Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

ZAMANDA BİR YOLCULUK YAPMAYA NE DERSİNİZ?

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 9 Yorum | Okunma 2339 Okunma | Yazar Yazan: gonca | 29 Mayıs 2010 10:59:16

Goncagül Hanıma Teşekkür ediyoruz...

Günler, haftalar ve aylar geçti...YAZ GELDİ KÖYÜME tüm güzellikleriyle. Acaba köyümde neler oluyor, yeşilin ve mavinin tonu nedir? akşam parlayan yıldızların rengi pekiii ...

 

Yeşil en mükemmel  renkte bizi çağırıyor, masmavi sular gürül gürül çağlıyor, yağmur o en güzel atmosfer kokusu ile ekinleri suluyormuş. Kasabam yine tüm güzellikleriyle kulağıma gelmemi fısıldıyor. Doğduğum topraklar beni çağırıyor sizde duyuyor musunuz?

 

İki ceviz ağacına gerdiğimiz salıncağa (hamak) uzanıp hafif esen rüzgârın çıkarttığı, ceviz dallarının sesini duyuyorum, dallardan gökyüzünü az da olsa görüyorum, masmavi gülümsüyor bana, bulutlar göz kırpıyor, Semaverin duman kokusu geliyor burnuma, eniştemin semaverin başında, o şen kahkahasını ile birlikte bize yine en güzel çayını demliyor , Ispanak böreklerinden çıkan yağların cızırtılarını sizde duyuyor musunuz?  kokuyu adlınız mı peki? Ispanak böreklerinden ilk pişenler kapışılmış... ocak başında olan börekler ile  pişmiş, elindeki maşayı satmaya çalışıyor... , börek almaya gidiyorum hadi be, maşayı tutuşturuyorlar hemen elime neye niyet neye kısmet... olsun ilk pişirdiğim böreğin azgını açıyorum, çıkan duman ve koku süper, tam bir lezzet şöleni ; ıspanak, kıyma, yumurta, salça ve biber aman tanrım,soğumasını beklemeliyim.... ağzımın yanmasını istemem sonra böreğin tadından bir şey anlamıyorum... Bardakların sesini duyuyorum, çimenli toprak yolda dökülmeden gelmesi gerek, şangur- şungur geliyor taze inek sütünden yapılmış bol köpüklü ayranlar, bardakların üstü su dalmacıkları, ocak başında olduğum için ilaç gibi geliyor getirenin ayakları dert görmesin diye dua ediyorum, tabaktakiler nedir hadi tahmin edin? sapsarı tazecik tereyağı ve çökelek mi?? ya ben ne şanslıyım, cennetteyim diye düşünüyorum, üstüne semaverde demlenen çayın tadı da çok farklı o is kokusu eşliğinde ki çayı emin olun hiçbir yerde bulamazsınız, köyümün ağaçlarının odunu gerek o tadı almanız için…

 

Akşam oluyor çikolata eşliğinde yorgunluk kahvesi dedi birisi, yıldızların altında, yok ben duymadım duyan var mı? EYVAH ihale yine bana kaldı, vitrinden en güzel fincanlar gerek şimdi, orta şekerli bol köpüklü kahveler hazır… Yanında Malatya dan gelen bitter çikolata bu kadar yakışır mı? Yıldızlar dizilmişler hepsi benim köyümde toplanmış, onlarda biliyor nerde toplanılacağını!! çiçek kokuları ne güzel geldi karanfil, gül ve limon çiçeği… cırcır böceğini biri sustursun nolur böceklerden biraz korkuyorum da … fal bakacak olan var mı? olmasa da kapanır fallar ama bakan yok! Köye bir falcı gerek bunu hep söylüyorum…

 

Gözlerimi açmak istemiyorum YAAA….Ama İstanbul ‘da ki işlere devam GONCA , OOOF OFFF isyan değil benimkisi, kafamı duvara vurmak istiyorum neden öğretmen olmadım diye.. Neyse en azından babamlar şanslı az kaldı yakında kavuşacaklar bu güzelliklere..

 

Gözümü her kapattığımda, daha önce yaşadıklarımı, yeniden yaşayacağım ve sizlerle de paylaşacağım..

 

İsterseniz börek yaparım ama aynı lezzet ve koku olmaz… o çökelek , ayran ve tereyağını bulmam biraz zor…

 

Kendinize iyi bakın yeniden, yine görüşmek üzere…

 

Allaha emanet olun.

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

taner { 06 Haziran 2010 00:59:02 }
ACABA telinli olupta telini özlemeyen varmı gurbetteki eşimiz dostumuz tanıyan ve tanımayn herkes yanımıza oturdularmı bizim memleket sevgimizden onlarda etkilenip bizim oralara özlem duyuyorlar yabancı arkadaşlarım öyle alıştıki taner hocam interneti açtım suçatı sayfasını okuyorum bende onların bu hareketleri karşısında telinimi öyle seviyorumki anlatamam .sevgilerimle
Muttalip { 02 Haziran 2010 13:52:56 }
Kıymetli Yeğenim, eline yüreğine sağlık, bizim köyün o güzel anlarını çok iyi resmetmişsin, sen anı yazarı olacakmışsın, yanlış meslek seçmişsin, çok çok güzel detaylara değinerek, yöre halkımızın anılarını tazelemişsin. O günler biraz geride kaldı, yaşlılar, köyden elini eteğini çektikçe, köyün eski tadı tuzu, sütü, kaymağı, yağı, pekmezi bulunmaz oldu. Bunlar artık oralarda da marketlerden temin edilir oldu. Her şey hazır gelmeye başlandı.
       Hayat şartları bunu gerektiriyor, düzene ayak uydurulmak zorunda, zamana karşı koyamıyoruz, her geçen gün daha monoton, rahat fakat gürbet hayatı yaşamak zorunda kalıyoruz.
        C.Allah herkese sağlıklı, mutlu, huzur içerisinde bir hayat yaşamayı nasip etsin. Amin.
goncagül { 31 Mayıs 2010 10:22:02 }
Suna hanım, Kalkıp gidelim ne duruyoruz bencede planlamamk gerek istiyorsan bir iki günde olsa gitmeli insan en kısa zamanda pişirecem köyde o böreği inşallah, bende yazarken o tereyagının agzımda eridiğini o ayranı içtiğimi hatırlıyorum:) Gelin yapayım börek alacağım değil pişireceğim olsun size ...
goncagül { 31 Mayıs 2010 10:18:09 }
Teşekkür ederim ekrem bey devamı gelecek İnşallah:)
goncagül { 31 Mayıs 2010 10:17:30 }
Yunus Bey, Bence yaşanır yine aynı duygular ama tabiki biraz fark olur kimin yanında cocugu kimin yanında eşi ama yine yaşanır bence aman tanrım kuru dut mu? dediniz ya o pestil içine ceviz sarıp yediğimiz o şerbeti sererken bile pestil olmasını nasıl bekleyecem diye düşündüğüm zamanlar geldi aklıma:) hoşça kalın hatıralarımızı her zaman yaşayalım ve yaşatalım olumsuzluklara rahmen
suna gülec emre { 29 Mayıs 2010 18:05:07 }
Goncagül Hanim oldumu simdi bu yaptiginiz:)öyle bir anlatmissiniz ki,deli gönül kalk git diyor..Kimseye" gidiyorum" bile demeden,kalk git..Bir sac üstü ispanak böregini pisir ye gel.:)
Ne güzel olurdu..Mümkünleri imkansizlastiran yine bizleriz ama;maalesef imkansiz..
Bu yürekten yazinizi kutluyorum..
Sevgilerimle...
Agzimi sulandirdiginiz icinse alacaginiz olsun:)
Ekrem MADENLİ { 29 Mayıs 2010 17:36:47 }
Kaleminize sağlık.Saygı ve selamalr
yunus emre { 29 Mayıs 2010 14:59:50 }
evet goncagül hanım, madem yorum bekliyorsunuz bir iki cümle ile katkıda bulunmak isterim. o is kokulu çaylardan üzüm bağımızı bellerken çok içtim, yeni bir güç kazanırdık sanki. ha, bu esnada yenilen kuru dutu da unutmayalım.

ceviz ağacının yaprakları arasında gülümseyen güneşi hatırlıyorum. keza masmavi gökyüzünü de...çocuktuk ve herşeyi çocuk saflığı ile görür,
yaşardık. rahmetli annemin;"canımı sıkmayın başımı alır giderim" den ne kasdettiğini anlayamayacak kadar küçüktük.

şimdi aynı duyguları yaşayabilir miyiz, bilemiyorum Goncagül hanım. ancak köye dair hatırlattığınız herşey için size teşekkür ediyorum. sağlıcakla kalın.
goncagül { 29 Mayıs 2010 11:11:40 }
yorumlarınızı bekliyorum :)
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1054 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI