Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

TÜRKİYE'YE DÖNÜŞ

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 1766 Okunma | Yazar Yazan: salim | 30 Kasım 2010 15:06:07

Salim Beye teşekkür ediyoruz

Rabat’ta 6 gece geçirdikten sonra artık dönüş vakti gelmişti. Cumartesi sabahı tren ile Sale’den Kazablanka Havaalanı’na iki saat gibi bir sürede vardık. Uçağın kalkmasına daha 2.5 saat vardı. Trenden indikten sonra  üst kata çıkarak check-in ve bagaj teslim işlemlerinden sonra pasaport kontrolüne geçtim. Polise pasaport ve bileti verdim. Polis Türk olduğumu gördü “Türkiş” dedi. “Yes” dedim. Adımı “Seeelim” diye okudu. “Yes” dedim. Sonra “Seeelim bahşiş” dedi.  Türkiye’ye döneceğim için de hemen hemen tüm “dirhem”lerimi harcamıştım . Cebimde sadece 12 dirhem kalmıştı. Bu,  yaklaşık 2.5 liraya tekabül ediyordu.  Cüzdanımdan parayı çıkarırken  biraz gizli vermem gerektiği gibi bir uyarı yaptı polis bey . Ben de kağıt altından bahşişi verdim . Pasaport kontrolünden sonra güvenlik kontrolüne girdik. Ordaki polis pasaportumu gördü “Türkiş” dedi. Ben de “yes” dedim. “Türkiş bahşiş” dedi. Lâkin artık hiç param yoktu, veremedim.  Fas’a yolunuz düşerse bahşiş (rüşvet değil)  vermek üzere havaalanına 20-30 dirhem ile gitmenizi tavsiye ederim .

 

Fas ile Türkiye arasındaki zaman dilim farkı yaz aylarında 3, kış aylarında 2 saattir.  Fas ile Türkiye arası mesafe de uçakla 4-4,5 saat sürmektedir. Bilette uçağın kalkış saati 13:10, İstanbul’a varış saati olarak 20.45 olarak belirtilmiş. Kılınması gereken öğle, ikindi ve akşam namazlarını düşünmeye başladım. Öğle namazını havaalanında kılardım zira saat 12:30 gibi ezan okunuyordu. İkindi ve akşamı uçakta kılmam  ya da başka bir çözüm lazımdı. Ben şahsen , alnımın secdeye değmeyi bir namazdan pek haz almam.  Hem bu sebeple hem de karşılaşacağım diğer zorluklardan dolayı uçakta oturarak namaz kılmak istemedim.  Üniversitede öğrenci iken şafi mezhebine mensup arkadaşlarımın yolculuğa çıkmadan evvel öğle ile ikindi namazını , akşam ile de yatsı namazını  birleştirerek kıldıklarına şahit olmuştum. Benim de aklımdan böyle yapmak geldi . Bu düşüncelerle havaalanındaki mescidi buldum ve saatin 12:30 olmasını beklemeye koyuldum. Vakit gelince ordakileden birisi ezan okudu. Sonra “sen imam ol, şu olsun” vs birbirlerine tekliflerinden sonra birisi imam oldu ve 2 rekat öğle farzını kıldırdı. Hemen ardından tekrar tekbir getirerek , cemaatte ona uyarak namaza durdu. Hemen öncesinde yanımdakine sordum “asr” cevabını verdi. Asr , Arapça’da ikindi namazı demek. Anladım ki bu arkadaşlar da öğle ve ikindi namazını birleştiriyorlar. Beraberce öğle ve ikindiyi kıldıktan sonra artık rahatça uçağa binebilecektim.

 

Biraz gecikmeli de olsa uçağa biniyorduk artık. Binerken sırt çantama koyduğum Fas nanelerini gördü hostes ya da kokusunu aldı. Hemen “çantanızdaki nane mi? Taze mi aldınız” diye sordu. Ben de  “Evet” dedim. Ayaküstü nane ve nane çayı muhabbeti yaptık hostes ile .  Fas’ta çay dendiği zaman akla nane çayı gelir . Bildiğimiz naneden biraz daha keskin, boyutları ile epey büyüktür Fas nanesinin.  Sıcak suyu kaynatıp bir demliğe konan nanenin üzerine dökerler . Çayın şekerini de demliğin içine atarlar. Çayı bardağa koyuş şekilleri de ayrı bir olaydır . Çayı bardağa 1 metre yüksekten , şöyle köpürte köpürte koyarlar.  

 

Uçakta acil çıkışta bulunan koltukların bana ait olanına yerleştim.  Bir müddet sonra bir bayan geldi ve o da yanımdaki koltuğa yerleşti. Türk olup olmadığını ilk anda kestiremiyorsunuz ama hostes ile Türkçe konuşmasından Türk olduğu belli oldu. 4 saat boyunca tek bir kelam etmedik. Elinde İngilizce bir kitap, boyuna onu okudu. Yemekte hostesten makarna ve beyaz yabancı şarap istedi. Anlaşılan beyaz Türklerdendi . Benimde elimde rengimi belli eden 2 adet gazete vardı.  Ben bir ara sıkılmış ve bacaklarımı pergel misali açmıştım. Biraz rahatsız olmuş ki bana “ayağınızı biraz çeker misiniz” dedi. Ben de “afedersiniz” diyerek çektim. Bir de biraz sıkıntılı bir inişten sonra “geçmiş olsun” dedim. O da “Size de “ diyerek karşılık verdi. Düşünüyorum da  yahudi ile yolculuk bu beyaz türk ile yolculuktan daha iyiymiş.

 

Salim Engin


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Cengiz Öksüz { 01 Aralık 2010 17:39:18 }
Paylaştığın için kendi adıma teşekkür ederim. Son cümlenin gizemini tüm halkımızın; şehirliisinden köylüsüne,çöpçüsünden çobanına kadar herkesin anlamlandırabilmesi dileğiyle.selamlar.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun48 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI