
Halim Beye teşekkür ediyoruz
FİTRE DE DÜŞER ZEKAT DA
Yer Aşağı Suçatı. Köylümüzün balık ihtiyacını karşıladığı, çocukların çimmek için toplandıkları Sarıkaya ırmağı ile Gökpınar ırmağının birleştiği yerin kıyısı. Görüntü olarak son derece güzel seyirlik yerler. Gerçi bizler kıymetini kaybedince anlıyoruz.
Şu an nüfus azalmasından nasibini almış, kapanan ilkokulun önünden geçen Malatya karayolu üzerindeki merhum Abdurrahman emmigilin evinin önü. Kaysılar dökülmüş, görünürde köylünün geçinebileceği bir şeyler yok ortada.
Abdurrahman emmigilin evinin önünde bir araba arıza yapar. Adamlar arabanın tamiri için uğraşırken, merhum Abdurrahman emminin oğlu Mehmet hoca, bunları görür. Belki bir ihtiyaçları vardır diyerek yanlarına koşar.
-- Selamün Aleyküm ! hemşeriler birşeye ihtiyacınız var mı ?
Diyerek söze başlar Mehmet hoca. Adamlar teşekkür ederek, işlerini yapmaya devam ederler. Mehmet hoca ile sohbeti koyulaştırırlar.
Arabayı tamir ederken sıcaktan bunalırlar ve su isterler. Mehmet hoca çocuğuna seslenerek su getirmesini ister. Buz gibi Gökpınar suyunu kana kana içerler.
Ortam samimileşince Hocaya sorarlar!
-- Burda ne yer ne içesiniz, nasıl neyle geçinirsiniz?
Mehmet hoca dili döndüğünce anlatır. Kayısıdan, meyve sebzeden bahseder. Adamlar tatmin olamazlar. Dudak bükerler. Bu arada yine susarlar. Bir su daha isterler. Hoca oğluna seslenir gene. Su gelir içerler.
Araba tamir olmuş. Adamın biri su getiren Mehmet hocanın çocuğuna gönlünden kopan harçlıgı çıkararak uzatmış çocuğa. Çocuk almamış parayı. Israr etmişler ama yinede kabul ettirememişler parayı. Asil bir duruş sergilemişler köy adına. Hepimizin başına gelmiştir yollardaki fırsat düşkünleri. Kendi kendimizi tabiri caizse kazıklayan kendi insanımıza çok rasgelmişizdir.
Arabaya binerlerken, adamın biri!
-- Parayımı beğenmedi mi?
Acaba diye söylenirken öbürü!
-- Ver kardeşim çok çok ver, bu köye fitrede düşer zekatta!
Diye söylenerek ayrılırlar oradan, parayı kabul ettiremeden. Zannederler ki burdaki insanlar geçimlerini zar zor sağlıyorlar. Halbuki her yörenin kendine has geçim kaynağı var. kimse de aç kalmıyor. Cenabı Allah yarattığı her canlının rızkını veir.
HALİM BAŞPINAR
15 / 9 / 2010
HALİM hocam köyümüzde öyle insanlar varki elmas gibidirler ortaya çıkarılması zordurama bunların değerli olduğunu anlamak için sarrafa gitmeye gerek yok.azcık arkadaşlık ederseniz hemen bilirsiniz.bizim kasaba yolüstü olmasına rağmen yoldan faydalanamamıştır birilerin teşvik etmesi gerek başka yerlerde adam bir mısır haşlayıp satmayla zengin olur bizmkiler gönlüyle zengindirler. onun için fitrede düşmez zekatda hamdolsun.böyle güzel yazılarınızı yazında bizlerde bunun farkına varalım selamlar