Buyur Buradan Yak, Fransanın Yaptığına Bak
Kategori: Güncel Olaylar |
2 Yorum |
1864 Okunma |
Yazan: sucati | 22 Aralık 2011 17:31:31

İşbirliği dedikleri tam bu işte
Bizler kendi içimizde Dersim'de devlet yanlış yaptı, yapmadı konusunu tartışırken bir ülke çıktı ve gözlerimizin içine baka baka, "ermenilere soykırım yapıldığını inkar edenin canını yakarım" diye bir rezil yasa çıkardı. Bir zamanlar millet-i sadıka olmuş bu millet bir işbirlikçisi ile el ele verdi ve fransada yaşayan vatandaşlarımız için sıkıntı oluşturabilecek bir yasaya imza attı. Sadece o değil bizi dünyanın gözünde soykırımcı olarak gösterip hem de nazilerle aynı kefeye koyarak soykırımcı olarak ilan etti. Biz öyle garip bir ülkeyiz ki böylesi bir günde bile sırf sözde tarafsızlık adına bir kanal bir ermeni çıkardı ve bu ermeniye yine Osmanlı'ya hakaret etme şansı verdi. fransızı ermeniyi anladık ta sevgili memleketimin sevimsiz kanalı senin derdin ne gerçekten.
Gelelim fransızlara... Cezayir'de yaptıklarınızı unuttunuz mu yoksa milleti enayi mi zannediyorsunuz. Bir buçuk milyon Müslümanı öldürdünüz, işte soykırım bu. Ama siz Müslümanları adamdan da saymazsınız avrupa denen kıta. Filistin'de binlerce insan ölürken dünyanın gıkı çıkmaz, Uygur özerk bölgesinde insanlar ölür yine dünyanın umurunda olmaz ama, ne zaman ki ehli kitaptan birisi esir düşer dünya ayağa kalkar.
Sadık millet, bugün fransızlar tarafından kullanıldığı gibi bir zamanlar da ruslar tarafından kullanılmıştır. Dış güçlerle işbirliği budur işte. Memleketimiz asırlardır içerden ve dışarıdan saldırılara maruz kalmıştır. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Şimdi birlik olma zamanı. Böylesi tarihi ve önemli bir konuda bile lütfen kısır çekişmelerle birbirimizi yemek yerine başta fransa olmak üzere Türk Milletinin ne olduğunu gösterelim. Onların meclisi varsa bizim de meclisimiz var. Onlar siyaset biliyorsa biz de bilelim. fransa güçlü ülke ise Türkiye daha güçlü bir ülke, yeter ki birlik olalım.
|
Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy |
Yazdır
Yorumlar
Bir kimse birini dövmek isterse döveceği kimsenin en zayıf olduğu, kendisininde en güçlü olduğu zamanı seçer. Kendisinin güçsüz ve döveceği kişinin güçlü olduğu zamanı seçerse vay haline..., Her aklı başında, az çok mantıklı birisi bu huusu bilir ve ona göre hareket eder... Bu örnekten çıkararak Osmanlı Devletinin 1000 yılık vatandaşları Ermenilerin durumunu irdeleyelim. Diyelimki Osmanlılar (Türkler) kendi topraklarında kendi vatandaşları olan ermenilerden nefret ediyor, onları sevmiyor, onların soyunu bitirmek, yok etmek istiyor ; bu işi nezaman yapar. eskinin deyimiyle el cevap en güçlü olduğu zaman (Soykırım yapmış olan milletlere bir bakın o devletlerin en güçlü olduğu dönemlerde yaptıklarını görürsünüz). Osmanlı devletinin engüçlü olduğu zaman dilimi elbetteki 14-15-16-17. yüzyıllar bu dönemde Osmanlı okadar güçlükü ; kıyas yapmak gerekirse bu çağın ABD gibi... Osmanlının bu döneminde Ermenilerin durumu diğer kavimlere göre nasıl denildiğinde en iyi, en refah, en zengin ve saygın durumda olduklarını söylersek hiç abartı olmaz. Peki Osmanlı Devletinin Ermenileri kestiği , öldürdüğü, v.s , v.s, denilen 1915 tarihinde Osmanlı Devleti ne durumda el cevap güçsüz, hasta , yıkılmış, hiç bir toprağında devlet otoritesini sağlayamayacak durumda. Bu dönemdeki kadar gücünün bittiği, çaresiz kaldığı başka bir dönem yoktur. Böyle bir dönemde 1000yıl beraber bir arada, hiç bir proplemi olmadan yaşamış iki kavimi ayırmak, aralarına fitne- fesat sokmak için ortaya çıkan gayretkeşler Ermenilere biz sizin arkanızdayız, sizinle beraberiz, korkmayın, size şuyeri ayırttık işte size harita, orada devletinizi kurun, oradaki sizden olmayanları bir şekilde yok edin, kovun işte size silah, işte size eğitim-lojistik destek v.s v.s, diye Ermenileri isyan ettirip birlikte 1000yıl yaşadığı diğer kavimlere karşı düşmanca eylemlere sokmuşlar. (Bu bu kadar basitmi demeyelim. Gerçekten fitnecilere göre basit. Nitekim fitneciler, oğulu,babaya,-kardeşi kardeşe düşman etme hadisesine çoğu kişii şahit olmuştur. Kardeşi kardeşe düşman eden neden Ermeniyi, Türke-Kürde düşman etmesin. ) Sonunda Ermenilerle Türkler-Kürtler arsında bir kavgadır başlatırılmış. Bu kavga karşısında otoritesi zayıflamış osmanlı devleti kavgayı bitirmenin yolunu Ermeni vatandaşlarını kendinin gösterdiği yine osmanlıya ait topraklara göç ettirmiş mecburi iskana tabi tutmuştur.Bu mecburi iskan elbette sancılı olmuş. O zamandaki Osmanlı Devletinin otorite zaafları hem Ermenilerde, hem diğer kavimlerde müthiş acı ve ızdıraplara sebep olmuştur. Ama bu acını, ızdırabın, dıramın, ölümlerin yegane müsepbbi ne Ermeniler,ne Türkler, ne Kürtler yegane müsebbi fitneci milletler. O fitneci milletlerin kim olduğunu en iyi bilenler yine Ermenilerdir. Ermenilerin bu günde arkasında olduğunu, destekçileri olduğunu söyleyenler yine birgün yalnız bırakacaklardır. Nitekim Yunanlılarlada altı yüzyıl sorunsuz beraber yaşamadıkmı. Aynı fitneci güçler Türklerle Yunanlıları ayırdılar ve düşman ettiler ama bir birlik içinde dahi hemen Yunanlıları ekonomik sıkıntılara gark etmediler mi. Oysa biz iyi gün kötü gün 600 yıl beraber yaşamayı bildik fitneciler gibi yalnız bırakmadık. Bu bakımdan fitnecinin işi yanındayım , arkandaım korkma deyip dostuna ldüşman ettikten sonra terk etmektir. Şeytan gibi... Bu nedenle uzun süre kadim dosluklar kurmuş, birlikte yaşamış, birlikte yaşamayı tercübe etmiş ve birlikte yaşamalarında hiç bir sakınca görmemiş milletler fitneciilerin fitnelerine aldanmasınlar. Birbirine husumet beliyerek fitnecileri sevindirmesinler. Dostluklarına devam edip fitnecilerin bellerini kırsınlar. Aynı fitneciler Türk-Kürt halklarınıda düşman etmek için kaçyıldır uğraştıklarını bu coğrafyada yaşayan herkes yaşayarak görmektedir. Bu iki halk bu fitnecilere öyle bir ders vermeli ki ; bellerinin kırılmasından korkup bu coğrafyada birdaha fitne çıkarmaya cesaret edemesinler.
Gün birlik günü. Sen ben çekişmesni bir tarafa bırakalım.ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa, Fransa'sada çalışan vatandaşlarımızın selameti bakımından, onların huzursuz olmamaları için ne gerekiyorsa hep birden elbirliği yapalım.Onların yani avrupanın kuzey Afrikada yaptıklarını bilmeyen hiç bir düvel yok.bunları, dışişleri kanalıyla tekrar tekrar dünyaya duyurmalıyız.
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın