
Taşınma hikayemiz ve düşündürdükleri...
Bazen Taşınmalı İnsan, Bir Yerden Bir Yere…
Düşünceleri sonuç vermese de, O, bu akşam da yine düşüncelere daldı, “acaba ne yapsam?”, “hakkımızda hayırlı olanı bir bilsem”, “ya gidince pişman olursam”, “ya da beraberimde götüreceklerim gittiğimiz yeri sevmezse”… düşünceler düşüncelere eklendi, akşam geceye döndüğünde, haline acıdı onu yaradan ve sorularına tek tek cevaplar verebilmeyi nasip etti, “gitmeliyim”, “aldığımız kararın hayırlı olması için dua edeceğiz”, “gidince pişman olabilirim fakat kalınca da pişman olacağım bu aşamadan sonra”, “götüreceklerimin de bir değişikliğe ihtiyacı var”… evet, düşünceler sonuç vermiş ve en önemli özelliği düşünce olan insanoğlu bu özelliğini kullandığı için onu yaradan yine yardım etmişti.
Bakkala giderken bile insanın zorlandığı, yaz mevsiminin tam ortasında verdiğimiz bir karar ile memleketin en büyük ili ve ayrıca Sivas’lıların ikinci memleketi olan İstanbul’dan, Marmara bölgesinin oldukça güzel bir kasabasına, Kocaeli’nin şirin bir kasabası olan Darıca’ya taşındık. On bir yıl boyunca yollarda geçti ömrüm, bundan sonra biraz rahat edeceğim inşallah yol bakımından. Yola verdiğim enerjiyi de inşallah başka hayırlı işlere vermeyi düşünüyorum. Kolay değil taşınmak hem de genlerimize kadar işlemiş İstanbul’dan, yeşilin en güzeline sahip Çavuşbaşı’ndan, çok sevdiğim Beykoz’dan ayrılmak kolay değil. Benden bir yaş büyük ablamdan, benden üç yaş küçük kız kardeşimden ve onun küçüğü diğer kız kardeşimden ayrılmak kolay olmadı. Bizim için ikinci bir Suçatı olan Çavuşbaşı’ndan ayrılırken en büyük tesellimiz istediğimiz zaman gidebileceğimiz uzakta olması idi.
Değerli dostlarım, insan oğlunun tabiatına sanırım durgunluktan daha çok dinamizm yakışıyor. “Seyahat edin ki sıhhat bulasınız” buyuran sevgili peygamberimiz de aslında hareketli bir yaşamı, hareketin sonucu farklı insanlar görme ve onlarla kaynaşmayı işaret etmiyor mu. Eğer her gün Gebze’den İstanbul’a gitmek seyahat sınıfına giriyorsa peygamber efendimizin önerisini en iyi şekilde on bir yıl boyunca başarıyla yerine getirmiş sayılırım. Yine aynı şekilde taşınma da sanırım hareketli bir yaşamın unsurlarından birisi. İnşallah taşınma bizim için yeni bir başlangıç vesilesi olur ve işimiz açısından da işimize yakın bir yerde yaşamanın faydalarını görürüz.
Taşınma sadece spor veya hareketlilik adına yapılmaz tabi ki. Her taşınma aslında daha iyi ve daha güzel bir yaşama yelken açmadır. Daha düşükten daha yükseğe bir taşınma kişisel gelişimden tutun da her nevi başarının anahtarıdır. Bizim taşınmamıza bu açıdan bakıldığında büyük bir şehirden daha küçüğe gittik burası doğru fakat büyük şehrin küçük bir bölgesi, İstanbul’un köyü, ile küçük şehrin nispeten büyük bir bölgesi, Kocaeli’nin ilçesi, karşılaştırıldığında taşınmamız bir ilerlemeyi beraberinde getiriyor.
Olaya birazda soyut yaklaşmak gerekirse; gerek düşünce planında, gerekse fiiliyat planında sanırım, hiçbir zaman sabit kalmayan, devamlı surette hareket ve gelişim halinde bulunan zamanı da dikkate alarak insan devamlı düşükten yükseğe bir taşınma halinde bulunmalı. Yine peygamber efendimiz ne diyor “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır”. İnsan oğlu yaşadıklarından bir şeyler kazanamıyorsa, ona belki insan bile demek fazla olacaktır. Her gün düştüğü hatalara inatla düşen bir kişiye nasıl insan diyebiliriz ki, olsa olsa o bir beşerdir. Hayatımızda önemi olan bir çok kelime ve kavram var muhakkak, bunlardan birisi de Taşınma. Bu kavramın sırrına erebilmeyi ve insanı insan yapan taşınmaları her zaman ve her platformda gerçekleştirebilmeyi, insan olma hevesinde olan herkese rabbim nasip etsin diyorum.
Değerli dostlarım, izninizle biraz da diğer konularda bir iki kelam etmek istiyorum.
Göz bebeğimiz SuçatıHaber son zamanlarda maalesef izleyici sayısı bakımından yerlerde sürünüyor. Bunun birçok sebebi var ama benim tahminim izleyici sayılarının düşmesinin yine en büyük sebebi maalesef Güçlü Ekibimiz olarak lanse ettiğimiz bizleriz. Çarşı pazara çıkınca müşteri nasıl taze meyve, sebze, taze ekmek v.s. ararsa internet gezginleri de sitelerde taze haber, yazı v.s. arıyor. Ama maalesef sitemizde uzun zamandır yeni yazılar yok.
Değerli arkadaşlar, memleket hizmeti zordur fakat aynı zamanda da onurludur. 2001 yılından bu yana bu sitede bulunmak inanın hepimiz için büyük bir onur oldu, sitemiz sayesinde hepimiz tanınan, bilinen takdir edilen insanlar olduk. Birçoğumuz sadece kişisel günlüklerimizde, kendimiz için yazarken sitemiz sayesinde herkese hitap eden şeyler yazmaya başladık, bunları paylaştık ve bu sayede güzel dostluklar meydana getirdik. Ben kendimden biliyorum, birçok yerde yaptığım meslekten önce SuçatıHaber sayesinde tanındım. Herkes bu tecrübeleri yaşamıştır mutlaka. Böylesi tecrübeler olmasa bile, yaptığımız işin memleket hizmeti ve vefa borcu olduğunu düşünüyorum ben. Uzun lafın kısası; değerli arkadaşlar hepimizin çok işi var ama hepimizin iki haftada bir yazı yazacak kadar da vakti vardır diye düşünüyorum. Bu düşünceyle bütün yazar arkadaşların yazılarını beklediğimizi iletmek istiyorum. Lütfen bir Suçatı klasiği olma yolunda ilerleyen SuçatıHaber ağacını kurutmayalım, buna hakkımız yok.
Bir başka konu, Suçatı’nın Kitabı. Sitemiz için dediklerimden biraz daha fazlası bunun için geçerli. Değerli hemşerilerim kitap projesi daha önceki yazımda da belirttiğim gibi hepimizin yani bütün Suçatılıların projesi. Projeye bugüne kadar gösterilen ilgi çok ciddi şekilde düşük. Bu ilginin bir an önce yükselmesi ve kitap projesini de başarılı şekilde götürmeyi ümit ediyoruz. Bu arada taslak çalışmalarındaki desteklerinden dolayı Emrullah Hocamıza teşekkür ediyorum.
Tatilde olan dostlarıma iyi tatiller, çalışan arkadaşlarıma sıcak günlerde bol sabırlar diliyorum.
Selametle kalınız…
Hidayet Takçı
Yazıma gelen bir yorum için sanırım bir açıklama yapmam gerekiyor. Bazen taşınmaları daha da zorlaştırmamak için insan bir gün sessizce çıkar mekanından ve yeni mekanına gider. Arkada bırakılan bir kişi değil iki kişi değil bir birinden değerli en az belki yüz kişiyse herkese insan tek tek bilgi veremiyor. Buna rağmen hatalı isek kusura bakmasın sevgili dostlar. Eğer affedilmesi gereken bir hata ettiysek af dileriz, affeden büyür affetmekle sadece. Saygılarımla...