. İşler sırayla konu koşunun yardımıyla biterdi ancak. Birde hayvanlara kışlık yem hazırla gazel süpür. Dağdan keven getir, süpürgelik getir, kışlık odun kes eve taşı. Galaycık’tan kis getir çarpı yap evi sıva. Kapılarının önündeki mastafaları Çörten suyu ile sularlardı. Bin bir zahmetle. Çörten suyuna bekçi tutulunca rahat ederlerdi. Gece yarısı su sırası gelirdi. Sabaha kadar mastafaları suladıklarını bilirim. Şimdi değirmen harığına motor atarak o yükten kurtuldulaar.
Şemsi annede çocukları Hatice, Döndü, Halime, Halim, Leyla’yı yetiştirerek yuvadan uçurdu. Fadime bibiye nazaran şanslıydı. Eşi Turan Gürün adliyesinde işe girmişti. Artık hayatın yükünü beraber çekeceklerdi. Öylede yaptılar. Mastafalardaki eski evleri yıkarak yerine ev yaptılar. Halada devam etmekteler. Şemsi annenin vücut yorgundu. Artık iş görecek takatı kalmamıştı. Şemsi anneyi en fazla yıkan çocuklarının hasretiydi. Hepsi gurbet ellere dağıldılar. Yazları gelip uğrar oldular. Her gelip gittiklerinde üzüntüsüne üzüntü kattı.
İşte son halleri. Üzümlüğe koş bağa koş dağa koş. Koşturmaca içinde geçen bir hayat. Sonunda yorgun düştüler. Tabi bunlar bir örnek. Hepimizin nihayeti bu olacak. Evleri eczane dolabı gibi. Çalışıp çabalarken hastalıklarını bile ayakta geçirirlerdi. Torunlarının aralarında eski neşelerini bulmaya çalışıyorlar. O kadar ağır yüklerin altından geçtikleri halde kalabalığı, torunların yaramazlıklarını kaldıramıyorlar.
HALİM BAŞPINAR 05/05/2011
eline yuregınee saglık dayıcım sıırlerının ve yazılarının devamını beklıyoruz allah buyuklerımıze uzun ömürler versın ...
Güzel bir yazıydı,zevkle okudum. Kasabamızın gerçeklerini ,yöresel isim ve şivesiyle yazdığın bu yazılar biz gürbetcileri sonderece son derece haz alarak okuduğumuz yazılar oluyor.bu vesileyle Ali emmiye rahmet olsun,duran abiye,şemşi,ve fadime bibiyede uzun ve sıhhatlı ömür diliyorum.Yeni simalar,yeni yazılar bekliyorum.ELİNE SAĞLIK.