Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

BU ADAM BENİM BABAM

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 21 Yorum | Okunma 9339 Okunma | 29 Aralık 2009 01:01:56

Kemal Usta...

BU ADAM BENİM BABAM


Uzun zamandır aklımdaydı seni yazmak ama cesaret edemiyordum. Biraz uykulu halimin verdiği sersemliğin cesareti ile yazıyorum sonunda.


Sevgili Babam, yani Kemal Usta, yani Kemal Takçı. Kasabanın hemen her noktasında elinden çıkmış bir ev, memleketin her bir yerinde bir sürü evlat ve torun. Daha nice yıllar senin gölgende, hep birlikte ve huzur içerisinde yaşamak istiyoruz.


1935 yılında, Müdür Muhammed ve Raziye Hanım'ın evladı olarak dünyaya gelmişsin. Okumaya yetenekli olmana rağmen hiç okula gitmemişsin. Mütevazi olduğun için ilkokul dört talebesi kadar bilgim var desen de en az bir lise mezunu kadar kendini yetiştirmişsin. Sen okulun hasında hayat okulunda okumuşsun sevgili babacığım.


Alın terinin nasıl bir şey olduğunu senden öğrendik, hem de gerçek manada. Aklımın daha yeni yettiği yıllarda akşam işten gelir ve kollarını açar beni ve kardeşlerimi kucaklardın ya işte o zaman biz alın terinin kokusunu alarak öğrendik babacığım. Yorgun gelirdin işten ama keyifsiz gelmezdin. Hiçbir gün işinden şikayet ettiğini de duymadım. Halbuki ağustos sıcağında ve saatin tam 12 olduğu saatlerde de güneş alnında çalışırdın. Hadi güneşe dayandın o dizlerin nasıl dayanırdı babacığım. Biz rahat koltuklarımızda otururken bile zaman zaman şikayetçi oluyoruz.


En meraklı olduğun şey güreşmiş. Senden ve senin akranlarından öğrendik. Ben gibi ufak tefeksin ama yıkmadığın kalmamış. İki parmağın ile değil cevizi kayısı çekirdeklerini bile kırdığını duyunca inanmamıştım ama görünce inandım. Çekiçle çalışmaktan çekiç gibi olmuş ellerin babacığım. Bir de senden temiz bir dayak yediğim de elinin ne denli ağır olduğunu gördüm. Yaramazlık yaptığım bir gün senin sinirini görmüştüm. Aman allahım :) hak etmesem dövmezdin heralde.


Ortaokul yıllarında yapılan bir ankette en çok kimi seviyorsunuz şeklinde bir ankete uzun bir kararsızlıktan sonra babam cevabı vermiştim. Geçen yıllar boyunca seni gerçekten sevdiğimi anladım. Tabi ki annemi de seviyordum ama baba sevgim belki biraz ağır basıyordu. Yıllar sonra evlatlarım olup ta anne yerine baba diye ağladıkları gün kendi kendime “aynı babaları” dedim.


Memleketimiz icabı babaların gölgesi ağır olur ama bu ağırlığı sana olan sevgim ile biraz kaldırdım galiba. Birçok kişiden ve bizzat senden işittiğim “keşke abileri de Hidayet gibi benimle sohbet etse” sözü beni çok mutlu etti. Evet, seninle uzun uzun sohbet etmeyi seviyorum. Hele de ev muhabbetleri yok mu. En çok onları seviyorum.


Sevgili babacığım lise yıllarımı hatırlarsın. Gürün lisesine giderken cuma öğle araları önce cuma namazı kılar ardından da merkez lokantasında meşhur etli pidelerimizi yerdik. Yazın yine istiyorum inşallah. Hatta şöyle yapalım aynı zevki evlatlarım da yaşasın diye birisi de adaşın olan torunlarını da getireyim inşallah.


Adaşın demişken, evet babacığım sana olan sevgimin bir sonucu olarak ilk evladıma senin adını verdim. İnşallah o da senin kadar güçlü, çalışkan ve zeki olur.


Birisi küçük yaşta vefat etmiş tam onüç çocuk. Biz iki tane ile perişan olurken sen ve annem onüç çocuğu nasıl büyüttünüz. Allahın yardımı diyorum sadece. Başka bir izahı yok bunun.


Babacığım yazdıklarım hissettiklerimin ve bildiklerimin çok azı. Sana hayırlısından uzun bir ömür diliyorum. Ellerinden öpüyorum...


Hidayet Takçı



 | Puan: 10 / 5 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Mehmet Toprak { 30 Aralık 2009 14:44:04 }
Kemal abi yi bu kadar sevdiren bence bu yazı değil her her insan da olması gereken onda normalden fazla olan Tevazu sudur, ellerinden öpüyor alçak gönüllüğünü ve tevazusunu nun onu temsil eden çocuklarındada görmekten mutlu olduğumu söylemek isterim
m.bulut { 30 Aralık 2009 12:13:34 }
Kemal Amca ,ağırbaşlılıkla güleryüzlülüğü şahsında birleştirebilmiş ,dolayısıylada sevgi ve saygıyı aynı anda hakeden bir büyüğümüz.Onu evimizin önünden geçerken gördüğümüzde ,selam vermeden geçmezdi.Gerçekten ne güzel insanımız var bizim .Ellerinden saygıyla öper ,uzun ömürler dileriz.
Hidayet Takçı { 30 Aralık 2009 00:48:52 }
Duygusuz değerlendirme yazılarının arasında duygusal bir yazı oldu galiba. Yorumlarınız çok değerli. Bu güzel yorumlar üzerine inşallah zaman zaman bu türden yazılar yazmaya çalışacağım. Ben bu yazıyı bir açıdan önemsiyorum kendi adıma, duygularımızı ifade etmekte en çok zorlandığımız kişiler hakikaten babalarımız. Umarım bu yazı bir örnek olur herkese ve inşallah herkes uzun zamandır babasına karşı hissettiklerini artık yazar ve hepimiz gönlümüzün bir köşesinde sır gibi sakladığımız sevgileri görürüz. En azından babalarımız kendilerini ne çok sevdiğimizi bizzat bizim ağızlarımızdan işitir. Seviyorum diyebilmek güzel, hele de anaya, babaya karşı bunu söyleyebilmek çok daha güzel. Ben dün gece bunu dedim ve inanın o dakikadan bu yana daha huzurluyum. Lütfen sevdiğinizi, sevdiğinize söylemekten çekinmeyin. Eğer söylemezsek kimse kimseni kalbini bilemez ki. Bu arada, bende bundan iki sene önce hastanede yatarken oğlumdan duygusal bir mektup almış ve çok çok duygulanmıştım. Yazmayı yeni öğrenen evladım bana kendi kelimeleri ile öyle güzel şeyler yazmıştı ki. Benim babama yazdığım mektupta ancak 6 yaşında bir çocuğun yazabildiği kadar oldu. Ama inanın yazılarımdaki samimiyette o yaştaki bir çocuğun samimimiyeti kadar. Bütün babaların ellerinden öpüyorum...
Leyla Polat { 30 Aralık 2009 00:32:43 }
Ellerine sağlık abim.Bu ne güzel bir yazı.Hala yazının etkisindeyim.Titreyen ellerimle akan gözyaşlarımı silerken,duygularıma tercüman olmaya çalışacağım.Öyle bir duygu yoğunluğu içerisindeyim ki;gerçek hayatımdan koptum,geçmiş ogüzel günlerimize döndüm.Ogünler teker teker gözümün önünden geçti.Geçtikçe hüzünlendim.....ağladımda ağladım.
   Şu an yanımda sizlerden birinizin olmasını çok isterdim.Uzun uzun sohbet etmek buğulanmış hatıralarımızı canlandırmak için...
    Allah annem ve babama hayırlı uzun ömürler versin.Onları başımızdan eksik etmesin.Bizlerede onların rızasını kazanabilmeyi hayırlı evlatlar olabilmeyi nasip etsin.Allah annem ve babamdan razı olsun.Abim sanada tekrar teşekkür ederim ellerin dert görmesin.
suna gülec emre { 29 Aralık 2009 23:54:46 }
Hidayet Kardeşim gerçekten şu yazıyı yazman ne kadar güzel..Bir evladın babası anası hayattayken kıymetini bilmesi,heleki sevgisini ifade etmesi ne kadar hoş ve samimi.
Allah Kemal Amcaya hayırlı ömürler nasip etsin.
Derginiz hayırlı olsun,daha büyük başarılara imza atmanız dileğiyle Nurten e slm lar..
meryem şahin kılıç { 29 Aralık 2009 21:23:47 }
sevgili hidayetim gerçekten çok güzel bir yazı .babalara her nedense evlat olarak hepimiz temkinli yaklaşırız. buda onların agırlıgından kaynaklanan bir durum.sevgimizi ancak ondan ayrı kaldıgımızda onunla paylaşırız. kemal abi çok mütevazı bir insan .onunla sohbet etme imkanını yakaladıgım için kendimi istambulda en şaslı insan olarak görüyorum.çok degerli bir çınar.allah uzun ömürler versin.herzaman saygı duymuşumdur.
Hulusi TAKCI { 29 Aralık 2009 18:13:36 }
İnsanın babası hakkında yazması oalbildiğince zor bir şey.Annelerimize duygularımızı açmamız kolaydır.Babalarımıza gelince zorlanırız,bu belki bizim kuşağa has bir duygudur bilmiyorum. Eksik hatırlamıyorsam: İnsanın babasının yüzüne bakmasının ibadet olduğuna dair bir hadis okumuştum. Onun için bazı şeyleri ifade etmek zordur. Anadolu insanının geçirdiği zor yılların çileli insanlarıdır babam ve babalarımız. Herbirirnin hayatı gerçek anlamıyla bir romana konu olacak gerçeklikte ve burukluktadır. Babamın içine doğduğu dünya , yaşadıkları gençliği evliliği hayat mücadelesi .. zaman zaman tanık olduğum insanların hayat hikayelerini düşünürümde içinden çıkılmaz hallere düçar olurum. Kalemine sağlık kardeş ne diyelimki
Münife Önder { 29 Aralık 2009 16:37:16 }
Sevgili kardeşim sayfaya giripte babamın resmini görünce çok duygulandım ardından yazını okurken göz yaşlarımı tutamadım gerçekten allahın şanslı kullarındanız böyle baba ve anneye sahip olduğumuz için ikiside okadar öz verililerki bizi maddi manevi kimseye muhtaç etmediler onlara çok minettarım allah uzun uzun ömürler versin...
Emrullah TOPRAK { 29 Aralık 2009 10:09:50 }
Bir babaya yazılabilecek en güzel mektup olsa gerek. Kemal Amca'nın bizim evde de çok emekleri var. Evin inşaatı sürerken babamın çeşitli istekleri olurdu. Zor olsun kolay olsun Kemal Amca bu isteklerin hiç birini geri çevirmez, her seferinde "tamam dayı" karşılığını verirdi. Elleri dert görmesin, Allah ömrünü uzun etsin.
İsmail { 29 Aralık 2009 09:56:19 }
Sevgili kardeşim yazının başlığı güzel konusu güzel anlatımı güzel ,söze konu olan 'adam güzel'.Evet Anadoluda babalar var koca bir çınar gibi yaz kış, soğuk sıcak demeden alın teriyle helal lokmayla çocuk büyüten geçim çıkaran yiğitler var kuruşuna kadar alın teriyle yoğurdukları kazançları o kadar bereketli o kadar lezzetli ki hala onların elinden yemek isterim.

Babalıkları mukaddes olan o yiğitlere sonsuz teşekkürler.Diyorsun ya kardeşim:'Yorgun gelirdin işten ama keyifsiz gelmezdin. Hiçbir gün işinden şikayet ettiğini de duymadım.' Hakikaten bu dayanma gücüne hayret ederim benim babamda çobanı gittikten sonra o engebeli dağlarımızda koyun yayar akşam eve gelir hiç şikayet etmez.

O yiğitlerin o kahramanların sevgileride gizemlidir,karakterlerinde vakarı, gururu, haysiyeti açıkca görürsün.

Allah onlardan razı olsun.

Sevgiler Selamlar...
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun613 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI