ŞİKAYET EDEBİLMEK SAADETTİR
Kategori: Yazı - Makale |
19 Yorum |
4860 Okunma | 24 Eylül 2009 01:44:54

Canip Beye teşekkür ediyoruz...
ŞİKAYET EDEBİLMEK SAADETTİR
En çok da rahatça şikayet edebilen insanları kıskanmışımdır hep. Çünkü rahatça şikayet edebilmek gerçek bir mutluluktur. Bu kişiler, gün gelip samimiyetle düşününceye değin, lezzetli, güvenli ve şikayet dolu bir ömür sürerler ve ziyadesiyle sağlıklı kimselerdir.
Şikayet edebilmenin en temel faydası kişiyi kendisiyle yüzleşmekten kurtarmasıdır. Çünkü her sıkıntının mutlak bir sorumlusu vardır. Ki hiçbir sorumlu bulamasalar dahi bu şikayetperverlerin imdadına, sırf bu zamanlar için taşıdıkları ve üstünde öyle fazlaca durmadıkları kaza ve kadere olan ! inançları yetişir. Onlar masumdur.
Ya insanlar kötü ve güvenilmez
Ya ilişkiler yalancı ve yüzeysel
Ya sözler sahte
Ya mertlik bozulmuş
Ya vefa kalmamış
Ya düzen bozulmuş
Ya dünya zalimlerin ve kötülerin olmuş
Ya tüm gıdalar hormonlu
Ya Yahudi zekası
Ya misyoner kumpası
Ya dış mihraklar (ki en çok ben bunu severim)
Ya ahlaksız esnaf
Ya güvenilmez politikacı
Ya yalakalar
Ya dolandırıcılar
Ya içten pazarlıklılar
Ya anlayışsızlar
Ya asla eskisinin yerini tutmayan bayramlar
V.S.
Muhakkak bu ve benzeri bir sorumlu, gerektiğinde sıkıntının kaynağı tayin edilmek üzere bu kimselerin ellerinin altında hazır bulunurlar. Ama asla onların hatası yoktur. Sonra şikayet edebilmek son derece basittir. Sığ kalmak bunun için yeterde artar bile. Bu kişilerin sıkıntılara çare bulmak gibi bir eğilimleri asla yoktur. Ama hadi bir mucize oldu ve bir önermede bulunacaklar diyelim. Çok fazla şaşırtıcı bir sonuç çıkmaz. Umut, hayaller, sevgi, güneşli güzel günler, kendine olan ve asla kaybetmemen gereken inanç ve benzeri gibi, batıdan transfer kişisel gelişim zırvalıklarından ayıklama üç beş beylik ve samimiyetsiz laf kalabalığı...
Sizi kıskanıyorum rahatça şikayet edebilen kimseler. Benden daha mutlusunuz. Çünkü siz masumsunuz. Başınıza gelen her şeyi üstlenecek düşmanlarınız elinizin altında. Keşke ben de haddimi aşıp, asıl suçluyu aramak yerine, sizin gibi hazır düşmanlar taşısaymışım.
Ve genel olarak toplumumuz son derece mutludur. Çünkü pek çoğunun, sorunların sebebi olarak taşıyıp beslediği amansız düşmanları var. Bu düşmanlar, toplum sağlığının teminatıdır.
Bizi böylesine fakir, ezik, zavallı ama yinede mutlu yapan şey, bu, henüz tam olarak ne olduğunun aslına erilememiş ve tanımı yapılamayan müphem düşmanlarımızın varlığı ve onlara atfettiğimiz muazzam güçtür.
Ama yinede kendimize olan inancımızı kaybetmeyip yarınlardan umudu kesmemeliyiz.................
Eylül 2009
Yorumlar
Bazen burada kulaktan kulagami oynuyoruz diye düsünmekten kendimi alamiyorum.Bazi yazilar öylesine farkli mecralara kaydirilmaya calisiliyor ki,insan düsün düsün sebebini bulamiyor.
Canip Kardesim,gercekten cok fakli bir karakter yazilarina da bunu aksettiriyor.Insan yazarken gündelik hayatindaki gibi olmayabilir.Gündelik hayat en nihayetinde,siradan olmaya mecburdur.Ama yazin dünyasi bambaskadir.Insanin bilinc altindan, taa yüreginden akip gelen irmaklarin,caglayip cosmasidir.Biteviye anlarla izaha yeltenmek yanilgiya düsürebilir insani.
Bahcede bel tutusumuzla,yazida kalem oynatisimiz arasinda,bir benzerlik aramak elma armut sepet iliskisine dönüsebilir.
Canip Kardesimin yazilarinda müthis bir cesaret var.Falancayi filancayi isaret ederek yazmiyor ki..
Yazilarinin sonuna koydugu cümleler zaten karakterini anlatiyor,bu kadar hirslanmasina elestirilerine ragmen,kendini teskin etmesini umutlanmasini biliyor.
Son olarak Sayin agabeylerim kardeslerim,lütfen yazilan yazilari edebi yönüyle degerlendiriniz .
Burada hedef güden yazilar yok.Bir tespitin hal yoluna gidilmesi icin,heves eden yürekler var..
Bezdiresi yorumlar niye...
"Ayri telden calmak "cesitliliktir.Okuyup alacagini almak ise erdem...
saygilar...
sevgili canip, şiir gibi yazıyorsun yine. eline diline sağlık. ayrıca suna hanım ve sen sitede ayrı bir rengi temsil eden insanlarsınız ve yakın zamanda suna hanımı da aramızda görmekten mutluluk duyarız. hayatın bir sürü rengi var ve hem ben hem de bütün ziyaretçiler sanırım her tür rengi sitemizde görmek ister. sevimli veya sevimsiz olmakta senin bileceğin iş. selamlar
En sert taşları bile istediğin şekilde yontar kendi zihnindeki şekle getirebilirsin yani ona bir şekil verebilirsin ama yonttukca onu devamlı küçültürsün ve bir bakarsınki sonunda ufacık tefecik bir şey kalmış.Ama gel görki insanlar öylemi,insanoğlu ne kadar akıllıyım derse desin mutlaka başka bir akıl onu geçer onu eğittikce onu yonttukca ve değer verdikce o yücelir ve belli bir kıvama ulaşır.Ve birde insan yazdığını kendine göre hasıllar ve düşüncesine göre şekillendiririr ama okuyan insanda kendi fikrine ve kapasitesine göre onu yorumlar,bundan hayret duymamak lazımdır,bak bir ufacık yazıdan çok büyük ve çeşitli yorumlar çıkabiliyor,bunları yazanın hazmetmesi kadar doğal bir şey yoktur.Sevgi ve saygı duymak ayrı bir şey değer vermek ayrı bir şey yorum ise bambaşka bir şeydir,ucu devamlı açıktır.Sevdiğimiz bir kardeşimiz de apayrı bir siyaset telinden çalıyor saygı duyuyorum,bende diyorumki ah keşkem fidel kastroda bu yazıyı okusaydı belki kardeşine zorla aldığı iktidarı kolayca devretmezdi....herkese sevgiler selamlar.
bir duygusal gibi yapılan yorumlara karşılık yazacağım için kusura bakmayın. suna hanımla frekanslarımızın aynı olduğunun daha önceden farkındayım. yorumu beni son derece onurlandırdı. yaptığı eklemeye bir parantez açarak katılacağım. düşman yaratmada temel kaynak, sorumluluktan kaçan hayalperest ve tembel yanımız. canımızı sıkan şeylerde, sorumluluk üstlenmektense, sorumluluğu yükleyecek bir düşman peydah etmek daha kestirme bir huzur vaadediyor. kompleklser ise bunların bir neticesi olarak karşımıza çıkıyor. sevgili dayıma gelince...tavsiyelerini yanlış anlamadım. yazıma ekleme yaptım..."sevimsiz yazar" yakıştırmasını ise "sevimli bir yazar" olmaya tercih ederim. ben ne vaad edilen umutlara kanıyor ne de umut vaat ediyorum. binlerce süslü umut ve hayallerdense elle tutulur bir gerçek arıyorum.
Sevgili Yeğenim,
Sen iyi olursan biz dayıların olarak sadece mutluluk duyarız. Seni en iyi anlayacak olan da bizleriz. Biz veya ben sadece olduğundan farklı görünmene karşıyız veya karşıyım. Tavsiye niteliğinde birşeyler yazıyoruz. Bunları yanlış anlama lütfen. Ayrıca mesajlarımızdaki sıcak havayı hissederek okumanı tavsiye ediyorum. Gözlerinden öpüyorum.
sevgili dayılarım her ikinizin yorumunda da anlaşılmaz olduğumu veya buna çalıştığımı düşündüğünüzü, ayrıca sevimsiz bir yazar olduğum eleştirisini aldım. dikkatle değerlendireceğim. oysa ben olabildiğince açık ve kelimelerimi yontarak yazı yazıyorum. bence bu noktadan hareketle "yazı" ve "yazar" tanımlarımızı gözden geçirmemizde fayda var. yazarda ve yazısında ilk aradığımız şey kitlenin memnuniyeti veya yazı ve yazarın sevimliliği olmamalıdır bana göre. ezberleri tekrarlamanın zaman kaybı olduğunu düşünüyorum. sonra bu yazımda evrensel kurtuluş yolunu açıklamaya çalışmadım. sadece her gün etrafımda çokça gördüğüm ve lüzumsuz kimseler olduğunu düşündüğüm "şikayetseverleri" karikatürize etmeye çalıştım. insanın mazeret üretebildiği oranda insanlıktan uzaklaştığına inanıyorum. mağlubiyetleri ve eksikliği sindirmenin yoludur mazeret üretmek. "kula bela gelmez Allah yazmadıkça, Allah bela yazmaz kul azmadıkça" sözüne son derece itibar ediyor, ve tespit ettiğim tüm belalardaki, azgınlık payımı(zı) arıyorum.
Merhaba Canip kardesim,yazini okudugum günün aksami haberlerde bakan cubukcu nun cocuklara okullarin acilisinda verdigi nasihata kulak kesildim.Senin yazini ve bakanin ögüdünü yan yana koydum kafamda.Ve keske dedim kendi kendime ,keske su cocugun yazisini okusaydi bakan hanim cocuklara, daha faydali bir ögüt olurdu.Seni bu güzel yazindan dolayi tebrik ediyorum.Ve bir ekelemede ben yapmak istiyorum müsadenle,düsman yaratmakta üstümüze olmayisinin temel nedeni komplekslerimiz bence haksizmiyim?Saygilar yazilarinin devamini diliyorum...
canip seni yazılarınla değil de kişiliğinle tanıdığım için mutluyum. çünkü yazılarındaki anlaşılmazlığa inat çok neşeli bir kişiliğe sahipsin. hani yazdıklarınla seni tanıyan ve değerlendirenler nüktedan tarafını görse inan senin hakkında çok farklı düşünürler. senden ricam biraz daha benim tanıdığım yüzünle bizi güldür olur mu. sevgilerimle.
Canipciğim,kaleminle fazla oynama,anlaşılmak istemiyormusun yoksa..İnsanların algısına,anlayışına,kaçışına müsade et. Yapıp edememelerimizin suçlusunu kendimiz görmemiz bir bedel istiyor. Ama suçlu dışımızda olursa çözüm kolay..Özgüvensiz kitlelerin hastalığıdır düşman üretme ,topu taca atma yaklaşımı. Ama bunu kabullenirken Milletler düzeyinde gerçekleşen oyunlara gözümüzü kapatalım görmezden gelelim. Proplemlerimizi tespitte; bize ait eksiklikleride, şartlardan kaynaklananlarıda,düşmanımıza gösterdiğimiz zaafa ve gaflete ilişkinlerinide görmezden gelemeyiz. Önemli olan mutluluk ve kalkınma değildir. İnsanın insanlığının farkında olmasıdır.
Selamlar sevgiler
Diğer Sayfalar: 1. 2.
Yorum Yazın