Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SİVAS

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 8 Yorum | Okunma 1779 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 28 Kasım 2011 01:59:19

1988'den 2011'e

Sene 88, ilk kez, Devlet Parasız Yatılı okulu sınavı sebebiyle Sivas’a Selahattin ağabeylere (amcaoğlum) geliyorum. Hayatımda ilk kez bir şehir görüyorum, kendi şehrim, kültür şehri Sivas’ı görüyorum. Pencereden dışarı baktığımda daha önce sadece adını duyduğum ve birkaç kere resmini gördüğüm treni görüyorum. Konuk olduğum evde şehir yaşantısının ne demek olduğunu idrak etmeye çalışıyorum. Yatma vakti geliyor, pencereden içeri vuran ışıkların etkisi ve benim şehir heyecanım bana uyku uyutmuyor. Sonraki gün girdiğim sınav ise biraz tecrübesizlikten biraz da şehir şaşkınlığından olsa gerek başarısızlıkla sonuçlanıyor, ama olsun. Ben bir şehir gördüm ya o bana yeter…

Bir sonraki Sivas yolculuğum yine bir sınav sebebiyle. Sene 91, bu sefer üniversite sınavı için Sivas’tayım. Bu sefer konuk olduğum ev Rüştü amcamların evi. Ortaokul sonunda yaşadığım tecrübesizlikten bu yana çok şey geçmiş. Sınava daha hazırlıklıyım ve artık şehre eskisi kadar yabancı değilim. Bu sefer uykumu alıyorum ve sınav beklediğimden bile iyi geçerek ÖSS sınavında Gürün çapında başarı yakalıyorum. Sınav sonuçlarıma benden daha çok sevinen rahmetli ağabeyimi hiç unutamıyorum, yakın çevrede herkese benim gönüllü reklamımı yapmıştı. Ruhu şad olsun.

Evet, sınavlar bizi Sivas’la tanıştırıyor. Tanıdığımız Sivas’ı çabucak seviyor ve ilk girdiğimiz sınavda tercihlerimiz arasına Sivas’ı da sıkıştırıyoruz. Olmuyor, bir sonraki sene sınava giriyor ve yine yazıyoruz yine olmuyor ve bir üçüncü kez yine yok. Her sınavda biraz daha Sivas’tan uzaklaşıyorum. İlk sınavda İzmir, ikincisinde kılpayı kaçan Trabzon ve üçüncü sınavda gelen Edirne… Sivas’a olabilecek en uzak şehirler neredeyse. Bari diyorum okul bitince Sivas’a döneyim.

Sene 97, mezun olduğum sene şansımı önce Sivas’ta deniyorum, olmuyor. Daha sonra Sivas beni çağırıyor fakat bu sefer de Gebze ile nikahımız sebebiyle ben gelemiyorum. Askere gittiğimde zihnim bir kez daha karışıyor. Sivas hayalleri kurmaya çalışıyorum fakat bir türlü nasip olmuyor.

Suçatı Dut festivalinde Metin hoca ile karşılaşıyorum ve Sivas konusuna girer girmez ben demeden sağolsun o teklif ediyor, Sivas’a gelsene diye. Teklif gelmesine rağmen ben uzunca bir süre düşünüyor ve en sonunda kabul ediyorum bu teklifi.

1988 yılında başlayan tanışıklık 2011 senesinde kavuşma ile neticeleniyor. Dile kolay 23 yılın sonunda rabbim bizi Sivas’a kavuşturdu. Bizim için bir hayal olan Sivas, bizim için duygusal yazılara neden olan Sivas, sonunda bizim memleketimiz oldu. Her ne kadar Gürün’lü olduğumuz için kendimizi hep Sivas’lı saysak bile, Sivas merkezde oturarak Sivas’lı olmak tabi ki daha farklı. İnsanoğlu acizliğinin bir sonucu olarak kendisi için neyin hayırlı olduğunu bilemiyor. O sebeple biz her zaman Allah’tan hayırlısını istiyoruz. O vesileyle Sivas’ın bizim için hayırlı olduğunu düşünüyor ve hayırlı olması için dua ediyoruz.

Olumlu ve olumsuz yönleriyle kanıksamaya çalıştığımız Sivas’ın galiba en büyük problemi başta soğuk, daha sonra ise yeterince gelişememiş olması. Soğuk için yapılabilecek en akıllıca şey galiba en uygun şekilde giyinmek, yalıtılmış evlerde oturmak ve yakıta biraz fazla para ayırarak kışı sağ salim atlatmak. Gelişme konusu ise şehrin konumundan tutun da siyasilerin Sivas’la ilgili çalışmalarına kadar bir sürü konuyu kapsıyor. Şehrin söz sahibi ileri gelenleri bu konuda ellerinden gelen gayreti sağ olsunlar gösteriyorlar. Siyasilerimizin Sivas’a ilgisini de bizzat görüyoruz. Onlar siyasetçi ve idareci olarak nasıl görevlerini yerine getiriyorsa bizler de fert olarak görevlerimizi yerine getirerek daha gelişmiş bir Sivas’a sahip olabiliriz. Sivas’a sanırım yapabileceğimiz en büyük iyilik herkesin kendi işini en iyi yapması olacak. Örneğin, biz eğitim alanında en iyi hizmeti vererek inşallah bölgenin en iyi Bilgisayar Mühendislerini yetiştireceğiz, öbürü en iyi doktorları, diğerleri en iyi öğretmenlerini yetiştirecek. Maden sektörü Sivas’ın maden zenginliklerini, kültür müdürlüğü kültür değerlerini ortaya koyacak v.s.

Problemleri çözmek için önce basitleştirebilmek gerekiyor. Gelişim probleminin basitleştirilmesi ise gelişimi doğrudan etkileyen alanların tespiti ve herkesin kendi alanını en iyi şekilde temsili ile mümkün olacaktır. Allah nasip ederse bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Sivas için düşünmeye ve yazmaya devam edeceğiz inşallah. Günler ne getirir bilinmez fakat şartlar olgunlaştığı takdirde fiiliyata geçen işlerde de bulunmak isteriz hayırlısıyla. Sitemizin adı SuçatıHaber olsa bile bundan sonra ölçek ve içerik Sivas olacaktır. Bundan böyle bütün Suçatılı, Gürün’lü hatta bütün Sivas’lı dostları aramıza bekleriz.

Selam ve saygılar,
Hidayet Takcı

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

ABDURRAHMAN ENGİN { 29 Kasım 2011 15:24:53 }
SAYGI DEĞER HOCAM:
Sivasla ilğili yazını okudum.Hatıralarını çok güzel kaleme almışsın.teşekkür ederim.eline sağlık.
Yorumcu kardeşleriminde yorunlarını istisnasız hepsini kelime kelime okudum .Onlarada teşekkür ediyorum.Sivasımız:sizin gibi akademisyenlere çok muhtaç.Osmanlılar döneminde sivasın bütçesi:Fransa devletinin bütçesinden fazlaymış.Bu günkü durumu içler acısı.Güzel hizmetler edeceğine inanıyor yeni görevinde başarılar diliyorum.
Hidayet Takcı { 29 Kasım 2011 11:49:34 }
Değerli Emrullah Hocam,

Senin Sivas aşkını yakından biliyorum, gelmek istersen buralara başımızın üstünde yerin var. Bundan memnuniyet duyarız tabi ki. Fakat gelemesen bile Kayseri hemen şurası, orada bulunuyor olmanda bizim için sevinç kaynağı.

Belki haberin vardır ama ben yine de söyleyeyim değerli arkadaşımız, Osman Çelik bey Sivas'ta yeni bir gazete çıkarmaya başladı. Sivas Times gibi iddialı bir isim koymuş gazetesine. Yakın zamanda bir hayırlı olsun görüşmesi yapmayı planlıyorum.

Hocam bu arada sitemiz yazılarınızı bekliyor.

Selam ve saygılar,
Hidayet Takcı { 29 Kasım 2011 11:44:18 }
Değerli Burhan Ağabey,

Bizler birbirimize benzeriz, yaşadıklarımızla, alışkanlıklarımızla, mecburiyetlerimizle v.s. Benden daha önce benzer şeyleri yaşamış olmanız da bunun en güzel örneklerinden biri. Sivas'ta, kendi memleketimizde olmanın gönül rahatlığı ile inşallah erken zamanda geciken akademik ünvanlarımızı da alırız hayırlısı ile. Ve Sivas'ta aldığımız o ünvanları inşallah yine Sivas için, memleket için araç olarak kullanırız.

Saygılarımla,
İsmail { 29 Kasım 2011 10:43:43 }
Eyvallah gardaş Sivasımıza ait bir yazıyı kaleme almış olman beni de ziyadesiyle mutlu etti, şehir şehir kültürü ve şehir yaşamıyla ilgili hepimizin anılarını hatırlatma bakımından da önemli,benim şehir görmüşlüğüm 92 yıllıdır abim Erciyes ilahiyatta okurken ÖSS için gitmiştim bahardı ve baharda şehir bi harikaydı abim akşama kadar bizi gezdirdi akşam ayakta duracak halimiz kalmamıştı en çok Hunat cami dikkatimi çekmişti ve bundan böyle de gördüğüm her şehri Kayseriye göre değerlendirmiştim yüksokul sonrası Sivas belediyesinde staj yapmak için Sivas'a gelmiştim, VE SİVAS farklı bir şehir bir temmuz ayıydı yazı havası güzel bir şehir bu tarihten sonra, ben Sivas'ı sevdikçe istedikçe Sivas bana uzaklaştı bu uzaklık kara sevdaya dönüştü ve buluşma 11 yıl sonra bu yaz nasib oldu :)) Sivas'a soğuk denmesine adının böyle çıkmasına da rızam yok :)

Sivas'ın problemi sahibsizlik kendi insanı tarafından terkedilmişliktir C.Ünivesitesine geldiğimde benimle tanışanların ilk sözleri 'öyle memleket bırakılırda gelinir mi' aynı coğrafyada kurulu iki şehrin kaderine bakın Kayseri ve Sivas, Kayseri marka olmuş bir dünya şehri ve sahibsizlik terkedilmişlikle daha fazlasına layık Sivas..

Sivaslı gardaşlar Sivas bu haliyle bile güzel bir şehir ama daha fazla ilgilye muhtaç saygılarımla...

Emrullah TOPRAK { 29 Kasım 2011 00:35:33 }
Değerli üstadım Sivas ve C.Ü.'deki görevin tekrar takrar hayırlı olsun. Kayseri'de yaşayan biri olarak seni kıskanmaya başladım!
Sivas, hepimizin hayatının önemli bir merhalesinde yolumuzun düştüğü, bilhassa Sivas'ta ikamet etmeyenlerimiz için, adeta yitik bir masal şehridir. Sınav ya da başka bir iş için Sivas'a gelmek.. Gündüzün takip ettiğimiz işlerden arta kalan zamanda bir hemşerinin dükkanında çay içmek. Akşam olunca ya bir yakın akrabanın evinde ya da üçüncü sınıf bir otel odasında iki günlüğüne memleket içinde gurbeti yaşamak... Benim de Sivas'a ilk gidişim '89 'da ve daha sonra '90 yılında Belediye Yurdu'nda iki aylık misafirliğim bu şehre olan tutkumu daha da artırmıştır.
Sivas'a ve Sivaslıya dair ne varsa bulup okumaya çalışırım. Geçenlerde yine Sivasla alakalı bir yazı okudum. İlgilenenler için linki aşağıya ekliyorum. Üstadım sağlıcakla kal Allah muvaffak etsin.
http://www.dunyabizim.com/index.php?aType=haber&ArticleID=7773
Burhan Emre { 28 Kasım 2011 23:59:02 }
Kıymetli Hidayet,Aziz şehir Sivasla ilgili yazını büyük bir zevkle okudum.Okurkende benim Sivas''ı aynı zamanda bir şehri ilk defa görme hikayemin seninki ile bire bir örtüştüğünü gördüm.Tek fark benim Sivas''a ilk gittiğim yıl ile orada kaldığım yer.Zannederim 1973 yılı idi Sivas''a yatılı okul sınavlarına gitmiştim.Ucuzluğu ile ünlü Çorapçı Otelinde kalmıştım.O otelde sabaha kadar kaşıntıdan uyuyamamıştım,kaşıntının sebebini ise bu yazıyı okuyan hemen herkes anlar,birde günde üç öğün Sivas''ın meşhur etli ekmeğinden yediğimi hatırlıyorum.Ha sınav sonucumu;sabaha kadar kaşıntıdan uyuyamayan bir öğrenciden ne beklenirki malum.Hidayetciğim senin Sivas''a gelmende inşallah olumlu bir gelişme,yakında seni Doçent,Prof gibi ünvanlarla göreceğimize inanıyorum.Selamlar.
Hidayet Takcı { 28 Kasım 2011 23:25:29 }
Değerli Hemşehrim ve can dostum Ender Ağabey,

Önce Trakya Üniversitesi ardından Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde kesişen yollarımız. Sadece kesişme de değil bizimkisi. Yurtta aynı odada, Gebze'de aynı evde kalmışlığımız bizi gerçekten kardeş yapan etkenlerden biri. Gerek Edirne'de gerekse Gebze'deki emeklerin o kadar çok ki. Bunu ödeyebilmenin tek yolu sanırım samimi şekilde sana Allah Razı Olsun duası etmek.

Memleket sevgisinde sende benden aşağı kalmazsın. Memlekete hizmet için memlekette olmak şart değil. İnşallah biz buradan sizler ise oralardan devam edeceğiz nasipse. İnşallah hayırlı planlarımız gerçek olur ve hepimize memleket hizmeti nasip olur.

Sevgi, saygı ve hürmetlerimle,
Ender SA { 28 Kasım 2011 17:46:37 }
Değerli Hemşehrim/Kardeşim Hidayet,

Senin memleket için çarpan kalbini ve kalbi sevgini bir dönem en yakın tanıklık edenlerden biriyimdir sanırım. Sonunda hayallerini yerinde gerçekleştirme, yerinde hizmet etme fırsatını mevlam nasip etti. Bundan sonrada her şey gönlünce hayırlısından olsun, başarıların daim olsun inşaAllah.

Yeni görevin hayırlı olsun, yüce mevlam yar ve yardımcın olsun. Her zaman ki gibi başarılı hizmetlerinizi görmeyi mevlam nasip etsin. Amin.

Selamlar

Dr.Ender
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun157 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI