Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SUÇATI İLE SOHBET

Kategori Kategori: Güncel Olaylar | Yorumlar 13 Yorum | Okunma 4551 Okunma | 26 Temmuz 2009 23:58:46

Ayşegül Hanıma Teşekkür ediyoruz...

 

_ Suçatı İle Sohbet _

 

 

Ben anladım Suçatı…

Anladım, sana her gelişimde bir öncekinden daha mutsuz olmamın sebebini.

Sakın seni suçlayacağımı düşünme Suçatı…

Sen, her zaman o muhteşem güzelliğinle karşıladın beni. Karşıladın ve elinde ne varsa gücünün yettiği kadarıyla sunmaktan hiç vazgeçmedin. Şükür ki Allah (c.c.), seni böyle cömert yaratmış.

          Engin dağlar arasındaki doyumsuz güzelliğim Gürün’ümün içinde sakladığı minik cennetim,  Suçatım !

          Ben cennette kötülere yer yok sanırdım… Yanıldım! Senin de bu Dünya’nın bir parçası olduğun bir an için çıkıvermiş aklımdan. Dedim ya ben anladım…

          Sanırdım ki ne olursa olsun senin bahçelerinde dolaşmak; dağlarında esen o tatlı rüzgarların kokusunu içime çekmek bana her şeyi unutturur ama öyle değilmiş.

          Sanırdım ki senin toprağında büyüyen, senin havanı solumuş, suyunu içmiş hiç kimse, ne sana ne de bir başkasına bile bile zarar verecek kadar kötü olamaz ama öyle değilmiş.

          Nasıl dayanıyorsun Suçatı?

          Bunca nankörlüğe nasıl dayanıyorsun söylesene. Hoyratça üzerine bırakılan tonlarca pisliği sahiplerinin yüzüne atmak gelmiyor mu içinden?

          Nasıl dayanıyorsun?

          Güya hayvancılık yaptığını sanan ama o zavallı hayvanları hiç gün yüzü göstermeden, pislik içinde yaşatan ve senin olur olmaz her köşene hatta neredeyse evlerin dibine kadar ahır yaptıranlara gereken cevabı ne zaman vereceksin?

          Onlar ki senin güzelim köylerini pis kokulara, gübre yığınlarına, hastalıklara mahkum edip, ilçedeki evlerinde ve iş yerlerinde kendilerini titizmiş gibi göstererek, kimseyi beğenmeyerek yaşarlar.

          Onlar ki maalesef uzaktan bakılınca insan sanılırlar…

          Susalım öyle mi Suçatı?...  Susalım…

          Acaba nereye kadar susabiliriz ya da bu susuşlar bizi nereye götürür hiç düşündün mü Suçatı? “Aman yakınımızdır, komşumuzdur.” deyip sana yapılan tüm haksızlıklara göz yumalım öyle mi? Eğer öyleyse korkarım ki bu muhteşem susma hareketimiz çok geçmeden meyvesini verir ve biz artık dönecek bir “SEN” bulamayız.

          Gel vazgeç Suçatı. Ne sen sus ne de biz susalım. Olması gereken bu değil. Sende yaşayanlar, öyle ya da böyle senden faydalananlar bilmiyorsa taşının toprağının kıymetini, inanma onların sevgisine de özlemine de. Bil ki sevmek “Seviyorum!” demek değildir. Sen hepimize emanetsin. Seni önce korumak sonra daha güzel hale gelmen için çalışmak bizim görevimiz. Bil ki senin insanların birlikte çalıştığında muhteşem işler yapabilirler. Evet arada nankörler var ama kıymet bilenler bir birleşsinler de sen asıl o zaman gör bakalım o nankörlerin sesi çıkıyor mu? Çıkabiliyor mu?

Hani bir laf var :”Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.” diye. Senin durumun da biraz öyle ama bu durum daha fazla devam etmemeli. Kimi yanı başında kimi uzağında yaşayan ama seninle bağını hiç koparmayan insanların olarak İnşallah el birliğiyle seni hak ettiğin yere getireceğiz. Herkes gücü neye yetiyorsa onu yapacak. Hiçbir şey yapamam diyen en azından elindeki çöpü “Nasılsa akar gider.” deyip güzelim sulara atmayacak. Belediye iki gün çöpleri almasa isyan etmeyi, hakkımızı aramayı biliyoruz da nedense yerde gördüğümüz bir plastik şişeyi kaldırıp atmanın da bizim görevimiz olduğu hiç aklımıza gelmiyor. İnsanın insanda hakkı var evet ama “doğa”nın da insanlarda hakkı var. Biz bunu hep atlıyoruz nedense. Tamam resmi kurumlar vazifesini yapacak, “Aman onlar dursun hepsi bizim işimiz.” demiyorum. Sadece şunu söylüyorum. Eğer gerçekten sonuç alınacak bir iş yapılacaksa –bu, bir köy, ilçe ya da bir ülkeyi ilgilendiren bir iş olsun hiç fark etmez- en alt kademeden en üst kademeye kadar herkes, üzerine düşeni hakkıyla yerine getirmeli. Bu da ancak sağlam bir iletişimle olur. Şu an konumuz sensin Suçatı ve senin, iletişim kısmını çok rahatlıkla halledebilecek kapasitede bir sürü insanın var. İnşallah güzel günlerin çok çok yakındır.

          Neyse güzel cennetim!

Yine benim çenem açıldı. Daha fazla uzatıp seni sıkmak istemem. Biz umudumuzu yitirmeyelim. İnşallah her gelişimde beni eskisinden çok daha mavi, çok daha yeşil, çok daha temiz karşılarsın. Ve inşallah senin her seferinde artacak olan güzelliğine benim de katkım olur. Seninle konuşmak her zamanki gibi bana çok iyi geldi. İyi ki varsın. Bunu daha sık yapalım olur mu? Tekrar görüşene kadar kendine iyi bak. Kıymetini bilenlere de iyi bakmayı ihmal etme. Havana, suyuna, taşına, toprağına, ağacına, çiçeğine, dağına, kurduna, kuşuna, “İNSAN” ına bol bol selamlarımı ilet…

 

Ve hoşça kal “Saklı Cennetim!”…    

 

           

                                                                                                    Ayşegül ERGİN

                                                                                  Ankara  // (Temmuz - 2009)

         

 

 

Yazımı okuma zahmetine katlandığınız için teşekkür ederim. Biliyorum ki siz,  Suçatı’ nın kıymet bilen insanlarındansınız.

Gelin, “Neler yapabiliriz?” konusunu artık ciddi ciddi düşünelim, konuşalım. Ortaya çıkacak sonuçları belli bir önem sırasına koyalım ve bunları sadece lafta bırakmayıp somut adımlar atalım. Öyle “Aşağı Suçatı”, “Yukarı Suçatı” ; o mahalle bu mahalle ayrımı yapmadan tüm Suçatı’ mız ve devamında da Gürün’ ümüz için çok güzel şeyler yapabiliriz.

Gelin! Hepimiz bir işin ucundan kıyısından bir şekilde katkıda bulunsak muhteşem işler çıkarabiliriz. Bunca eğitimli insan çıkarmış bu güzel cennet bizleri hep vefamızla hatırlasa sizce de güzel olmaz mı?

Hepinizin bazı konulardan şikayetçi olduğunu biliyorum. Eğer şikayetiniz olan konunun düzelebilmesi, mevcut güzelliklerin tanıtımı ya da “Kasabamız nasıl daha güzel olur?” konularında fikirleriniz varsa lütfen paylaşın. Şimdiden teşekkürler…

Hepinize mutlu, sağlıklı, güzel günler diliyorum…

Saygılar…



 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Ayşegül ERGİN { 27 Temmuz 2009 12:06:32 }
Öncelikle kıymetli yorumlarınız için teşekkür ederim. Mehmet Bey, hakeret etmeyeceğinizi tabi ki biliyorum belirtmenize gerek yoktu. Evet bu site kuruldu kurulalı böyle yazılar ara ara çıkıyor. Memleketimiz için hep birlikte bir şeyler yapalım diyoruz bunda kötü olan ne? Tabi ki desteklemek zorunda değilsiniz saygı duyuyorum ama lütfen bu kadar da olumsuz olmayın. Bugüne kadar çok proje üretildi hiçbirinden doğru dürüst sonuç alınamadı. Çünkü biz bir araya gelemiyoruz. Fikirlerimiz hep küçümseniyor ya da "bir şey yapacaksanız yapın." deniyor. Böyle kestirip atmak biraz acımasızlık değil mi? Tabi ki bir şeyler yapabiliriz, elimizden geldiğince uğraşıyoruz da ama istiyoruz ki el ele verelim de çok daha çabuk ve çok daha güzel olsun her şey ama "yok" diyorsanız da yapacak bir şey yok. Biz-ya da en azından ben- Suçatı için gerçekten güzel bir sonuç alana kadar yazmaya ve çalışmaya devam edeceğiz inşallah.
Ve Mustafa Bey, evet ortada bir sitem var ama bu asla özellikle oradaki insanları hedef alan bir sitem değil. Suçatı ile bir şekilde bağlantılı olan -kendim de dahil- herkese sitemim. Ben sizin gibi düşünmüyorum, düşüncenizi değiştirmek gibi bir niyetim de yok ama şunu söyleyeyim. Herkese bir şeyler söyleyebiliriz. Herkesin memleketine vefa borcu var. Eğer konuşmayı biliyorsak herkese bir şey söyleyebiliriz. Suçlamazsak, iğnelemezsek, insanlarla insan gibi konuşur, doğru iletişimi kurabilirsek eminim herkes ikna olur ve kimseyi kolundan çekmemize gerek kalmaz. Bu güzel yer de çok daha güzel olur. Sizi bilmem ama ben ahkam kesmiyorum. Zaten bu yazıda herhangi bir projeden de bahsetmiyorum. Diyorum ki bu işin ehli insanlar güzel projeler üretsinler biz elimizden geleni yaparız. Hadi kendi adıma konuşayım. Ben, Allah(c.c.) izin verdiği sürece; elimden gelen, gücümün yettiği tüm işleri yapmaya hazırım. İnansanız da inanmasanız da Suçatı'yı "gerçekten" çok seviyorum. Ve son olarak Suçatı'ya her geliş gidişimizden herkesin haberdar olması gerektiğini bilmiyordum. Kusura bakmayın...
Destek olan olmayan herkes sağolsun. İsteyen istediği kadar gülebilir. İnşallah er ya da geç çok güzel işler yapar, çok güzel sonuçlar alırız.
Saygılar...
Mehmet BOYRAZ { 27 Temmuz 2009 09:38:17 }
Bu site Kuruldu kurulalı ne yapabiliriz. Ne edebiliriz. ALLAH aşkına ya icraat yapın ya da susun. icraat olmadan kuru laflar. Lafla peynir gemisi yürümez.
Not: (bu bir eleştiridir. hakaret değildir.)Sevgilerle
Mustafa BOĞA { 27 Temmuz 2009 08:45:39 }
Ben aslında göklerdeki yıldızları bile fethettim,marsda arkadaşlarım var,güneşide yakında söndüreceğim...neyle? Yazılarımla ve insanlara sitemimle..Bu sitem kime hangi insanlara güldürmeyin allah aşkına Ayşegül hanım,biliyorum bu sizin kızgınlığınızdan ve gözümüzün önünde can çekişen güzelliğin yok oluşunu engelleyemediğinizdendir,Ama,hep burdaki insanlara bir serzenişin var gibime geliyor.Allah aşkına burda yaşıyan dört tane ihtiyar mı yapacak,insan gücü taşınmış,yetişen aklı başına gelen okuyan ve aynı zamandada yatırım yapacak insanlar nerde ekmek kazanıyorlarsa oralara gidiyorlar...Onlara bir şey diyemeyiz,yatırım yapacaklarada kollarından tutup getiremeyiz.Bizler sizler hepimiz uzaktan çok güzel ahkamlar keseriz de iş icraata gelince hadi buyrun deyince kimseyi bulamıyoruz.Buna hepimiz de dahiliz..Ve şunuda üstüne vurgulayarak söylüyorum,Böyle yazılarla proje üretenler'in suçatı'ya bile gelip
gitmelerini dşarlardan duyuyoruz.birde bakmışızki gelmişler gitmişler..Hoş gelmişler hoş gitmişler.hani ne derler Bekara karı dövmek çok kolay derler..selamlar
Diğer Sayfalar: 1. 2. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1168 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI