
Emre bey Dut yediği günleri hatırladı, bende dut toplama yarışı yaptığımız günleri...
DUT TOPLAMA YARIŞI…
Çocuktuk her çocuk gibi oyun oynamak bir numaralı işimdi, sabah dut sallanacak dediklerinde NE DİYORSUNUZ hayır benim işim var diyemezdim.. Büyüklerimizde tabi işini bilirlerdi… Koça işi bir oyuna dönüştürürlerdi hemen…
Dut toplamak için erkenden kalkar elimize teştleri (naylon kab) ve bakraçları alırdık, Sırası ile dut dökülen yere dizerlerdi bizi ve işte o sihirli sözcükler “haydin kim önce toplayıp yenecek bizi” veya “kim çok toplayacak “… Arada “temiz toplayın” uyarıları çok gelirdi…
O hızla toplanan dutlar bir file torbanın içine konur, mengene dediğimiz bir alet ile sıkıştırılarak suları çıkartılır, mengeneyi her seferinde bir ibre küçülterek suyun iyice çıkmasını sağlamak için ek görevlerde bulunurdum…
İş te o an kazanlara konan dut suların, “isli duman” ile kaynatılması gerek ki pekmez yada pestil olsun yoksa olmaz … Ateşi canlı tutmakta görevlerimden biri tabiî ki…
Kaynayan pekmezin, masmavi gökyüzünden ışıldayan, sapsarı güneşe teslim zamanı, sinileri taşır, pekmezi çelik bakraçlara koyar, çıkardık Dam’a, bol güneş gerek boşaltırdık sinilere pekmezi, kızıl kahverengini görüyor musunuz? muhteşem gözüküyor, sonra yağmur yağmasın diye dua ederdik, su değmemesi gerek,
O koku ve lezzete dayanamayan arılara üzülürdüm, alırdım elime bir çubuk onları kurtarmaya çalışırdım, bazısı fazla ilgiden telef olurdu, katılaşan pekmezin içinden sevgi ile çıkarmaya çalışırdım ama olmazdı.. Arı girmiş, pekmezi yemeyin diyenler olabilir ama inanın o bile lezzet katıyor…
Final, bir hafta sonra, kışın yemek için cam şişelere pekmezi yerleştirmek ve pekmez döken kaşığı ve kabı sıyırmak, ama doğal olacaksınız o parmağınızın lezzeti ile sıyırmak en makbulü..
Önemli uyarı; şişelerin ağzına bulaşan pekmezi itinayla silin, nemli bez kullanın… sonra kapağı açması zor olur.. silmeyi unutanlara püf noktası vereyim ılık suya şişeyi ters çevirin sonra iyice suyunu silip açın …
Evet yine buluşmak üzere kendinize iyi bakın.